Arda Turan’ı anlamak

Süper Lig’de 2. yarı bugün Kasımpaşa-Alanyaspor maçıyla start alıyor.

 

 Mücadele eden takımlar verilen kısa arada eksiklerini tamamladı veya son rötuşlarını yapıyor. Bakıldığında yol uzun gibi görünüyor ancak sayılı gün çabuk geçer. 17 hafta nedir yıllar su gibi akıpgidiyor. Peki bu transfer döneminde şampiyonluk yarışı veren takımlar dikkat çeken transferlere imza attı. Özellikle Başakşehirspor’un Arda Turan transferi hem İspanya’da hem de Türkiye’de çok konuşuldu ve ses getirmeye de devam ediyor. Ancak milli futbolcuya daha çok eleştirisel yaklaşıyor her iki ülkenin medyası. Ben Arda Turan’ı anlamaya çalışmamız gerektiğine inanıyorum. Neden mi? Arda Turan’ın İspanya ve Türkiye’deki özel hayatını, basın mensuplarıyla girdiği çirkin polemiği, tavan yapmış egosunu, aylardır sahaya ayak basmamış olmasını bir kenara bırakalım. Arda Turan ekmeğini futboldan kazanan biri, artı yaşı olarak da en verimli çağında… Barcelona’daki özel yaşantısı Arda Turan’ın Avrupa kariyerini bitirdi. Zira neredeyse Başakşehir’den isteyeni de yoktu. Gerçi Arda Turan’ı bu haliyle bırakın Premier Lig ekibi, Bundesliga’da düşmemeye oynayan sıradan bir takım bile transfer etmezdi. Ama bir gerçek var ki; Arda Turan oynamak zorunda. Herkesin bir ikinci şansa ihtiyacı var. Performansının zirvesinde olan Arda gibi yeteneklere Türk futbolunun ihtiyacı var. Zira onun gibi futbolcular yetişmiyor kolay kolay. Bence kendisi de farkında artık Avrupa’da oynayamayacağına… O yüzden Arda küllerinden yeniden doğmak ve çok sevdiği futboluyla yeniden konuşulmak için tercihini şampiyonluğa ve başarıya aç olan Başakşehir’den yana kullandı.

Artık milli futbolcu daha fazla özel yaşantısıyla eleştirmekten vazgeçip, onu saha içinde sergileyeceği performansına göre eleştirelim. Zira Arda futbol oynamaya bir hayli susamıştır. Kolay değil dünyanın en iyi kulüplerinden birin oyuncusuyken, hiç topa değmemek… Bu yüzden Arda Turan, Barcelona’daki düzensiz ve futboldan çok eğlenceye odaklı hayatını Başakşehir’e taşımaz. Ben Arda’nın futbolu çok özlediği için, yeşil sahanın o kokusunu yeniden içine çekmek için zirve mücadelesi veren Başakşehir’i tercih ettiğine inanıyorum. Ayrıca Cenk Tosun’un transferine de ayrı bir parantez açmak isterim. Beşiktaş, çok doğru bir hamle yaptı golcü oyuncuyu, 30 milyon euroya yakın bir paraya Everton’a vererek. Zira böyle şans ömürde bir kere gelir. Ayağa kadar gelen bu fırsatı iyi değerlendiren Siyah-Beyazlılar, Cenk’i sezon sonunda bu paraya satamazlardı. Milli futbolcuda kariyerinin belki de en parlak imzasını attı. Her futbolunun hayalidir Premier Lig veya La Liga’da oynamak. Ben Cenk’in Everton’da başarılı olacağına inanıyorum. Başarılı futbolcu, özellikle son iki yıldaki performansıyla Avrupa’da oynamayı fazlasıyla hak etmişti. Evet ligin ikinci yarısı bugün başlıyor. Umarım 17 hafta sağlıkla, başarıyla geçer. İyi olanın şampiyonluk ipini göğüslemesi umuduyla.