CEMAL SÜREYA VE YENİ ŞİİR

Gittin… Ve solumda kaldın ve soluğumda ve sonumda.

             

An gelir insan gülerken ağlarmış. Gözyaşları sel olup kalbine akarmış?

Seni bekleyişimin adı yok. Sadece yüreğim de lal olmuş duamsın.

Ben hiç dilek tutmadım, hep dua ettim. Ömrün ömrüme nasip olsun diye!

 

Asıl adı Cemalettin Seber olan Cemal Süreya, İkinci Yeniler’in ileri gelen kuramcılarındandır.1931 yılında, o zamanlar Tunceli’ye bağlı olan ve daha sonradan Erzincan’a geçen, Pülümür ilçesinde dünyaya geldi. Dersim İsyanı nedeniyle, göç etmek zorunda bırakılan ailesiyle sürgüne gönderildi.

1947 senesinde Bilecik Ortaokulu’ndan, 1950’de de Haydarpaşa Lisesi’nden mezun olan Süreya, 1954‘te Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin Maliye ve İktisat Bölümü’ne girdi. İlk şiiri olan “Şarkısı-beyaz” Ocak 1953‘te, Mülkiye dergisinde yayınlanan Süreya, şiire lisedeyken aruz denemeleriyle başlamasının ardından üniversite yıllarında serbest vezinle yazmaya yöneldi

 

Şarkısı Beyaz
Ayıcılar geçti, affedilmemiş insanlar geçti-Şehirler taş yürekliydi Şarkısı-beyaz
İnsanların büyük rüyaları vardı-İnsanlar bir ölümle öldüler ki
Sevgiler arasında şaşırıp-Bir unuttular ki deme gitsin.

Ben olanca kuvvetimle-Halatlara asılıyorum nafile-Ben ayrı düşmüşüm bir kere

Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirmesinin ardından Maliye Bakanlığı‘nda müfettişlik yapmaya başladı. Temmuz 1965’te görevinden ayrılarak 1961’de kuruculuğunu yaptığı “Papirüs” dergisini yeniden çıkarmaya başladı. Süreya o sırada hayatını, yaptığı Fransızca çevirileri sayesinde idame ettiriyordu.

1971 senesinde tekrar Maliye Bakalığı’ndaki işine dönen ozan 1978 yılında Kültür Bakanlığı‘nda “Kültür Yayın Kurulu Danışma Üyesi” oldu. 1982 senesinin Şubat ayında müşavir maliye müfettişliğinden emekli olmasının ardından yayınevlerinde danışmanlık, ansiklopedilerde redaktörlük ve çevirmenlik de yapan Süreya, Papirüs’ü üç kez çeşitli aralıklarla çıkardı. Pazar Postası, Yeditepe, Oluşum, Türkiye Yazıları, Politika, Yeni Ulus, Aydınlık, Saçak, 15 günlük Yazko Somut ve haftalık 2000’e Doğru dergilerinde de köşe yazıları yazdı.

1983 yılında, Orta Doğu İktisat Bankası yönetim kurulu üyeliği görevini üstlenen Süreya emekliliğinden sonra bir dönem, Oluşum, Türkiye Yazıları, Saçak ve Maliye Yazıları gibi dergilerin kültür-sanat bölümlerinde yöneticilik de yaptı.

Üvencinka eseriyle, Arif Damar ile birlikte 1958 yılının Yeditepe Şiir Ödülü’nün sahibi olmaya hak kazanan Süreya’nın Göçebe adlı eseri ise 1966 Türk Dil Kurumu Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü.

Toplu şiirleri 1984 yılında Sevda Sözleri adı altında basılan Süreya, 9 Ocak 1990 tarihinde İstanbul‘da hayatını kaybetti. Hayatı boyunca 4 kere evlenen ve 29 farklı evde oturan Süreya’nın bu yaşam tarzı şiir ve yazılarına da yansıdı. 4 Kasım 1989 imza tarihli miras yazısında, eşine bıraktığı iki halı, kütüphane, çiçeklerin tümü, büyük ayna, bütün kitaplarının telif hakkının yarısı, kendisini ve bütün notlarını eşine bıraktığını belirten Cemal Süreya adına, ölümünden sonra bir şiir ödülü verilmeye başlandı.

Süreya’nın hayatı ölümünden sonra Feyza Perinçek ve Nursel Duruel tarafından, 1995 senesinde, Cemal Süreya / Şairin Hayatı Şiire Dahil ve 1997’de de Cemal Süreya Arşivi adıyla iki kitap olarak yayımlandı.

 

Seni sevdiğim kadar yaşasaydım; ölümsüzlüğün adını aşk koyardım.

Sana yolculuk yapmak istiyorum. Kes yüreğine giden bir bilet “can” kenarı olsun.

Çok erken gelmişim seni bulamıyorum, bir şeyin provası yapılıyor sanki.

Hiçbir şeyim yok akıp giden sokaktan başka keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

 

 

 

 

 

Yorum yapın

Misafir olarak yorum yapın

0
hizmet koşulları.

Yorumlar