SPOR KULÜPLERİ DÜZENLEMELERİNDE DEĞİŞİKLİK GEREĞİ-II

 Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Erol Ünal Karabıyık, spor kulüplerinin sorunları ile sporda şiddet sorununu araştıran Meclis Komisyonunun 09.12.2010 tarihli toplantısında, kulüp yöneticilerinin sorumluluklarının ayrıntılı şekilde belirlenmesi ve sporda şiddetle ilgili suç işleyen veya ilgili Spor Federasyonundan uzun süreli hak mahrumiyeti cezası alan kulüp yöneticilerinin idari görevlerinin sonlandırılması gerektiğini belirtmiştir (Türkiye Büyük Millet Meclisi, Spor Kulüplerinin Sorunları İle Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu Raporu, Mart 2011, s.185).

 

Meclis Araştırma Komisyonu Raporunda, ülkemizde spor kulüplerinin, talep edenlerin aktif olarak spor yapmalarına imkân sağlar hale gelemediği, gerek amatör gerekse profesyonel spor kulüplerinin kurumsal kapasitelerinin, mali yönetimlerinin ve finansmana erişimlerinin iyileştirilmesi, kulüplerin mali yapılarının şeffaf ve hesap verebilir olması ve spor yönetiminde uzman kişilerin kulüp yönetimlerinde daha fazla görev almalarının sağlanması gerektiği belirtilmektedir (Anılan Rapor, s.131).

Anılan Rapora göre, “sürdürülebilir spor performansı, kulüplerin yapısına ve özelliğine, dolayısıyla kurumsallaşma düzeyine bağlıdır. Sportif başarı, sporcu yeteneği yanında, kulüplerin ölçek, küreselleşme, beşeri ve finansal sermaye, kurumsallaşma gibi özelliklerine bağlı hâle gelmiştir. Bu nedenle kulüpler ve federasyonların yapılarının evrensel standartlarda olması, sportif başarıda ve performansta kilit rol oynamaktadır (Anılan Rapor, s.129); spor kulüplerinin beşerî sermayesini oluşturan kulüp yöneticisi, sporcu, teknik adam ve kulüp personelinin, taraftar memnuniyetini sağlayabilecek hizmet kalitesine sahip olmaları ve bu personelin, insan kaynakları yönetimi, tesis yönetimi, kulüp yönetimi, sporda eğitim yönetimi ve benzeri alanlarda hizmet içi eğitimlerle ve katılacakları bu tür seminer, konferans ve kongrelerle mevcut kapasitelerini artırmaları gerekmektedir (Anılan Rapor, s.80).

Spor ekonomisti Tuğrul Aşkar, Meclis Araştırma Komisyonunun 08.03.2011 tarihli toplantısında, futbol kulüplerinde başkanlık sisteminin son derece güçlü olduğunu ve Türkiye’de futbolun hâlâ çok önemli bir nüfuz oluşturma aracı olarak kullanıldığını, kulüplerin mutlaka kurumsal yönetime yönlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir (Anılan Rapor, s.203).

Meclis Araştırma Komisyonunun 15 Ocak 2011 tarihinde Kulüpler Birliği Toplantısında yapılan ankette, “Spor kulüplerinin, Dernekler Kanununa göre faaliyet göstermesini uygun buluyor musunuz?” sorusuna, ankete katılan Türkiye Futbol Federasyonu ve kulüp yetkililerinin % 61,6’sı “Hayır”, % 26’sı “Evet” cevabı vermiştir (Anılan Rapor, s.62).

Eski Millî Futbolcu ve Sporcu Menajeri Saffet Sancaklı, Komisyonun 01.02.2011 tarihli toplantısında, kulüp başkanlarının, şirketlerinin kâr etmesine rağmen, yönettikleri kulüplerin devamlı zarar ettiğini, kulüplerin dernek statüsünde yönetilemeyeceğini, yöneticilerin kulüpleri borçlandırması hâlinde hesap soracak bir yasanın olmadığını, her yöneticinin kendi döneminin hesabını vermesi ve bunları yapmak için kulüplerin direncinin kırılması gerektiğini belirtmiştir (Anılan Rapor, s.198-199).