ALKIŞLAR VE ÖDÜLLER

Bir sanatçı ne için ve nasıl yaşar sizce? Sergilediği sanatından gelen maddi olanaklar için mi? Hiç sanmam…

Bugün en yüksek kültür düzeyi olan ülkelerde bile sanat çoğu kez ya hobi durumunda ya da yaşamaya ancak yetecek kadar gelir getirebiliyor. Kısacası ayrıcalıklı durumlar dışında sanat getirisi olan bir şey değil.

Ama götürüsüne gelince sanat sanatçıdan sürekli talepte bulunur. Kuma su dökmek gibi kendinizden, yaşamınızdan ne verseniz daha fazlasını ister. Gerçek bir sanatçının “tamam ben her şeyi yaptım. Artık çabalamam gerekmiyor” diye bir nokta yoktur. Ulaşılması gereken her ufuk bir yeni ufka açılır.

O zaman akla şu soru gelebilir; sanatla uğraşanları o noktada tutan nedir? Bu soruya “anlaşılmak” diye yanıt verebiliriz. Sanat gerçeklerin farklı bir dille başkalarına aktarılma şeklidir. Bu dil sanatsal duyarlığı olanlarca çözülebilir ancak. Verilen yanıt takdir ifadesi olan alkış ve sembolik ödüller olur genellikle.

  1. İSMET KÜNTAY TİYATRO ÖDÜLLERİ

Bir süredir ben de bir ödül jürisinde görevliyim. Ben ödül komitelerine “alkış kurumları” diyorum. Bizler belgelenmiş alkışlar sunuyoruz. Her ödül saptama toplantısından biraz buruk ayrılırım. Ödül verebildiklerimizin yanı sıra veremediklerimizin burukluğudur bu. Oysa her emek ödüllendirilmelidir. Böyle düşününce belki bir çelişki olacak ama acaba ödül dağıtımları aslında yanlış bir şey mi diye düşünüyorum. Sonuçta bu sene biz de ödüller verdik. En azından dağıtılan on altı ödülü alanlar sevindi.

   “İsmet Küntay Tiyatro Ödülleri’nin Öyküsü

Evrensel sanatın paylaşılmasının yanı sıra bir sanat kolunun daima ulusal yanı da gelişmelidir. Bu tiyatro için de geçerlidir. Bu ödül özellikle bu fikre hizmet etmek için özellikle bizim sanatçılarımızın yarattığı, bizim olan yapıtları değerlendirmek üzere kuruldu.

“İsmet Küntay Tiyatro Ödülleri” bundan tam 42 yıl önce 1923- 1974 yılları arasında yaşamış Türk Tiyatrosu’nun ve Cumhuriyet Döneminin önemli oyun yazarlarından olan İsmet Küntay’ın anısına eşi Nadide Küntay Hanımefendi tarafından başlatıldı. Nadide Küntay eşinin “Ben, 403. Kilometreye kadar getirdim, benden sonrakiler de daha ileri kilometrelere götüreceklerdir.” Sözlerini hiç unutmadı. Onun bu dileğini ve eşinin anısını yaşatmak adına Ulusal Tiyatromuzu yaşatan, geliştiren Türk oyun yazarlarına her yıl verilmek üzere “İsmet Küntay Tiyatro Ödüllerini” nü kurmaya karar verdi.

Bu fikrin yaşama geçmesi için Nadide Hanım’ın yanında Çoğumuzun yakından tanıdığı Gazeteci-Yazar-Eleştirmen Hayati Asılyazıcı vardı. Bu iki idealist insan yılmadan arkalarında güçlü finans kaynakları olmadan bugüne kadar taşıdılar bu misyonu.

1975 yılından başlayarak günümüze kadar birçok sanatçı ve sanat yapıtına teşekkür edildi bu ödül kuruluşu aracılığı ile. Bu süre içerisinde değerlendirme jürisinden de birçok önemli isim geldi geçti.

Ne yazık ki, Nadide Küntay’ı iki yıl önce umutla beklediği İlkbaharın ilk günlerinde kaybettik. Bu yıl ikincisi verilmek üzere yeni bir ödül ilave ettik ödül listemize “Nadide Küntay Emek Ödülü”. 42 yıldır devam eden, bizden öncekiler tarafından başlatılmış olan bu alkış kurumu dilerim bizden sonra da devam eder ve bu özverili isimler belleklerden hiç silinmez.

 

 

Yorum yapın

Misafir olarak yorum yapın

0
hizmet koşulları.

Yorumlar