ÜÇÜNCÜ ENDÜSTRİ DEVRİMİ

ABD’li günümüz düşünürlerinden 1945 Denver, Colorado doğumlu Jeremy Rifkin endüstri devrimini üç alandaki değişimin gerçekleşmesine bağlamaktadır;1) haberleşme, iletişim, 2) .enerji 3) ulaşım. Birinci endüstri devrimi telgraf, buhar enerjisi ve kömürü yakıt olarak kullanan lokomotifin çektiği trenle, demiryolu ile tamamlanmıştı. Ve bütün bunlar Avrupa’da, eğitim düzeyinin diğer ülkeler göre yüksek olduğu, İngiltere’de 18. yüzyılın sonları ve 19. yüzyılda gerçekleştirilmişti. İkinci endüstri devrimi ABD’de 20 yüzyılda gerçekleşti. Merkezden dağıtımı yapılan elektrik enerjisi, telefon, radyo ve televizyon ve ucuz petrolle çalışan otomobil bu değişimin özellikleri idi.

 Üçüncü endüstri devrimi Rifkin’e göre kazanılabilir enerji, digitizasyon ve akılla otomobille gerçekleşecektir. Her ev solar panellerle güneş ışığını enerjiye çevirecek ve bunu depo edebilecektir. Böylece kendine ucuz enerji sağlayacaktır. Herkes bedelsiz ve hızlı çalısan broadband’le haberleşecektir. Ve yollarda elektrikle çalışan, akıllı, ve sürücüsü olmayan araçlar kullanılacak ve bu araçlar – bizdeki dolmuşlar – gibi paylaşılacaktır. Her bir ev, her yol ve her otomobil bir Büyük Data Merkezi gibi çalışacak ve bilgi toplama ve dağıtma işlevi görecektir. Bu bilgiler metorolojiden tamir ve bakım konusuna kadar birçok konuyu kapsayacaktır..

Üçüncü endüstri devrimi üç önemli soruna çözüm bulmuş olacaktır. Karbonsuz bir atmosfer oluşacağından iklim değişiklilerinin etkisi azalacaktır. Yeni kurulacak alt yapılar milyonlarca insana iş alanı açacaktır.Böylece yaratılacak olan yeni, etkin, verimli ulaşım, lojistik ve haberleşme sistemleri üretimde verimliliği arttıracak ve ekonomik gelişmenin hızlanması için itici bir kuvvet olacaktır.

Rifkin’in bu fikirleri Avrupa ve Asya’da ilgi çekici bulunmuş ve Rifkin AB’de ve Çin’de danışman olarak göreve getirilmiştir. Karbonsuz, otomatik ve digital-forward zone’ların kurulması konusunda projeler geliştirilmeye başlanmıştır. Çin’de Internet Plus Action Plan ve AB’de SmartEurope girişimleri bu projelerin başlangıcıdır. ABD, bazıları tarafından konuya şüpheyle bakıldığından, bu açıdan kismen geridedir.

Almanya 2040’da enerji ihtiyacının tamamını yenilebilir enerjiden, rüzgar ve güneşten, sağlamayı planlamaktadır. Şu anda bu üçte bir oranındadır. Bu gelişmeler fosil kaynaklı petrolun talebinin “gün batımına” ulaşacağı anllamına gelmektedir..Çin başkanı Li Keqiang 2015’de 13.cü 5 yıllık planda yenilenebilir enerjiye $360 milyar ayrıldığını belirtmiş ve Internet Action Plan’ı yürürlüğe sokmuştur. Rifkin’e göre bu yaptığı tahminlerin zaten bazıları bugün devreye girmiş ya da girmek üzeredir.

Fosil kaynaklı petrolden tamamen kurtulunacağı ve üçüncü endüstri devriminin düsünüldüğü gibi hızla gerçekleşeği konusunda bazı şüpheler ortaya atılmıştır. Digital devrimin birinci ve ikinci devrimler gibi hızlı sonuçlar vermeyeceği ve ekonomik büyümeyi hızlandırmayacağı da iddia edilmiştir. (Alyson Krueger,The Pennsylvania Gazette, Jan/Feb 2018)

Konusunda 20’ye yakın kitap yayınlayan Rifkin’in en yeni kitapları The Third Industrial Revolution ve A Story for Our Human Family büyük ilgi çekmiştir. İkinci Endüstri Devrimini yaşamakta olan ülkelerin bu yeni devrime ne kadar hızla ayak uydurabileceği sorgulanmaktadır. Özellikle ülkemiz gibi endüstri devrimlerini yaratmayan fakat onların sadece ürünlerini alarak , onlardan yararlanmaya çalışan, fakat ilgili devrimlerin temel kültürüne sahip olmayan ülkeler bu yeni dünyada nasıl bir yer alabilecektir acaba?