Şeker ve Tuz Savaşları

Her gün medyadan yansıyan haberler vatandaşın sofrasına karabasan gibi çöküyor. Bir gün şeker, bir gün tuzun zararları hakkındaki haberlerle halk bombardımana tutuluyor.

 “Dozunda, kararında, abartmadan tuz ve şeker kullanın” diyen sayısı çok az. Özellikle tuzun daha doğrusu kaya tuzunun, Himalaya tuzunun olağanüstü, mineral zengini olduğu pompalanıyor. Bol bol tüketin mesajı veriliyor. Bunun bilimsel kanıtının ne olduğunu kimse konuşmuyor. Türk Nefroloji Derneği, kaya tuzunun zararsız ve sağlığa yararlı olduğu iddiasını yalanlıyor. Bunun bilimsel kanıtı olmadığını, kaya tuzunun da yüzde 99’a varan oranda tuz içerdiğini, mineral düzeyinin düşük olduğu uyarısını yapıyor. Uzmanlar İngiltere’de Pakistanlı tuz şirketinin Himalaya tuzunu pazarladığını, birçok tartışma çıktığını hatırlatıyor. Şekere gelince. Gelişmiş ülkeler kendilerine sağlıklı şeker kaynakları bulmaya çalışırken, fakir ülkelerde mısır şurubu tüketimini tetikleyecek bir çok yöntemi devreye sokuyor. İşin boyutu küresel. Örneğin Şeker Fabrikaları’nın özelleştirileceği açıklamasıyla gündeme gelen tartışma halk sağlığının bir kez daha hiçe sayılacağının habercisi. Şeker fabrikaları özelleştirilince piyasanın tamamen mısır şurubuna teslim olacağı ileri sürülüyor. Mısır şurubunun doyma duygusunu ortadan kaldırdığı, aşırı yemek yemeyi teşvik ettiğini bugün hemen herkes biliyor. Türkiye kadar şişmanlığın, diyabetin hızlı arttığı Avrupa ülkesi yok. Sağlık Bakanlığı’nın bu tartışmada somut bir biçimde yerini alması gerekmiyor mu? Ama bilimsel kanıtlar bile olsa, rapor bile hazırlasa Sağlık Bakanlığı bu tartışmada pozisyon alamıyor. Çünkü hükümet kararını vermiş!. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) 14 şeker fabrikasının satış yöntemiyle özelleştirilmesi için ihale açtığını bildirmişti.Resmi Gazete’nin 21 Şubat tarihli sayısında yer alan ilana göre Türkiye Şeker Fabrikası AŞ’ye ait 14 şeker fabrikasından Bor, Çorum, Kırşehir ve Yozgat fabrikalarının ihalesi 3 Nisan’a, Erzincan, Erzurum, Ilgın, Kastamonu ve Turhal fabrikaları için 11 Nisan’a, Afyon, Alpullu, Burdur, Elbistan ve Muş fabrikaları için 18 Nisan’a kadar teklif verilebilecek. Şeker-İş Sendikası, 14 fabrikanın satış yöntemiyle ayrı ayrı özelleştirilmesi kararına karşı Danıştay’da dava açmıştı. Bakalım şeker fabrikalarıyla ilgili tartışma nasıl sonuçlanacak? Şeker ve tuz savaşları bize gösteriyor ki, aslında mucize diye bir gıda yok. Dengeli ve sağlıklı beslenme dışında mucize arayanların düzenli olarak hayal kırıklığı uğrayacağını bir kez daha hatırlatıyoruz!

 

Yorum yapın

Misafir olarak yorum yapın

0
hizmet koşulları.

Yorumlar