Polonya’da yargı reformu

Geçen haftanın sonunda Polonya parlamentosunun her iki kanadı da ülkenin en yüksek yargı organı olan Yüksek Mahkemenin Adalet Bakanı tarafından atananlar dışındaki tüm yargıçlarını emekliye sevkedilmesini öngören yasayı kabul etti.

 

 

Polonya’da iktidarda olan Hukuk ve Adalet Partisi (HAP), ya da Lehçe kısaltılmış biçimiyle PİS, ülkenin güçlü adamı Başbakan Jaroslaw Kaczynski’nin “jüritokrasi” olarak nitelediği yargı sistemini değiştirmek için bir süre önce harekete geçmişti.

Değiştirilmek istenen sistemde Türkiye’deki 1980 öncesi Hakimler Yüksek Kurulu’na benzer bir kurulun üyelerinden oluşan kıdemli yargıçlar Yüksek Mahkeme üyelerini seçiyorlardı.

İktidar partisinin oylarıyla kabul edilen yeni sistemde Yüksek Mahkeme yargıçları parlamentoda basit çoğunlukla seçilecekler. Adayların bir bölümü ise cumhurbaşkanınca belirlenecek. Bir başka deyişle Yüksek Mahkeme’nin üyelerini parlamentoda çoğunluğa sahip PİS atayacak.

Polonya’da Yüksek Mahkeme Yargıtay (temyiz) işlevi yanında Yüksek Seçim Kurulu görevi de yapmakta.

Geçen hafta parlamentodaki oylamadan sonra Polonya ana muhalefet partisinin lideri Grzegorz Schetyna, “Bugün bağımsız yargının ölüm günüdür,” diye bir açıklama yaptı. Ülkenin siyaset yorumcularından Stanislaw Mocek ise, “yargının siyasi iktidara bağımlı kılınması demokratik olmayan bir sisteme doğru atılmış adımdır,” dedi.

Bilindiği gibi Polonya Avrupa Birliği üyesi. Dolayısıyla, AB yapılan değişikliğe sert tepki gösterdi. AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Frans Timmermans, bu hafta Polonya’nın aldığı bu anti-demokratik kararı tartışacaklarını ve belki de sözleşmenin 7. maddesini işleteceklerini söyledi. Madde 7, AB üyelerinin Kopenhag kriterlerine uymadıkları durumda oy haklarının askıya alınmasını öngörüyor.

Fakat bu noktada “bozacının şahidi şıracı” misali Kaczynski’nin imdadına Macaristan’ın otokratik lideri Victor Orban yetişiyor. Madde 7 uygulamasının tüm üyelerin oy birliğiyle kararlaştırılması gerektiğini bilen Orban, “Ben desteklemem!” deyip kesip attı.

İsim vermeden medyaya konuşan AB bürokratları ise Polonya’ya verilecek fonlarda, “yargı reformu” nedeniyle herhangi bir kesinti beklemediklerini ifade ettiler.

Bu arada Varşova ve diğer Polonya kentlerinde kitlesel protesto gösterileri ısrarla sürüyor. CNN’nin bildirdiğine göre 100’den çok Polonya kentinde milyonlarca gösterici Cumhurbaşkanı Andrzej Duda’nın yasayı veto etmesini talep ediyorlar. Ancak Duda, Kaczynski’nin has adamı ve başbakana karşı gelmesi çok güçsüz bir olasılık.

Kaczynski ise uzlaşmaz ve hırçın tavrını sürdürüyor. Muhalif milletvekillerinden birisi, başbakanın 2010 yılında uçak kazasında cumhurbaşkanıyken ölen ikiz kardeşi Lech Kaczynski’nin bile bu yasaya karşı çıkacağını söylemesi üzerine fena halde öfkelenerek kürsüye fırlayıp şöyle haykırmış basındaki haberlere göre:

 

“Hıyanet dolu suratlarınıza ölmüş kardeşimin adını maske yapmayın. Onu mahvediyordunuz, onu siz öldürdünüz, hepiniz pisliksiniz!”

Bitirirken, Polonya’da bu olup bitenlerin başka yerlerdeki olaylarla benzerliğinin yalnızca rastlantısal olduğunu belirteyim.