Ege’nin iki yakası milliyetçilik yarışında

Bundan üç, dört yıl önce Boğaziçi Üniversitesi’nde Bizans Sanatı ve Arkeolojisi dersi veren Dr. Anestis Vasilakeris Aya Sofya Müzesi önünde Yunan Devlet Televizyonu ERT’e verdiği bir söyleşide, “Aya Sofya artık ne kilise ne de camidir.

 

O insanlığa geçmişten kalan kültür miraslarından birisidir. Böyle korunması gerekmektedir,” diyordu. Hocanın bu sözleri Yunanistan’da özellikle kilise ve milliyetçi çevreler tarafından çok sert tepkiyle karşılanmıştı. Nasıl karşılanmasın ki, o çevreler internet sitelerinde Aya Sofya’nın minareleri silinmiş, fotoşop ile kubbesine haç takılmış fotoğrafları yayımlayıp, bir gün bu kültür mirasının yeniden kiliseye dönüştürüleceği umudunu yayıyorlardı.
Elbette Vasilakeris’in bu söyleşisi bizim buradaki kanallardan birisinde gösterilseydi, hemen hemen aynı şiddette bir tepkiyle karşılaşacak, Yunanlı oluşundan başlanıp yedi ceddi hedefe oturtulacaktı malûm çevreler tarafından. Neyse ki, Anestidis Hoca iki yıl önce Türkiye’den ayrıldı.
Yunan milliyetçi söyleminde bırakın Aya Sofya’yı İstanbul’un bile geri alınması ciddi ciddi anlatılan efsanelerden. Bunlar bilinen şeyler. Ama son aylarda galiba Türkiye’de de bazı çevreler Yunanlılarla yarışa çıkmış izlenimini veriyorlar insana. Şu 18 ada meselesi öylesine dallanıp budaklandı ki, ODA TV’de Pazar günü yapılan bir söyleşide Yunanistan’ın Girit adasının dörtte üçünün aslında Türkiye Cumhuriyeti’ne ait olduğu iddia edildi.
İddia 2009-2010 yıllarında Milli Savunma Bakanlığı genel sekreterliği yapan emekli albay Ümit Yalım’a ait. Zaten Yalım 2004 yılından bu yana Ege adaları meselesini gündeme getirmeye çalışıyor, iddiaları için milliyetçi çevrelerde destek arıyordu. Yunanlıların işgal ettikleri ada sayısı zaman içinde 18’e kadar çıktı. Buna Pazar günü ilave edilen Girit’in dörtte üçü dahil değil!

Yalım, Genelkurmay’da Silahlı Kuvvetler Komuta ve Harekat Merkezi amiri olarak görev yaptığı 2008 yılında bir Yunan helikopterinin Türk hava sahasını ihlal etmesi üzerine Genelkurmay Karargâhında 2009 yılının başında yapılan toplantıda adaların boşaltılmasını talep ettik. Toplantıda adaların AKP hükümetinin bilgisi dahilinde işgal edildiği ortaya çıktı,” diyor. Yani adalar Yunanistan’a terkedilmiş!
Söyleşide Yalım adaların Türkiye’ye teslim edilmesi için ısrarlı. Şöyle diyor: “Bizim siyasetçiler vatan topraklarına sahip çıkmalıdır. Yunanistan ile barış köprüsünün yeniden kurulması için işgal edilen 18 Türk Adası ve 1 Türk Kayalığı Türkiye’ye teslim edilmelidir. Ancak AKP iktidarda olduğu müddetçe böyle bir şeyi beklemek hayaldir. Çünkü bu adalar zaten Yunanistan’a alenen teslim edilmiş. Adalarımızı geri almak için iktidarda milli bir hükümetin olması gerekir.”
Ayrıca bu adalarda Yunan hükümetinin vergi toplandığını da belirterek bunun Türkiye’nin hakkı olduğunu ima ediyor. İyi ama vergiyi verenler Yunanlı değil mi?
Milliyetçilik kervanına sonunda ana muhalefet partisi CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu da katıldı. Yunanistan’da koalisyonun küçük ortağı sağcı Bağımsız Yunanlılar (ANEL) partisinin Savunma Bakanı da olan başkanı Kammenos’un adalar için “Gelin de alın,” söylemine, muhtemelen milliyetçilikte ondan geri kalmamak ve AKP’ye karşı puan kazanmak için 2019’da seçimleri kazandıktan sonra “gelip tümünü alacağını” söyleyerek yanıt verdi Kemal Bey.
Alacağız da, sonra ne yapacağız, orası meçhul. İkinci bir mübadele mi? Adaların Yunanlı halkını Batı Trakyalı Türkler ile mi değiş tokuş yapacağız?
Bu adalarda yaşayan Türk asıllı Yunanistan vatandaşı var mı bilmiyorum. Söz konusu 18 adanın bir kısmında Yunanlı insanlar yaşıyorlar geri kalanları ise metruk. Girit’ten hiç söz etmiyorum.
Ha, söyleşide bir de Girit haritası var, dörtte üçünün üzerine Türk bayrağı işlenmiş. Aya Sofya’nın kubbesine fotoşopla konulan haçtan farkı yok.
Vel hasılı şu milliyetçilik Ege’nin iki yakasında da başımıza dert.