SPOR KULÜPLERİ DÜZENLEMELERİNDE DEĞİŞİKLİK GEREĞİ-I

3289 sayılı Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun, spor kulüplerinin Dernekler Kanununa göre teşekkül etmesini ve tescil ile Spor Genel Müdürlüğüne dahil olmasını öngörmektedir (m.20/I).

 

Türkiye Futbol Federasyonu Statüsüne göre, bir profesyonel futbol kulübünün ulusal müsabakalara ve Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA) tarafından düzenlenen kulüp müsabakalarına katılımı için, Kulüp Lisans Kurulu tarafından lisans verilmesi gereklidir (m.75). Kulüpler, futbol şubelerini ilgili mevzuat çerçevesinde, kurulmuş bir anonim şirkete devredebilir (m.76/V).

Ülkemizde spor kulüplerinin büyük çoğunluğu çeşitli zorluklarla karşı karşıya bulunmaktadır. Bazı kulüpler yeterli donanıma sahip yönetici bulamamakta, çoğu kulüp gelir gider dengesini sağlamakta güçlük çekmekte, buna karşılık, birkaç kulüp, borç içindeyken dahi, transferlere çok para harcamakta, yabancı oyuncular ve teknik adamlar için oldukça sık para cezaları ödemektedir. Bazı kulüplerimiz çeşitli nedenlerle Avrupa Kupalarından men edilmiş veya puan silme cezasıyla cezalandırılmıştır. Bazı kulüplerimiz de UEFA kriterlerini karşılayamamaları dolayısıyla Avrupa Kupalarına alınmamışlardır.

Zaman zaman en üst ligde futbol takımı bulunan kulüpler dahi başkan adayı bulamamakta, çok defa tek adaylı seçim yapmaktadırlar; oysa, artık, spor kulübü yönetimi, özel bilgi, tecrübe ve beceri gerektiren bir iş halini almıştır. Fikrimizce, spor kulüplerinin gelişmesi için, kulüpler gelir gider dengesini olağan kaynaklarla kurabilmeli ve böylece yönetimde spor yöneticiliğini gereği gibi yapabilecek kişilerin görev almalarına imkân sağlanmalıdır. Halen pek çok kulüp, ya sırf mali destek sağlayabilecek kişilerce veya bunlar ile bilgi, beceri ve tecrübe sahibi olanların kurduğu koalisyonlarla idare edilmektedir. Bizce, sporu bilmeyen, sevmeyen, hatta seyretmeyen ve sadece hemşehrilik görevini geçiştirmek, firmasına destek sağlamak veya ilgi çekmek gibi amaçlarla görev alan kişiler artık yönetime karıştırılmamalıdır (Fehim Üçışık, “Kulüplerdeki Koalisyon”, Türkiye Gazetesi, 20.01.1993; H. Fehim Üçışık, Spor Hukuku, İstanbul 2017, s.161).

Ülkemizde spor kulübü başkan ve yönetim kurulu üyelerine Federasyonların Statü ve Talimatlarına aykırı beyan veya davranışta bulunmaları halinde genellikle belirli süreyle hak mahrumiyeti cezaları verilmektedir. Bu cezalar yeterince caydırıcı olmadığından bazı yöneticiler bu tür beyan ve davranışları sık sık tekrarlamaktadırlar. Bizce, spor kamuoyu, sürekli olarak bu yöneticilerin kural tanımazlığına tahammül etmek durumunda kalmamalıdır (Fehim Üçışık, “Kulüp Yöneticilerine Etkisiz Cezalar”, Bizim Gazete, 11.04.2015; H. Fehim Üçışık, Spor Hukuku, s.352).

UEFA Disiplin Kurulu, 27.06.2013 tarihinde bir kulübümüze 1 yıl, diğer bir kulübümüze de 1 yılı ertelemeli olmak üzere, 3 yıl Avrupa Kupalarından men cezası vermiştir. UEFA Disiplin Kurulunun bu kararlarına karşı kulüplerimiz itirazda bulunmuşlar, itirazların incelenmesi sonucunda bir kulübün ertelemeli 1 yıllık cezası kaldırılmıştır. Her iki kulüp Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesine (CAS) başvurmuş, CAS, Ağustos 2013’de itirazları reddetmiş, böylece, UEFA Disiplin Kurulunun bir kulübümüze verdiği 1 yıllık ve bir kulübümüze verdiği 2 yıllık men cezası kesinleşmiştir (Hasan Gerçeker, Spor Hukuku, Ankara 2016, s.262-264; H. Fehim Üçışık, Spor Hukuku, İstanbul 2017, s.153).