Sevgisi de Çok Büyük Üzütüsü de...

8 haziran günü iki ayı devirdik tedavide. Söylemekten sakınıyorum ama sanırım sona yaklaşıyoruz.

 

 

 

Benim dünyalar güzeli oğlum, pamuk prensim, palto düğmesi burunlum, melek kalplim artık çok hasta. Ben bu yazıyı kaleme alırken yatağında yatıyor. Boynuna bağlı ince borudan usul, usul serum damlıyor. Artık dört patisinde de damar kalmadığı için, kemoterapi tedavisinde olduğu gibi, boynuna port takıldı. Umarım böbrek yetmezliğine şifa olan serum, yine kalbini tetiklemez. Kalbini tetiklemez diyorum zira geçen pazartesi sabaha karşı geçirdiği kalp krizi gerçekten çok sarsıcıydı. Epilepsi nöbeti gibi bir anda titremeye başladı. Yatağımın hemen kenarında yattığı için boynunu kaşıyor sandım önce. (Boynunda port takılı olduğu için kaşımaması gerekiyor). Bir anda yataktan fırladım ki, Crunch bilinci kapalı bir şekilde titriyor. Kalbi yerinden fırlayacak sanki. Baktım çenesi kilitli. Sevdim, okşadım başını, rahatlatmaya çalıştım ama ne mümkün. Sonra aklıma iki aydır her gün kullandığı kalp ilacı geldi. Koştum içeriden getirdim ilacı ama ağızını bir türlü açamadım. Sonra ağzının kenarından, dişlerinin arasından tıkıştırdım ilacı. Hemen veteriner arkadaşım Alp'i aradım panikle sabahın dört buçuğunda. Onunla konuşurken, yavaş yavaş sakinleşmeye başladı. Bilinci yerine geldi. Çok şükür atlattık dedim. Ama iki aydır her gün aynı korkuyu, endişeyi yaşıyorum. Zaten o kalp krizinden sonra, pek de iflah olmadı maalesef. 2 gündür yemek yemeği de kesti. Gerçi vücuttaki üre yüzünden, zaten bir şey yiyemiyordu ama ben resmen ağızına mamaları tepiştiriyordum. Gene tıkmaya devam ettim ama artık kusmaya başladı. İnsanın gözü önünde köpeğinin yavaş yavaş erimesi gerçekten çok yaralayıcı bir durum.

Ailemize katıldığında henüz 2 buçuk aylıktı Crunch. Bir pamuk yumağı gibiydi. 13 yıl boyunca hep çok sevildi. Karşılığında da müthiş bir sevgi, mutluluk verdi. Sadece bize değil. Nice çocuk onunla büyüdü. O kadar melek kalpli ki, bir sürü insan onun sayesinde hayvan sevgisini tattı. Hatta köpek, kedi sahiplendi. Sanırım zamanı doldu artık. İnsan hiç bir zaman vedaya hazırlıklı olamıyor. Ama şunu da biliyorum ki, onlar bizim kadar uzun yaşamıyor. Zaten acı çekmesini de hiç istemiyorum. Çok hasta ama, gözü hala bende. Yattığı yerden sürekli gözleriyle beni takip ediyor. Yanımda en azından kendini güvende hissediyor. Ben de tevekkülle yaklaşıp, hayırlısını diliyorum. Umarım bir mucize olur. Güzel oğlum iyileşir.