Bu Peru ilginç bir ülke vesselâm!

Şimdi bu Peru nereden çıktı diyeceksiniz. Malûm-u âliniz, Latin Amerika’nın Pasifik Okyanusu kıyılarında, 30 milyon nüfuslu bir ülke. Turistik açıdan hayli de zengin sayılır. İnka uygarlığının ünlü Macchu Picchu tapınağı burada, sonra Amazon ormanları ve ırmağı Peru sınırları içinden yayılıyor Güney Amerika kıtasına.

 

 

Ama konumuz Peru siyaseti ile ilgili. Peru’nun 1990 ile 2000 yılları arasında devlet başkanlığını görevini deruhte etmiş, Japon asıllı siyasetçisi Alberto Fujimori 2007 yılından beri hapiste. Yolsuzluk, para sızdırmak, insan hakları ihlâlleri dolayısıyla çarptırıldığı 25 yıllık hapis cezasını çekmekle meşgul. Fujimori başkent Lima’daki bir hapishanede tutuluyor. Eh! Ne var bunda, diyebilirsiniz. Demek ki, Peru’da hangi makamda olursa olsun insanların işlediği suçlar cezasız kalmıyor.

Fakat işin garip yanı, bu kez 2011 ile 2016 tarihleri arasında Peru devlet başkanı olan Ollanta Humana da tutuklanarak Fujimori’nin bulunduğu hapishaneye atıldı. Humana’nın eşi, yani eski First Lady Nadine Heredia da Chorillos kadınlar cezaevine konuldu. Eski başkan ve karısı başta Brezilya inşaat şirketi Odebrecht’ten 3 milyon dolar rüşvet almak ve diğer başka yolsuzluklarla suçlanıyorlar. Şimdilik tutuklu olan çiftin ne zaman mahkemeye çıkarılacağı haberlerde yer almıyor.

Humana’nın 2000 yılında Fujimori’yi deviren askeri darbede önemli bir rol oynadığı biliniyor. 2011 yılında ise Fujimori’nin kızı Keiko ile başkanlık seçimlerinde aday olup rakibini yendiği kaydediliyor.

Fujimori’nin ölüm mangaları kurarak solcuları öldürttüğü ayrıca askeri fonlardaki parayı kendisiyle yandaş tabloid gazetelerin finansmanında kullandığı suçlamalarından da 2010 yılında ayrıca sekiz yıllık bir cezaya daha çarptırıldığı biliniyor.

Alan Garcia da ilkin 1985 sonra da 2006 ile 2011 yılları arasında Peru devlet başkanı olarak görev yapan politikacılardan. İki kez cumhurbaşkanı olan Alan Garcia’nın da kendisini başsavcının soruşturmasından kurtaramadığı anlaşılıyor.

Başsavcılık Garcia hakkında iki ayrı soruşturma açıyor. Bunlardan birisi başkent Lima’nın en lüks semtlerinden birisinde aldığı ev ile ilgili “Parayı nereden buldun?” soruşturması. Garcia verdiği konferanslar, yazdığı kitaplar ve üniversitede yürüttüğü eğitim programından kazandığı paralarla evi aldığını söyleyerek kendisini savunuyor.

İkinci soruşturma ise parlamentodan geçirilen para karşılığı af ile ilgili. Parayı veren uyuşturucu kaçakçılarından binlercesinin bu yasa sayesinde hapisten çıktığı ileri sürülüyor.

Garcia bu suçlamalar karşısında hapise girmiyor ama 2016’da üçüncü kez cumhurbaşkanlığına seçilme şansını da yitiriyor.

2016 yılından beri Peru devlet başkanı Pedro Pablo Kuczynski. Adından da anlaşılacağı üzere Polonya asıllı. 78 yaşında eski bir Wall Street bankeri olan Kuczynski’nin henüz bir sabıkası gün yüzüne çıkmadı. Ancak kendisinin sıkı bir ABD yanlısı olduğu biliniyor. Washington’da yaptığı bir konuşmada Venezuela’nın solcu yönetiminin Latin Amerika için büyük bir sorun olduğunu söyleyince Venezuela Dışişleri Bakanı Delcy Rodriguez kendisine “korkak bir terbiyeli köpek” diye “itifatta” bulunmuştu.

Peru devlet başkanlarının akıbetine bakılırsa, Pedro başsavcıya fazla güvenmese iyi olur.