Denizin büyüsü

Çağımızın en önemli rahatsızlığı stres!
 

 

Uzmanların açıklaması ise şöyle:

“Stresin en önemli ilacı, rüzgâr, kuş ve dalga sesi dinlemektir. Bu sesler, insanın hayati organlarının da ömrünü uzatırlar.”

Denizi çok seviyorum. Sık sık sahile gittiğim gibi, en çok dinlediğim CD’ler arasında dünyanın büyük okyanuslarından kaydedilen dalga sesleri geliyor. Müthiş dinlendirici!

Deniz ile ilgili dizeleri çok severim.

Sabahattin Kudret Aksal, “Denizle başladım işe, ilk önce denizden”, Oktay Rıfat ise “Uyu, denize benze”, bir başka dizelerinde ise “Denizin çarşısında yeşil zeytin/Balıklar geldi düdük çala çala” der.

Can Yücel ise şöyle betimler, denizi:

“Sırsıklam bir gökyüzü çıktı ağlardan/Masmavi bütün balıkçılar”

Cumhuriyet dönemi şairi Orhan Veli Kanık da, ne kadar güzel dile getirir, denizin büyüsünü, “Deniz Kızı” isimli dizelerinde şöyle dile getirir:

“Denizden yeni mi çıkmıştı neydi/Saçları, dudakları/Deniz koktu, sabaha kadar/Yükselip alçalan göğsü, deniz gibiydi/Yoksuldu, biliyorum/-Ama boyuna da yoksulluktan söz edilmez ya-/Kulağımın dibinde, yavaş yavaş,/Aşk türküleri söyledi/Neler görmüş, neler öğrenmişti, kim bilir?/Denizle boğaz boğaza geçen hayatında!/Ağ yamamak, ağ yamamak, ağ toplamak,/Olta yapmak, yem çıkarmak, kayık temizlemek/Dikenli balıkları hatırlatmak için/Elleri, ellerime değdi/O gece gördüm, onun gözlerinde gördüm,/Gün, ne güzel doğarmış meğer açık denizde!/Onun saçları öğretti bana dalgayı,/Çalkandım durdum rüyalar içinde”

Cemal Süreya da, “Cigarayı Attım Denize” isimli dizelerinin son kıtasında şöyle der:

“Biz eskiden de en aşağı böyleydik senlen/Bir bulut geçiyorsa onu görürdük/Bir minarenin keyfine diyecek yoksa onu/Bir adam boyuna yoksulluk ediyorsa onu/Ne zaman hürlüğün, barışın, sevginin aşkına/Bir cigara atmışsak denize/Sabaha kadar yandı durdu”

Ya, deniz üzerinde Ay’a ne dersiniz? Nasıl da romantizm çağrıştırır.

İşte Halit Fahri Ozansoy’un “Denizde Ay” isimli dizeleri:

“İndi, solgun ve ılık/Ay ışığı, denize/Bal rengi bir tatlılık/Çöktü gözlerinize/Baktınız, uzun uzun/Bu sulara baktınız/Sulara ruhunuzun/Tadını bıraktınız!/Bu tatla aydınlanan, denizlere aktınız!”

Enis Behiç Koryürek de, “Gemiciler”i anlatır, bir şiirinde. Dalgalar, fırtınalar arasında boğuşarak mutlu olan gemicilerin anlatıldığı uzun şiirin bir bölümünde, “Gölge veren ağaçları/Sevmiyoruz biz artık/Sevgilimiz/Ey deniz! İşte biz/Nihayetsiz/Mavilikler yolcusu” der.

En çok sevdiğim deniz şiiri derseniz, hiç kuşkusuz ki, Orhan Veli Kanık’ın “Hürriyete Doğru” dizeleridir.

“Gün doğmadan,/Daha deniz bembeyazken çıkacaksın yola/Kürekleri tutmanın şehveti avuçlarında/İçinde bir iş görmenin saadeti,/Gideceksin/Gideceksin ırıpların çalkantısında/Balıklar çıkacak yoluna, karşıcı/Sevineceksin/Ağları slkeledikçe/Deniz gelecek eline pul pul/Ruhları sustuğu vakit martıların,/Kayalıklardaki mezarlıklarında/Birden,/Bir kıyamettir kopacak ufuklarda/Deniz kızları mı dersin, kuşlar mı dersin/Bayramlar, seyranlar mı dersin, şenlikler, cümbüşler mi?/Gelin alayları, teller, duvaklar, donanmalar mı?/Heeeey!/Ne duruyorsun be, at kendini denize,/Geride bekleyenin varmış, aldırma/Görmüyor musun, her yerde hürriyet,/Yelken ol, kürek ol, dümen ol, balık ol, su ol/Git, gidebildiğin yere”

 

Yorum yapın

Misafir olarak yorum yapın

0
hizmet koşulları.

Yorumlar