BİR KEZ DAHA CARMİNA BURANA

 Bazı öyle müzikler, öyle sahne yapıtları vardır ki, ne zaman nerede sergilense hep aynı heyecanla, coşkuyla karşılanır. Alman Besteci Carl Orff’un “Beuern Şarkıları” olarak da bilinen sahne kantatı “Carmina Burana” da bunlardan biri.

                 

1803’de, Almanya - Münih'teki Bayern Kütüphanesi’nde bulunan,11,12 ve 13.yüzyıldan kalan 254 şiir ve dramatik metinden oluşan “Carmina Burana”, müzisyen kökenli bir aileden gelen Alman Carl Orff  tarafından bu metinlerden seçilmiş  şiirler  üzerine, sahne kantatı olarak 1936 yılında bestelenmiştir.

İlk kez 8 Haziran 1937'de Frankfurt Operası’nda  sahnelenen “Carmina Burana”,  müzik tarihinin en önemli kantatları arasındaki yerini almıştır. Dünyanın hemen her yerinde sahne kantatı olarak birçok defa büyük ilgi ve beğeni ile karşılanmış olan Carmina Burana, Carl Orff'un Tironfi (Zaferler) üçlemesinin ilk eseridir. Doğayı ve aşkı dile getiren Latince metinlere dayanır.  Talih, Baharda, Çayırlarda, Tavernada, Aşk Bahçesi, Blanziflor, Helena ve son olarak da yine Talih adlı yedi bölüm içinde 25 bölmeden oluşur.

 

İSTANBUL OPERASI VE CARMİNA BURANA

12-01-2018 Perşembe akşamı “Zorlu Performans Sanatları Merkezi”nde saat 20.30 da İDOB orkestrası, korosu, çocuk korosu ve İDOB solistleri tarafından Serdar Yalçın’ın müzik yönetmenliğini üstlendiği bir Carmina Burana izledik. Bu eser koronun başrolde olduğu nadir sahne yapıtlarından biridir, dolayısı ile koro en etkin unsur olarak öne çıkar. Konserin koro şefi Paolo Villa tarafından çalıştırılan koro çok başarılıydı. İDOB Çocuk Korosunun yanı sıra Beşiktaş Çocuk Korosu da görev yaptı. Minikler Latince söylenen eserde en az diğer koro elemanları kadar başarılıydı.

CARMİNA BURANA SOLİSTLERİ

İstanbul Devlet Opera ve Balesi solistleri’nden Soprano Nazlı Deniz Süren, Tenor Caner Akın ve Bariton Murat Güney’i izledik o akşam. Carl Orff bu kantatında solistleri çok farklı ses renklerinden seçmiş. Tenor partisi oldukça kısa olmasına karşın tüm dünyada seslendirene kariyer yaptıran bir özellik taşır. Genelde kontur tenorlar tarafından seslendirilen bu bölüm son yıllarda normal tenorlar tarafından seslendirilmeye başlandı. Operanın değerli seslerinden Tenor Caner Akın bu sıra dışı tenor partisinde kafa tonları vermek yerine normal söylemeyi tercih etti. Üst tonlarda zorlandıysa bile biz fark etmedik (Üst oktavda Re natürel).

Soprano Nazlı Deniz Süren çok müzikal ve etkileyiciydi. Tül gibi yumuşak tiz tonlarda güzel duygular yaşattı bize.

Bariton Murat Güney İDOB un son yıllarda çıkardığı en güçlü seslerden biri. Carl Orff diğer solistlerde olduğu gibi Bariton partisinde de ses aralığını ve vücut desteğini oldukça zorlayan frazlar yazmış. Murat Güney tekrar tekrar gelen bu çok zor müzik cümlelerinde sağlam bir teknik ve rengini, özelliğini kaybetmeyen bir ses kalitesi sergiledi.

Serdar Yalçın ve orkestraya gelince konserin başarısında Serdar Yalçın’ın rolü çok büyük. Deneyimli Şef Tüm konser unsurlarıyla mükemmel bir uyum içerisindeydi. Bazı yerlerde alışılmışın dışında hızlanarak bizleri şaşırttı ama bu şekilde elde ettiği kontrastlar geceye renk kattı.

 

 

 

Yorum yapın

Misafir olarak yorum yapın

0
hizmet koşulları.

Yorumlar