G20: Bu kadar şiddete ve paraya değer miydi?

 Zengin ve gelişmiş sanayiye sahip olduğu ileri sürülen 20 ülkenin devlet ve hükümet başkanlarının Hamburg’da yaptıkları zirve toplantısı sona erdi. Toplantı süresince bazı kaynaklara göre 50 bin bazılarına göre de daha fazla gösterici Hamburg sokaklarında protesto gösterileri yaptılar, polisle çatıştılar. Protestocular zirveye katılan liderleri dünyamızdaki açlık, işsizlik, savaş, sömürü ve insanlığın çektiği diğer acıların sorumlusu olarak suçlamaktaydılar.

 

 

 

Göstericilerden birisi şunları söylüyordu: “İlle de toplantı yapacaklarsa Birleşmiş Milletler binasında toplansınlar. Her seferinde başka bir dünya kentine gelmesinler. Hamburg’a da bir daha ayak basmasınlar.”

İki gün sonunda 270 kadar gösterici gözaltına alınmış, 200’den fazla da polis yaralanmıştı. Resmi kayıtlarda yaralanan göstericilerin sayısından söz edilmiyordu.

Pekiyi, dünyaya hükmeden bu liderler ikili görüşmeler de zirve toplantılarında insanlık için yararlı olabilecek ne kararlar almışlardı? Haber kaynaklarının bildirdiklerine bakılırsa dişe dokunur hiçbir sonuç yok. Buna karşın anlaşmazlıklar, tartışmalar hayli çok. ABD Başkanı Trump’ın Paris İklim Antlaşmasını uygulamayacağını ilân etmesinden sonra, Batılı gazeteler “G1, G19’a karşı” diye başlıklar attılar. Aslında G19’dan Türkiye’yi de düşüp G18 demek gerek. Ankara antlaşmayı imzalamasına karşın TBMM’den geçirmedi ve uygulamaya sokmadı. Bunu yapmak için iklim fonlarından alınacak parayı bekliyor.

Öte yandan Türkiye ile Almanya arasındaki anlaşmazlıkların “derin” olduğu bizzat Şansölye Angela Merkel tarafından dile getirildi.

 

Olumlu denilebilecek tek sonuç Trump ile Putin’in ikili görüşmesinden çıkan Suriye ile ilgili ateş kes kararıydı. Trump’ın Çin ve Japonya liderleriyle yaptığı görüşmelerde ise Kuzey Kore’nin balistik füze denemelerinin ele alındığı bildiriliyor. Trump, Çin ve Japonya liderlerine “bu konuda bir şeyler yapmak gerektiğini” söylemiş ama bu “bir şeylerin” ne olduğunu açıklamamış kaynakların bildirdiğine göre.

 

Yalnızca baba Trump değil, kızı İvanka da Hamburg’da diplomatik bir skandala imza atıp, eleştiri oklarından payına düşeni aldı.

Hafta sonundaki oturumlardan birisinde, Dünya Bankası direktörü Jim Yong Kim konuşma yaparken, baba Trump’ın, Recep Tayyip Erdoğan, Angela Merkel, Vladimir Putin, Çin lideri Zi Jinping ve İngiltere Başbakanı Theresa May ile birlikte oturduğu yuvarlak masadan kalkıp dışarı çıkması üzerine, İvanka arka sıralardan gelip liderlerin masasına yerleşince, doğal olarak flaşlar patladı.

 

İvanka’nın ekibinden bir danışmanın, Dünya Bankası direktörünün Başkan Trump’ın kızının ilgilendiği bir konu üzerine konuştuğu için İvanka’nın babasının yerini aldığını söylemesine karşın olay hayli sert eleştirilere yol açtı.

Hillary Clinton’un seçim kampanyası danışmanlarından gazeteci Zerlina Maxwell, “Bu son derece uygunsuz bir hareket. İvanka Trump’ın geçmişinde ne tür nitelik ve deneyimleri var ki Theresa May ve Vladimir Putin gibi dünya liderleriyle aynı masada yer almasını sağlasın?” diye sordu.

Kongre üyesi Maxine Waters ise İvanka’nın masada birlikte oturduğu liderlerle aynı düzeyde olmadığını ileri sürerek, “O bu konulardan hiçbir şey anlamaz,” diye noktayı koydu.

Yani bu kadar polis, bu kadar gaz, bu kadar cop ve bu kadar paraya (gazeteci Erk Acarer’in Hamburg’dan bildirdiğine göre 700 milyon ilâ 1 milyar avro) değdi mi bu G20 zirvesi diye sormak gerekir.