Domuz avı!

Erdek’in düşman işgalinden kurtuluşunun 95. yıldönümü törenini izliyorum. Ulusal bayramların ortadan kaldırılmak istendiği bir dönemde, genelde coşkulu bir şekilde kutlanıyor,
 

 

 bayram. Belediye Başkanı Mimar Hüseyin Sarı, günün anlam ve önemini dile getiren konuşmasında da oldukça başarılı. İyi hazırlandığı belli olan konuşmasında birçok önemli konunun yanı sıra “İki Mustafa” olarak ele aldığı Mustafa Kemal Atatürk ve Peygamberimiz Mustafa’nın asla birbirinden ayrılamayacağının altını özellikle çiziyor.

Ancak, Erdekli avcılar(!), yine her yılki vahşet görüntüsünü, bu yıl da sergilemekten vazgeçmiyorlar. Bir kamyonete yüklenmiş, vurulmuş kanlar içindeki domuzlar, bir kamyonetin üstünde sergileniyor. Önlerinden, çocuklar korku içinde gelip geçiyorlar.

Anlamadığım bir olay şu: Erdek’in kurtuluşu ile öldürülen domuzları sergilemenin ne ilgisi var? Hayvanları öldürerek, kanlar içinde herkese göstererek övünmenin ismi “avcılık(!)” olabilir mi?

Avı, spor kabul etmediğimi, savunmasız hayvanlara uzatılan her namluya karşı olduğumu her fırsatta vurguluyorum.

Bu arada bir noktaya daha dikkat çekmek istiyorum.

Eski yıllarda avcılar(!), vurdukları hayvanları, bayramların geçit törenlerinde, kamyonetlerin üstünde, protokol ve vatandaşların önünden geçirirlerdi. Sonra bu olay haklı olarak yasaklandı. Ancak Erdek avcıları(!), bu yerinde yasağı delerek, öldürdükleri hayvanları geçit töreninden geçirmeseler bile cadde ve sokaklarda sergileyerek sürdürüyorlar. Böylece de, binlerce insanın bu vahşeti görmelerine yol açıyorlar.

Üstüne üstlük, bayramın ardından avcılar derneğinde bir de, “en büyük domuzu vuran avcılar” ödül töreni düzenleyip ödüller dağıtılıyor, iyi mi?

Yetkilileri uyarıyorum. Vatandaşlar, çocuklar, önümüzdeki bayramdan itibaren bu vahşet görüntüsüyle karşılaşmak istemiyorlar.

Ülkemizde turizmin ilk yeşerdiği yöre olan çağdaş kent Erdek, artık kanlar içinde domuz görüntüsüyle gündeme gelmemeli.

foto: domuz

 

Yorum yapın

Misafir olarak yorum yapın

0
hizmet koşulları.

Yorumlar