Beklentiyi Sınırla Rahat Et

 Büyüklerimizin hep söylediği o meşhur cümle: “ah nerede o eski günler, ah nerede o eski dostluklar?” Bir tek ben miyim bilmiyorum son zamanlarda bu cümleyi, birçok kişiden ve çok sık duyan? En fazla da insan ilişkileri bakımından, geçmiş muhasebesi dillendiriliyor etrafımda.

” Şunu hayatımdan çıkardım, bununla artık görüşmek istemiyorum. O aşağı çekiyor, bu bana kazık attı vs.” Eminim sizler de böyle itiraflar ya duymuşsunuzdur ya da bu tarz düşünceler aklınızdan geçmiştir. İnsanlar yakın çevresinden zarar gördükçe, çemberini daraltıyor. Beklentiler karşılanmayınca birey, daha içine kapanıyor, daha yalnızlaşıyor.

Öyle olaylar duyuyoruz, öyle şeylere tanıklık ediyoruz ki, insanın aklı bir türlü almıyor. Ne zaman insan ilişkileri bu kadar vahşileşti, ne zaman dostlar düşman oldu şaşırıyoruz? Ne güzel dostluklar, ufak bir menfaat çatışmasıyla darmadağın oluveriyor. Güven sarsılınca da, yolun sonuna geliniyor. Ve bu duruma özellikle iş hayatındaki arkadaşlıklarda çok sık rastlanıyor.

Geçenlerde kişisel gelişimle ilgili bir çalışma yaptık bir grup arkadaşla. Çalışmayı yönlendiren dostumuz yere onlarca kart dizdi. Bu kartların üzerinde, insana dair her türlü duygu yazıyordu. Hepimiz birer “ihtiyaç kartı” seçtik. Benim çektiğim kartta “Empati” yazıyordu. Neden bu kartı seçmiştim? Bir süre hiç konuşmadan bu duygu üzerinde durup düşündüm. “Empati”… Son yıllarda o kadar çok kullanır olduk ki bu kelimeyi. İş, sosyal, özel hayatta, hep bir “Empati yapmak lazım” cümlesinin altı çizildi. Hatta siyasette de çok seslendirildi bu kelime. Dilimize bu kadar pelesenk olmuş bir kelimeyi maalesef hayatımızda pek de kullanmayı beceremiyoruz.“Empati” yapmakta hep bir zorluk çekiyoruz nedense? Ben de o hissiyata duyduğum ihtiyaç nedeniyle, bu kartı seçmiştim. Kendini geliştirmeye, iyi bir insan olmaya özen gösterirken, kurallara, kanunlara uyarak, insan, hayvan hakları konusunda duyarlı, doğaya, çevresine saygılı bir birey olma yolunda ilerlerken, aynı duyarlılığı karşısından da bekliyor insan.

Pek çok kez “Şiddetsiz İletişim” çalışmalarına katılan dostum, düşündüklerimi anlattırdı, fakat bir yorumda bulunmadı. Üzerine, birkaç kart daha seçtim. Onlar da “Empati”yle çok yakın kartlardı. Konuştum, konuştum. Grup hiç yorum yapmadı. Sonra kendim buldum cevabı. Her zaman çevremdekilere saygılı olmaya dikkat ettiğim için, aynı saygıyı bekliyordum. Sosyal hayatta gösterdiğim nezaketin aynısını istiyordum. Elbette haklı talepler bunlar ama hayat böyle akmıyor ne yazık ki. Üstelik bu davranış şeklini benimseyen benim. Böyle olmak beni mutlu ediyor. Dolayısıyla Metroda, sokakta, markette bu şekilde davranmayan insanlarla karşılaşınca enseyi karartmamak gerekiyor. Biz gene bildiğimiz yolda saygıyla, nezaketle ilerlemeyi sürdürelim. Ama öyle büyük beklentiler içine girmeyelim. Beklentiyi sınırlayınca, çok mutlu olmamakla beraber en azından rahatlıyor insan.