SPORDA ŞİDDETİN ÖNLENMESİ ÖNERİLERİ-II

Emniyet Genel Müdürü Oğuz Kağan Köksal, 05.01.2011 tarihli Komisyon toplantısında, kulüp yöneticilerinin fanatiklerin esiri durumuna geldiği, eğitim ve seminer gibi çalışmaların yapılması gerektiği şeklinde görüş açıklamıştır (Anılan Rapor, s.194-195).

 

Spor yazarı Serdar Dinçbaylı, 02.02.2011 tarihli toplantıda, kişisel haklara tecavüz eden, halkı birey ya da kurumlara karşı kışkırtan yazı televizyon programlarını yargılamak gerektiğini, büyük kulüplerimizin taraftar kitlelerini beş on kişinin yönlendirdiğini, bunların bu işlerden yarar sağladığını, kulüp yöneticilerinin bu insanlara değişik nedenlerle sahip çıktığını, bazı Avrupa ülkelerinde olay çıkaranın on dakika sonra stattaki nöbetçi yargıç karşısına çıkarıldığını belirtmiştir (Anılan Rapor, s.200).

Eurosport Türkiye Yayın Yönetmeni Bağış Erten, 04.01.2011 tarihli toplantıda, en pahalı bileti alan seyircinin de bir tepki veya şiddet gösterisinde bulunabildiği, sorunun spor kültürü eksikliğinden kaynaklandığı, basının özellikle son yirmi yılda geçirdiği evrimin şiddet konusunda en önemli faktörlerden biri olduğu şeklinde görüş açıklamıştır (Anılan Rapor, s.194).

Özel Sporcular Spor Federasyonu Başkanı Mehmet Tarık Bitlis ve Türkiye İşitme Engelliler Spor Federasyonu Başkanı Oktay Aktaş, 29.12.2010 tarihli toplantıda, şiddetin önlenmesi için üç büyük kulübün hassas davranması, eğitime ağırlık verilmesi ve Federasyonların salon ve sahalardaki şiddeti önleme görevlerini layıkıyla yapmaları gerektiğini, tribün ve spor alanlarındaki şiddetin ise holiganlar nedeniyle ortaya çıktığını ve bunu önlemek için yasal düzenlemeler yapılmasının gerekli olduğunu ve bazı kulüplerin taraftarlarına ücretsiz bilet dağıttıklarını belirtmişlerdir (Anılan Rapor, s.192).

Spor menajeri Abdullah Kılınç, 01.02.2011 tarihli toplantıda, tribünlerdeki şiddetin ana nedeninin yöneticilerden kaynaklandığını, şiddetin engellenmesi için yönetici şeklinin belirlenmesi ve futbol kulüplerinin de o şekilde yapılandırılması gerektiğini belirtmiştir (Anılan Rapor, s.198).

Anılan Komisyon Raporunda belirtildiği üzere, bazı kulüp yöneticileri, verdikleri demeçlerle ve sorunlara yolaçan taraftar ilişkileriyle şiddeti tetikleyebilmektedirler (Anılan Rapor, s.133).

Yrd. Doç. Dr. Kadir Gürten, 17.12.2010 tarihli toplantıda, medyadan, şiddeti önlemede destek talep edilmesi gerektiği ve şiddete karışan bazı kimselerin aslında günlük hayatta şiddete eğilimli olmadıkları ama spor müsabakasına geldikleri zaman birdenbire o ortam sebebiyle oraya ayak uydurdukları şeklinde görüş açıklamıştır (Anılan Rapor, s.189).

Prof. Dr. Emin Kuru, 08.03.2011 tarihli toplantıda, şiddete karışan insanların genç yaş grubunda bulunduğunu, çok eğitimli olmadıklarını, takımları yenildiği zaman acısını bir yerlerden çıkartmaya çalıştıklarını, medyadan ve kulüp başkanı ile yöneticilerin demeçlerinden çok fazla etkilendiklerini, medyanın spordaki bir şiddeti sürekli ve abartarak göstermesinin engellenmesi, taraftar gruplarının stada dengeli olarak dağıtılması ve taraftarlarla iletişim hâlinde olunması gerektiğini, “tribün polisi” adı altında, Spor Yüksekokulu mezunu ve psikososyal alanlarda eğitim almış kişilerin görevlendirilebileceği yeni bir güvenlik birimi kurulabileceğini belirtmiştir (Anılan Rapor, s.204).