ÇAGDAS PORTRELER: STEVE JOBS

Exxon petrol şirketinden sonra dünyanın piyasa değeri en büyük şirketi 370 milyar dolar varlığı ile Apple gelmektedir.

  1976'nın başında kurulan bu şirketin, o zaman 21 yaşındaki temel fikir sahibi, kurucusu, ortağı ve iki devre CEO'luğunu yapmış olan Steve Jobs bundan bir kaç yıl önce, pankreas kanserinden bu dünyadan 57 yaşında iken ayrıldı.
İkinci kez 1997'de Jobs'ın CEO 'luĝa getirilmesinden ölümüne kadar geçen sürede Apple iki yüz milyondan fazla iPod, iTunes yoluyla bir milyardan fazla şarkı, 26 milyon iPhone ve 60 milyondan fazla bilgisayar sattı. Bunun yanı sıra Jobs bilgisayar animasyon şirketi Pixar'ı, kendi kaynakları ve yönetimi ile batmaktan kurtardı ve Pixar'ın kümülatif olarak beş milyar dolarlık satışa erişmesini sağladı.

Steve Jobs 20. yüzyılın son çeyreğinde, Edison ve Ford  yüzyılın  başında yaptığı gibi, bütün dünyada  herkesin yaşamını değiştiren kişi olarak tarihe geçti. Modern elektroniği herkesin sahip olmayı arzu ettiği, vazgeçilemez, bir ürün haline dönüştürdü. Walter Isaacson, Little, Brown tarafından 2012'de yayınlanan Steve Jobs adlı kitabında Steve Jobs için “O akıllı mıydı?” diye soruyor ve  “Hayır, istisna değildi. Fakat o bir deha idi” diye yanıtlıyor. Gerçekten o iş hayatında yavaş öğrenen biri idi. 1976'da yirmi bir yaşında iken arkadaşı Wozniak ile birlikte bilgisayarlar için “printed circuit boards” üretmek amacı ile Apple Computers'u kurduktan sonra bilgisayar ihtilâlini gerçekleştirdi. Fakat kendi yeni şeyler bulma ihtirasını frenleyemediği ve büyük şirketlerin çalışma dinamiğini anlayamadığı için 1985'de Apple'ın CEO'luğunu bırakmak zorunda kaldı. (Michael Moritz; The Daily Telegraph ; 27.8.2011).  '97'de tekrar Apple'a , Apple'in büyük bir kriz içinde olduğu sırada dönünceye kadar boş durmadı. Fakat çok zorluklar çekti. NeXT 'i kurdu ve onu daha 50.000 bilgisayar satışına ulaştığı dönemde 400 milyon dolara sattı.
Steve'in annesi üniversitedeyken ona hamile kalmıştı. Doğar doĝmaz onu evlâtlık verdi. Onu  alan ilk  aile kız çocuk istediğinden ondan vazgeçti ve  1955'de bebek iken Paul ve Clara Jobs tarafından evlât edinildi. Aile yoksul bir aile idi; evlerinde ikinci el mobilya ve yalnız siyah beyaz televizyon bulunuyordu ve tatile gitme olanakları yoktu. Genç delikanlı iken diğer çocuklardan farklıydı. Daha lisede iken alternatif elektrik akımını kontrol eden bir rectifier icad etmiş ve bir teknik fuarda sergilemişti. Reed College, Portland, Oregon'da kaligrafi dersleri aldı. Üniversiteden, ailenin okul taksitleri ödeme zorluğu nedeniyle mezun olamadı. Bu estetik bilgisi  ve yeteneği Apple'ın ilk bilgisayarı Macintosh'ı 1984'de üretmesine neden oldu. “Think different” - farklı düşün – onun  hayatı boyunca vazgeçilmez rehberi oldu.
 
Bir kaç yıl önce pankreas kanserine yakalandığını öğrenerek, tedaviye başlayan Apple'ın CEO'su Steve Jobs, başarılı bir ameliyat geçirdi. Öğrencilere seslenirken, başlangıçta doktorların kendisine eve gidip, ailesiyle vakit geçirip, işlerini yola koymasını, yani bir anlamda 'ölmeye
hazırlan' mesajını ilettiğini anlatan Jobs, gençlere zamanlarının kısıtlı olduğunu hatırlattı. Son derece dramatik olan konuşma unutulmaz bir ders niteliğinde idi;
“Yaşamınızdaki noktaları birleştirirken, geçmişe bakarak bunu yapamazsınız. Geçmişteki noktaları birleştirerek çözüme ulaşılır. Noktaların gelecekte bir biçimde birleşeceğine güvenmek zorundasınız. Bir şeye güvenmek zorundasınız: Kadere, sezgilerinize, karmaya, vs. Benim yaşamımdaki en önemli öge bu yaklaşımım oldu. Beni asla yanıltmadı. İkinci öyküm aşk ve kaybetmek üzerine. Apple'ı 20 yaşındayken, garajda kurdum. On yılda 4 bin çalışanıyla 2 milyar dolarlık bir şirket yarattık. 30 yaşında, kendi kurduğum şirketten yönetim kurulunun kararıyla kovuldum. Yaşamımın merkezinde olan şeyi kaybedip, umutsuz biçimde ortada kaldım.
 Hâlâ Apple'a aşıktım. Yeniden başlamaya karar verdim. Başarının ağırlığı yerini,  yeniden başlamanın hafifliğine bıraktı. Yaşamımın en yaratıcı dönemlerinden birine başladım.  Sonraki beş yılda, sıfırdan başlayan birisinin rahatlığıyla, NeXT ve Pixar'ı kurdum. O sırada şimdiki eşime aşık
oldum. Pixar dünyadaki ilk bilgisayar yardımıyla tasarlanmış filmi, Toy Story'yi yarattı. Pixar bugün dünyanın en başarılı animasyon stüdyosu. Sonra Apple NeXT'i aldı, ben de tekrar işime kavuşmuş oldum. Bu arada şahane bir ailem oldu. Apple'dan kovulmamış olsaydım, bunların hiçbirisi olmayacaktı. Acı bir ilaçtı, ama anlaşılan hastanın buna ihtiyacı vardı. Bazen yaşam kafanıza bir tuğla atıyor. İnancınızı yitirmeyin. Neyi sevdiğinizi anlayın. İş, yaşamınızın büyük bir  bölümünü dolduruyor, eğer hâlâ bulamadıysanız, aramayı sürdürün. Aşkta olduğu gibi, bulduğunuzda onun olduğunu bilirsiniz. Son 33 yılda, her gün aynaya baktım ve kendime sordum, "Bugün hayatının son günü olsa, şimdi yaptığın işi yapar mıydın?" Cevabımın hayır olduğu günlerin sayısı arttığında, işimi değiştirmem gerektiğini anladım. Yakında öleceğimi bilmek yaşamdaki büyük kararları almamda yardımcı oldu. Çünkü tüm beklentiler, gurur, başarısızlık, utanç ve korku ölümün yüzü karşısında parçalanır. Öleceğinizi unutmamak kaybedecek bir şeyinizin olduğu tuzağından sizi çıkartır. Zamanınız kısıtlı, başkasının hayatını yaşayarak onu boşa harcamayın. Başkalarının fikirlerinin sesinin iç sesinizi bastırmasına izin vermeyin. Kalbinizi ve sezginizi takip edecek cesaretiniz olsun. Geri kalan her şey ikincildir.” demişti.