SPORDA ŞİDDETİN ÖNLENMESİ ÖNERİLERİ-I

 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanuna göre, her ilde ve spor kulübü bulunan ilçelerde Spor Güvenlik Kurulu kurulmuştur (m.3, m.4). Spor kulüpleri, müsabakaların güvenliğini sağlamak amacıyla bu Kurulların kendileriyle ilgili olarak aldığı kararları yerine getirmekle yükümlüdürler (m.5/II). Profesyonel müsabakalara katılan kulüpler ile en üst basketbol ligindeki kulüpler, müsabakalarda, genel kollukla birlikte görev yapmak üzere yeterli sayıda özel güvenlik görevlileri bulundurmakla ve spor alanının iç güvenliğini sağlamakla yükümlüdürler (m.6/I). Sporda şiddeti teşvik edecek şekilde basın ve yayın yoluyla açıklamada bulunanlara, fiilleri suç oluşturmadığı takdirde, idari para cezası verilir ve bu kişiler, üç ay süreyle, spor müsabakalarını seyirden yasaklanır (m.22/I-II).

 

Bu Kanunun çıkarılmasından önce Mecliste bir Araştırma Komisyonu kurulmuş ve çeşitli kesimlerden kişiler Komisyona davet edilerek görüşleri alınmıştır.

Gençlik ve Spor Bakanı, o dönemde Güreş Federasyonu Başkanı olan Osman Aşkın Bak, anılan Komisyonun 16.12.2010 tarihli toplantısında, amigolarla yöneticilerin birçok olayda karşılıklı olarak birbirini kullandıklarını, başarılı sporculardan topluma rol model olabilecek sporcuların yeterince tanıtılamadığını, şampiyon sporcularımıza ait örnek modellerin halka tanıtılması gerektiğini belirtmiştir (Türkiye Büyük Millet Meclisi, Spor Kulüplerinin Sorunları İle Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu Raporu, Mart 2011, s.188; Fehim Üçışık, Spor Hukuku, İstanbul 2017, s.432).

Türk Sporu Medya Gazetesi Grup Başkanı Arif Çelik, anılan Komisyonun 06.01.2011 tarihli toplantısında, spordaki şiddetin tribünden kaynaklandığı ve tribün liderleri istediği takdirde şiddet olaylarının % 80 oranında azalacağı, tribün liderleri belli bir sıfatta legalleştirildiğinde daha sağlıklı ve başarılı sonuçlara varılabileceği şeklinde görüş açıklamıştır (Anılan Rapor, s.196; Üçışık, Spor Hukuku, İstanbul 2017, s.432).

Prof. Dr. Mehmet Akif Ziyagil, 06.01.2011 tarihli toplantıda, sporda şiddetin önüne geçebilmenin ancak insanların ahlaklı olmasıyla sağlanabileceğini, fair play’in sporu yönetenler tarafından yeterince önemsenmediğini ve teşvik edilmediğini, rol modellerin önemli olduğunu, yönetici olmanın sorumluluk işi olmaktan öte bilgi ve beceri işi olduğunu belirtmiştir (Anılan Rapor, s. 195; Üçışık, s.432).

Spor Spikeri Abidin Aydoğdu, 04.01.2011 tarihli toplantıda, sporda yaşanan şiddetin temelinde ekonomik, sosyolojik, psikolojik sorunların değil, idol sorununun olduğunu, sekiz yaşındaki, on yaşındaki bir Türk çocuğunun “ben şunun gibi olacağım” diyebileceği bir sporcunun kırk senedir olmadığını, sporcuların özel hayatları, örf, adet ve yaptıkları işin ciddiyeti konularında örnek olamadıklarını, sporla ilgili sorunların ve sporda şiddetin küçük yaşlardan başlayan eğitimle ve belli görevleri yapan kişilerin o işin ehli olmasıyla çözülebileceğini belirtmiştir (Anılan Rapor, s.194).