Acile acil müdahale

 Sağlık hizmetinde talebin patladığı, arzın buna yetişemediği bir dönemi yaşıyoruz. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin oy almasında ulaşımla birlikte en önemli faktörlerden biri olan sağlık hizmetlerini kullanım sıklığı artıyor. Yıllık hekime başvuru oranı büyük kentlerde 9'u buluyor. Hizmeti kullanım oranı artarken de sağlık personeli yetersizliğine bağlı sorunlar beraberinde geliyor. Sağlık personeline yönelik şiddet bu sorunların en önemlisi.  

 

Vatandaş gündüz muayene olmak için randevu alamıyorsa, ya da fark ödemek istemiyorsa acil servise giderek sorununu çözmeye çalışıyor. Normalde yüzde 5-15 olması gereken acil servis yoğunlukları İstanbul, Ankara, İzmir gibi illerde yüzde 50’lere kadar tırmanıyor.

Sonuç? Sonuçta acil servisler hasta ve hasta yakınlarının en fazla öfkelendiği, hekim ve sağlık personeline en fazla şiddetin uygulandığı yerler haline geliyor. Eli kopan hastayla, grip olan hasta aynı acil serviste aynı ilgiyi bekleyince sorun çıkması da kaçınılmaz hale geliyor. Acil servislerde çalışanlarda birçok psikolojik sorun gözleniyor. Yaşanan fiziksel ve sözlü şiddet olaylarının da ancak yüzde 10’u adli kurumlara yansıyor.

Türkiye’de sağlık hizmetlerinin ne kadar iyi olduğunu iddia edersek edelim, bu iddia acil servislerde aldığımız hizmetler kadar iyi olabiliyor.

Nitekim acil servislerdeki yığılmayı, hastaların beklemesini, sağlık personeline yönelik şiddeti gündeme  taşıyan haberler önemli bir sonuca neden oldu. Sağlık Bakanı Ahmet Demircan, Müsteşar Eyüp Gümüş önemli bir çalışmanın başlatılmasını sağladılar.

60 hastanede acil servislerin yanı başında acil poliklinik uygulaması devreye girdi. Kolu kopan acil hasta ile grip olan hastanın ayrı ayrı yerlerde bakılması için bir adım atıldı. Bu uygulamanın hastanın bekleme süresini ve sağlık personeline yönelik şiddeti azaltması bekleniyor. Bunlar olumlu adımlar ancak hasta aleyhine olan gelişmeler de var maalesef!

Yeni bir düzenleme ile özel hastanelerin acil servisinde 24 saatin ardından ilave ücret alınacak. Parası olmayan yurttaşlar devlet hastanesine sevkini isteyecek. Ayakta yapılan tedaviler için 'ilave ücretleri gösterir belge verme' zorunluluğu da kaldırıldı. Değişiklikle acil durumdaki hastalardan özel hastaneye başvurudan taburcu olması için yapılan işlemlere kadar sunulan tüm sağlık hizmetleri için hiçbir ücret alınmaması düzenlenmesinde değişikliğe gidildi.

Bunlar özel sektörde hasta suistimallerinin artacağının habercisi olan uygulamalar. Özel sağlık sektöründe sık sık gündeme gelen yasal sınırın üzerinde ilave ücret alma alışkanlığı “belge verme zorunluluğunun kalkması nedeniyle” patlama yapacak mı, hep birlikte göreceğiz. Hastaların fazla alınan ücreti kanıtlama olanağı da nasıl olacak bilinmiyor.

Hem hastanın haklarını koruyacak, hem de sağlık çalışanın yaşadığı sözlü, fiziksel, psikolojik şiddeti azaltacak bir yol mutlaka bulunmalı. Geçmişte sık sık yaşandığı gibi fatura hasta ya da sağlık çalışanına çıkarılmamalı. Hastanın ya da sağlık personelinin şikayetlerine kulak verilmeli. 

 

 

Yorum yapın

Misafir olarak yorum yapın

0
hizmet koşulları.

Yorumlar