Banu Avar ve TGC

Gazeteci-Yazar Banu Avar, "8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü" etkinlikleri kapsamında, Bandırma Belediyesi'nin davetlisi olarak geldiği söyleşi ve imza gününde kürsüde. Panelin konusu, "Dünya Düzeni ve Kadın"

 

Kendisinin "antifeminist" olduğunu vurgulayan Avar, çok dağınık ve daldan dala konuşması sırasında konuyu bir anda Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'ne(TGC) getiriyor, nedense. Cemiyetin kadın komisyonunun destek verdiği feminist gece yürüyüşünden söz ederek, cemiyeti eleştiriyor. "Bu konuyu yazdım, bana kızdılar, umurumda değil" diyor.

Elbette ki her kurum eleştirilebilir ama yerinde ve zamanında. Eleştirilen bir kurumun, o etkinlikten sorumlu yetkililerinin bulunmadığı, yani kendilerini savunma veya ifade etme hakkı olmadığı bir toplantıda, hiç de gerek yokken, her görüşten 5 bine yakın üyeye sahip ülkemizin en büyük meslek kuruluşu Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'ne yüklenmek en azından haksızlıktır. Hele hele kadına şiddetin her geçen gün arttığı bir ortamda, kadınlar için sembolik bir günde, çok büyük bir kalabalıkla gerçekleşen bir masum kadın gece yürüyüşünün faturasını Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'ne çıkarmak anlamsızdır.

Banu Avar, Bandırma'daki konuşmasında, ülkemizin içeride ve dışarıda bulunduğu durumdan kurtulması için kendine göre reçeteyi, "partiler üstü güç platformları oluşturmalıyız" diye yazdı. Keşke, biraz da, gazetecilerin mesleki örgütlenmesinin önemini düşünerek Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'ne hedef almasaydı!

Gazeteci-Yazar Banu Avar'ı, Bandırma'da bir ay içinde iki kez dinledim. Biri, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi öğrencileriyle, diğeri ise 8 Mart'ta, halka açık söyleşisinde.

Düşüncemi sorarsanız, daldan dala, dağınık ve etkisizdi.

 

 

Yorum yapın

Misafir olarak yorum yapın

0
hizmet koşulları.

Yorumlar