Uluslararası kültür politikamız

Ulusal kültür politikası denince her ülkenin kendine özgü bir kültürel çizgisi olduğu akla gelir. Bu çizgi bir anda oluşmaz. O topraklarda yaşamış olan geçmiş medeniyetlerin izlerini, birikimlerini de bünyesinde barındırır. Üzerinde bilinen tarihin çok öncelerinden başlayarak birçok medeniyeti barındırmış olan Anadolu toprakları kültür ve sanat açısından bir elmas madeni gibidir. Katman katman derine inildikçe sadece kültüre değil insanlık tarihine de ışık tutabilecek bilgilere rastlanır.

 

Büyük göçte Anadolu’ya gelmiş ve buradan dünyaya dağılmış olan bazı insan toplulukları kendi kültürlerini bu topraklara hediye ederken buralardan aldıkları etkileri de dünyaya taşımışlardır. Sonuç olarak Anadolu’da çok geniş tabanlı bir kültürel potansiyel vardır. Birçok farklı köken kültürünün nüvesini taşıyan bu oluşum Türk insanının yaratıcılığı ile birleşince ortaya çok değerli ürünler çıkmaktadır.

ULUSAL KÜLTÜR-SANAT VE KÜRESELLEŞME

Ulusal kültür politikalarının karşısındaki en önemli sorun, küreselleşmeyle uzlaşma biçimidir. Yerel çizgi veya kimlik sınırlar ötesine seslenebilmek için uluslararası normlarla özü bozulmadan ele alınabilmelidir. Bu konuda yurdun çeşitli bölgelerindeki yerel yönetimlere çok iş düşmektedir. Bölgesel kimliğin uygun biçimde koordine edilerek değerli mirasların kaybolmadan gelecek kuşaklara ve dünyaya aktarılabilmesi ancak devletin yanı sıra yerel yönetimler ve sivil girişimcilik yardımıyla olabilmektedir. Küreselleşme özellikle yerel kültürün gelişmesi için yeni bir fırsattır.

YEREL YÖNETİMLER VE KÜLTÜR MİRASLARI

Kentleri daha iyi tanımak ve yerel kültür politikaları geliştirme yönünde atılacak adımlara zemin oluşturmak amacıyla Kars ve Kayseri’de yürütülen ön çalışmalar 2007 yılında Çanakkale, Antakya, Edirne ve Mersin kentlerini de içine alarak devam etti ve bu kentlerde de odak grup çalışmaları gerçekleştirildi.

Odak grup çalışmalarında ve tartışmalarda çıkan sonuçlar doğrultusunda, kentlilerin ve yerel yönetimlerin ilgisi de göz önüne alınarak, Kars, Antakya ve Çanakkale’de yapılan araştırmalar 
ve toplantıları somut adımlarla desteklemek amacıyla, 2008-2010 yılları arasında uygulanmak üzere Yerel Kültür Politikaları için Stratejiler projesi geliştirildi. Yerel Kültür Politikaları için Stratejiler projesi, Şubat 2008- Mart 2011 tarihleri arasında Hollanda Dışişleri Bakanlığı MATRA programından alınan destekle Anadolu Kültür, İstanbul Bilgi Üniversitesi, Avrupa Kültür Vakfı (ECF) ve Boekman Vakfı ortaklığında yürütüldü. Antakya, Çanakkale ve Kars kentlerinde, katılımcı yerel kültür politikalarının oluşturulması amacıyla eğitimler, toplantılar ve projelerin gerçekleştirildiği bu çalışmada, Anadolu Kültür ve İstanbul Bilgi Üniversitesi projenin temel uygulayıcı ortakları oldu. 

ULUSLARARASI FESTİVALLER

            Küresel kültür alışverişinde çeşitli temalar altında düzenlenen festivaller oldukça etkili oluyor. Bir rekabet ortamından daha fazla bir bilgi, beceri, kaynak paylaşımı anlamını taşıyan bu girişimler

Yerelden genele açılan kapı görevi görüyor.

            Özellikle kültür-sanat temalı olan örneğin Tiyatro, Opera-Bale, Sinema festivallerinde dünya literatürüne ait örnekler verilirken, tümüyle bizim olan yapıtlara da yer vermek gerekiyor. Bazen bu konunun yeterli uygulanmadığını görüyoruz.

            Bu konuyu yanlış ifade etmemek için tekrar açmak istiyorum. Küresel kabul görmüş yapıtlar tabii ki festival kapsamına alınsın ama her şeyi ile bizim olan, bizi yansıtan yapıtlara biraz daha önemli yerler verilsin.

            Ülkemizde yapılan veya ülkemizin adını taşıyan bir kültür festivalinin açılışı bence tümüyle bizden olan, Türk yazarları, bestecileri v.b. tarafından yaratılmış yapıtlarla olmalı. İşte o zaman bu etkinlikler amacına ulaşmış olur.

 

 

 

 

 

 

Yorum yapın

Misafir olarak yorum yapın

0
hizmet koşulları.

Yorumlar