Kuzuyu Korumak!

Kamu yararı, sorumluluk, etik gibi kavramlar gazetecilik mesleğinin niye yapıldığının tarifinde çok önemli rol oynuyor. Dün ajanslara bir haber düştü. Eminim ki okuyan herkesin yüzünü ve kalbini gülümsetti.

 

 

Habere göre Erzincan'da Başpınar Köyü mezrasında sürü sahibinin yaylada doğan kuzuyu fark edemediğini gören kangal köpeği, savunmasız kuzunun başında sabaha kadar nöbet tutmuştu. Sabah da çobana haber vermiş, kuzu annesine başına bir şey gelmeden teslim edilmişti!

Doğanın kendi kurgusu içinde aslında her şey olması gerektiği gibi gerçekleşiyor. Bize düşen, doğaya zarar vermeden örnek almak değil mi? Yaylada doğan bir kuzunun sabaha kadar yanında kalarak kurtlara kaptırmayan kangal köpeğinin sorumluluğunu bütün topluma hakim kılmamız gerekiyor.

Gazeteciler için son yıllarda dördüncü kuvvetin yanı sıra bekçi köpekliği kavramı da kullanılıyor. Ne demek bekçi köpekliği? Kuvvetler ayrılığı ilkesine göre yasama, yürütme ve yargı birbirinden bağımsız güçlerdir ve medya dördüncü kuvvet olarak bu sistemde yerini alıyor. Medyanın temel misyonu ise devleti denetleyen bir kamu gözcüsü olmak. Bekçi köpekliği, siyasi, iktisadi tüm iktidarların kötü uygulamalarını açığa çıkarmak olarak tarif ediliyor.

Günümüze gelince; iktidara yaslanarak, güçten beslenerek gazetecilik yaptığını sanmak elbette bir tercih!

Ama medyayı oluşturan tüm kurumların siyasal ya da ekonomik olarak yaptığı tercihlerin her zaman vatandaştan yana olması mümkün değil.

Gazetecilik işte bu yüzden çok önemli bir meslek. Eğer gücün ve güçlünün yanında kalarak bu iş yapılmaya çalışılırsa gerçeğe ulaşılması, toplumsal barış ve adaletin gerçekleşmesi mümkün olmuyor.

Gücün ve güçlünün yanında bir gazetecilik yerine, güçten ve güçlüden zarar görenlerin ve gerçeğin yanında yer alan bir duruşa çok ihtiyaç var.

Demokrasinin gereği olan, basının yasama, yürütme ve yargı erklerini denetleme görevini yerine getirmesi için dürüst, cesur ve gerçekçi bir yaklaşımla mesleğin sürdürülmesi gerekiyor. Bunun için de vatandaştan yana, yani ezilenden yana olmak şart.

Demokrasinin sağlıklı ve toplumun özgür olması yolunda çok önemli bir misyon üstlenen vatandaş gazeteciliği toplumun haber alma ve ifade özgürlüğüne odaklanmış gazetecilik anlamına geliyor. Bunu yapabilmek için tabii ki iktidarın da gazetecilere eleştiri alanı tanıması gerekiyor. Aksi halde günümüzdeki gibi her eleştirisel haber için rahatlıkla gözaltı ve tutuklama kararı çıkabiliyor. Adliyeler ve cezaevleri gazetecilerin ikinci adresine dönüşüyor.

Sonuç; kangal köpeğinin yayladaki kuzuyu koruma sorumluluğu gibi bizim de halkın haber alma ve gerçekleri öğrenme hakkı için bekçi köpekliği yapmamıza duyulan ihtiyacın her zamankinden çok daha fazla olduğunu unutmamamız gerekiyor.

 

Yorum yapın

Misafir olarak yorum yapın

0
hizmet koşulları.

Yorumlar