LYS sonuçlarını okumak...

Geçen hafta yüzbinlerce gencin, ailelerinin ve onları yetiştiren öğretmenlerin merakla beklediği Lisans Yerleştirme Sınavı Sonuçları açıklandı.

Dört yıllık fakülteleri tercih edebilmek için gereken 180 puan barajını aşan öğrenci oranı 2014'e göre artsa da bu sınavların en can alıcı verisini oluşturan 'soru çözüm ortalamaları' bu yıl da ortaöğretimdeki eğitimin niteliği açısından düşündürücü sonuçlar ortaya koydu.

Sınava 953 bin 280 aday başvurdu. Bunların yarıdan fazlası (yaklaşık yüzde 54'ü) lise son sınıf düzeyindeydi. Yani bilgileri taze, okul-dershane-özel ders üçgeninde test öğüten kesimdi. Yüzde 11'i halen bir üniversitede okuyor, yüzde 30'u daha önce hiçbir yeri kazanamamıştı. Yüzde 5'i de diğer diye adlandırdığımız gruba giriyordu.

Sonuçlara; bilgisi taze, antremanlı, sınavın en iddialı grubu lise son sınıf öğrencilerinin başarısı ekseninde baktığımda neden bilim ve teknikte iddiamız olmadığını; eğitimde -yerinde saymaktan vazgeçtim- gün be gün geriye gittiğimizi; neden siyasette kavga, trafikte karmaşa boyutunu bir türlü aşamadığımızı; neden bir Ortadoğu ülkesi vatandaşı kadar lisan öğrenemediğimizi; neden sorgulayan/hak arayan bir toplum olamadığımızı; olmaya kalktığımızda "devlet baba"nın neden tepemize bindiğini gördüm. Bir kez daha, yeniden ve üzülerek...

Lise son sınıf öğrencileri 50'si matematik, 30'u geometriden oluşan 80 soruluk matematik testinde ortalama 10,20 soruya doğru cevap verebildi. 80 soruda 10 net çıkarabildi! 90 soruluk Fen Bilimleri sınavında doğru sayısı sadece 9,1 oldu. Matematik, Geometri, Fizik ve Biyoloji sorularındaki başarı, geçen yılın da altında kaldı. İngilizce-Fransızca ve Almanca'dan 80'er sorunun yöneltildiği (toplam 240 soru) yabancı dil testinde de ortalama 31,23 doğru soru çıktı. Diğer testlerde durum 1-2 soru daha iyi olsa da, teselli oluşturmuyor.

Klişe bir söz olacak ama bu ülkenin birinci sorunu gerçekten eğitim. Açılışlarla günü kurtarmaya çalışan, ilk günden ideolojik gözlüğünü takıp değiştirmedik yönetmelik bırakmayan Milli Eğitim Bakanı artık asli işine dönmelidir. Eğitimin özünü iyileştirme adına nasıl bir sorumluluk taşıdığını artık fark etmelidir. Yoksa o da diğerleri gibi genç nüfusla sadece "övünmüş" olarak" değil, genç nüfusu "övütmüş" olarak tarihe geçecektir. O bir gün unutulup gidecektir ama ülkeye verdiği zararın izi kolay kolay silinmeyecektir...

Yorum yapın

Misafir olarak yorum yapın

0
hizmet koşulları.

Yorumlar