ULU ÇINARIN GÖLGESİNDE 94 YIL

Sözlüğe baktığımızda Cumhuriyet “Ulusun, egemenliği kendi elinde tuttuğu ve bunu belirli süreler için seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullandığı devlet biçimi” olarak geçer.

 

 

“Cumhuriyetçilik” diye ararsak “Devletin bir kişinin mutlak hakimiyeti çerçevesinde yönetilmemesi ve bu yönetimin hep bir ailenin nesillerinin elinde bulunmasına son veren; bunlar yerine halkın devlet yönetiminde söz hakkı sahibi olduğu bir ilke” olarak buluruz. Yani Cumhuriyet “Halk Yönetimi” olarak düşünülmelidir.

Cumhuriyet, bir yönetim şekli olmaktan öte bir kavram, bir anlayış. Demokratik düşünürler Cumhuriyetin en ideal şeklini; çok partili bir siyasi hayata, genel seçimlerle işbaşına gelmiş ve bu seçilen kişilerin çıkardığı kanunlarla idare edilen, tarafsız ve hiçbir zümreye imtiyaz tanımayan bir idareye sahip, özgür ve demokratik bir devlet şeklinde ifade etseler de uygulamada bir takım esnemeler daima olagelmiştir.

Cumhuriyet genelde büyük baskı dönemlerinden sonra kaçınılmaz çözüm olarak ortaya çıkmıştır. Verilen ad ne olursa olsun bu yönetim dünya kurulduğundan beri arayışların son noktası olarak sık sık karşımıza çıkar. İlerleyen zamanlarda yetkiye, güce doymayan hükümran zümreler tarafından kemirilmeye, içi boşaltılmaya çalışılan bu yönetim yine de hiçbir zaman yok edilememiştir.

DÜNYADA CUMHURİYET

            Eski Yunanlılardan günümüze gelinceye kadar Cumhuriyet, İlk Çağ'da Yunan şehir devletleri, Ortaçağ'da Venedik, Cenova, Floransa gibi devletçikler için kullanılan ve uygulanan bir yönetim olmuştur. yurttaşlarına özgürlük ve eşitlik tanıyan gerçek halk yönetimi, ancak Fransız İhtilali’nden sonra gerçekleşme yoluna girmiştir. Cumhuriyet ilk olarak ABD’de 4 Temmuz 1776’da, Fransa’da ise 1789’da ilan edilmiştir.

Çağımızın Cumhuriyeti özgürlük ve eşitlik gibi iki ana kavramdan başka, devlet başkanlığı, yasama, yürütme ve yargı organları gibi temel kurumlara dayanır. Cumhurbaşkanı devletin başkanıdır. Doğrudan doğruya halk oyu ile yahut halkı temsil eden bir meclis tarafından belli bir süre için seçilir.

Yasama organı millet meclisi ve senato gibi halkın seçimiyle gelen ve onu temsil eden bir kurumdur. Yürütme organı, devlet veya hükümet başkanının sorumluluğu ve yönetimi altında, meclislere karşı sorumlu kabinenin adıdır. Yargı organını ise, millet adına yargılama hakkını kullanan, bağımsız bütün adli ve İdari mahkemeler meydana getirir. Cumhuriyet rejimlerinde bütün bu organların birbirinden ayrılığı ilkesi hakimdir.(kuvvetler Ayrılığı)

            Hemen bütün ülkelerde tek ortak yanı, devlet başkanlığı makamının babadan oğula veya aile yakınlarına miras kalmamasıdır. Aristo, cumhuriyeti; "Umumun menfaatini gözeten halk idaresi" diye tarif eder. Montesquieu ise, cumhuriyet rejiminde üç ana kuvvet (yasama, yürütme, yargı) bulunduğunu; bunların birbirine karşı bağımsız ve denetleme esasına göre işleyen, başında seçimle gelmiş yöneticilerin olduğu siyasi rejim olarak ifade etmiştir.

 

ÜLKEMİZDE CUMHURİYET

Yurdumuzda cumhuriyet ilk olarak Kurtuluş Savaşı'ndan sonra, Atatürk tarafından 29 Ekim 1923'te kurulmuştur 1924 Anayasası'nın I. maddesine göre, «Türkiye Devleti bir cumhuriyettir». Bu madde, 27 Mayıs 1960 Anayasası'nda aynen yer almış ve aynı anayasanın 9. maddesinde şu şekilde bir hukuki kesinlik kazanmıştır: «Devlet şekli Cumhuriyet olduğu hakkında anayasa hükmü değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez».

            Cumhuriyetimizin 94. Yılı hepimize kutlu olsun. Bu ulu çınarın gölgesi üzerimizden hiç eksilmesin.

 

 

 

 

 

 

 

Yorum yapın

Misafir olarak yorum yapın

0
hizmet koşulları.

Yorumlar