Gazeteci olmak ya da olmamak!

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nde son günlerde üniversitelerin iletişim fakültelerinden dönem ödevleri nedeniyle çok sayıda öğrenciyle görüşmeler yapıyoruz. Gündem tabii ki gazetecilik, etik ilkeler ve mesleğin geleceği. Öğrenciler kaygıyla, yargılanan, tutuklanan gazetecilerle ilgili sorular da soruyor. İçlerinde çok tutkulu gazetecilik mesleğini seçmiş olmaktan endişe etmeyenler de var. Ama genellikle  “Biz ne olacağız?” kaygısını taşıyan gözlerle sorularını yöneltiyorlar.

 

 “Gazetecilik mesleği bu ülkede başına bir şey gelmeden nasıl yapılabilir?” sorusuna şu anda çok somut yanıt veremesek de “Gazetecilik nasıl yapılmalı?” sorusuna verecek yanıtımız çok. Öncelikle iyi bir eğitim alınması, okurken imkan bulunabilirse mutlaka staj yapılması gerekli. Ayrıca geleceğin basınında yer alabilmek için gazetecilerin dil bilmesi, çok iyi haber yazabilmesi, yazdığı haberi radyo için, televizyon için, internet için dizayn edebilecek programlara hakim olabilmesi önemli. Tabii bugünden etkisini göstermeye başlayan robot gazetecilik programlarıyla baş edebilmesi için de mutlaka bir alanda uzmanlaşması gerekiyor.  Robot gazetecilerin sayısı artsa da içerik her zaman önemini koruyacak. Tüm bunları da Türkiye Gazetecilik Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ne uygun yapabilmesi olmazsa olmaz.

Bunların yanı sıra çok iyi soru sorması, soru sormaktan hiç çekinmemesi, haber kaynağı ile eşit koşullarda işini yapmaya özen göstermesi, haberini en az iki olmak üzere farklı kaynaklardan doğrulaması, yaptığı her habere kanıt oluşturması iyi bir gazeteci olmayı sağlayacak nitelikler arasında.

Gazetecilik yaparken güce yaslanmaması, tetikçilik yapmaması, meslektaşlarını hedef göstermemesi, barış dilini kullanması, nefret söyleminden kaçınması da mesleki dayanışma açısından büyük önem taşıyor.

Gençlerle deneyimlerimizi, önerilerimizi paylaşırken bir yanda da gazeteci davalarıyla ilgili bilgiler veriyoruz. Kasım ayında yine gazeteci davaları nedeniyle Çağlayan Adliyesi’ndeyiz. Çağlayan’daki adliye, tomalar, çelik yelekli polislerle donatılmış durumda. Havanın soğukluğu, rüzgarın sertliği ülkenin içinde bulunduğu korku iklimiyle son derece uyumlu.

Hava ne kadar ağır olursa olsun her yaştan gazeteci meslektaşımızla Çağlayan’daki davalara giderek  destek vermeyi sürdürüyoruz. Meslektaşlarımız “gazeteciliğin suç olmadığını” anlatmaya çalışıyor. Hakimler de bunu çok iyi biliyor olmasına rağmen, meslektaşlarımızın tutukluluğu sürüp gidiyor. Bu ülkede demokrasinin yeşermesi için gerekli olan oksijen de hepimiz için tükeniyor! 

 

Yorum yapın

Misafir olarak yorum yapın

0
hizmet koşulları.

Yorumlar