SOSYAL POLİTİKADA DEĞİŞİKLİK ÖNERİLERİMİZ (IV)

3- Eğitim Yardımlarıyla İlgili Tespit ve Önerimiz

 

 

 Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları maddi desteğe ihtiyaç duyan ilk ve ortaöğrenimdeki öğrenci ailelerine karşılıksız eğitim yardımı yapmaktadır. Özel Öğretim Kurumları Kanununa göre de öğrencilere eğitim öğretim desteği verilebilmektedir. Yükseköğrenim öğrencilerinden ihtiyacı olanlar Yurtkur tarafından uygulanan öğrenim kredisinden yararlanabilmektedirler.

Bizce, yükseköğrenim öğrencilerine verilmekte olan öğrenim kredileri, ikinci eğitim ve vakıf üniversiteleri öğrencilerinin eğitim ücretlerini de kapsamalı ve öğrenim ve okul ücreti kredileri şeklinde orta ve ilköğrenim öğrencilerinin velilerine de yaygınlaştırılmalı, krediler ve geri ödemeler endekse bağlanmalı, geri ödemeler küçük miktarlardaki taksitler halinde olmalıdır. Mesela yükseköğretimde öğrenim kredilerinin bir aylığı asgari ücretin dörtte üçü kadar olmalı ve geri ödeme üç ay boyunca o zamanki asgari ücret üzerinden üçte bir oranında yapılmalıdır.

4- Geçim Yardımlarıyla İlgili Tespit ve Önerimiz

Ülkemizde geçim yardımları genel olarak Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu çerçevesinde yapılmakta, ayrıca harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri, malul ve gaziler, Türk vatanına üstün başarı ve gayretle hizmet etmiş olanlar ve engelliler ile 65 yaşını doldurmuş muhtaç vatandaşlar için çeşitli kanunlarda özel düzenlemeler bulunmaktadır.

Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik kanunu gereğince her il ve ilçede kurulmuş olan sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Vakıfları, muhtaç durumda bulunanlar ile geçici olarak küçük bir yardım veya öğrenim imkânı sağlanması halinde topluma yararlı hale gelecek, üretken duruma geçebilecek kişilere yardım yapmaktadırlar.

Bizce, anılan Vakıflarca yapılan yardımların miktarı, her yerleşim merkezinde, hekimlerin devlet hizmeti yükümlülüğünün süresi yönünden esas alınan sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyi ile yardımdan yararlanacak ailenin büyüklüğüne göre bir listede belirlenmiş olan geçim alt sınırı ile ailenin geliri arasındaki fark kadar olmalı, böylece herkes, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinde öngörüldüğü üzere, insan şeref ve haysiyetiyle bağdaşan geçim şartlarına sahip olmalıdır.

 

IV- İşçi Şirketleri Mağdurlarıyla İlgili Tespit ve Önerilerimiz

İşçi şirketleri sayısı 2000 yılında 229 idi. Ortak sayıları ise henüz 1983 yılında 345.000 idi. İşçi şirketlerinin büyük kısmı, Devlet Sanayi ve İşçi Yatırım Bankası kurulmasına, mali ve idari destek verilmesine ve sürekli denetlenmelerine rağmen, yüksek enflasyon döneminde kur garantisiz kredi kullandırılarak çıkmaza sürüklenmiş, yüzde yüzkırkdört faiz vadeden bankerlere para kaptıranlar, kıyı bankacılığından yüksek faiz bekleyenler için çözüm bulunmasına karşılık, iyiniyetle ülkede yatırım yapan işçilerimize hiçbir çözüm sunulmamıştır. 1982 Anayasasının, anavatanla bağlarının korunmasını ve yurda dönüşlerinde destek sağlanmasını öngördüğü (m.62) yurtdışındaki vatandaşlarımızın mağduriyetlerine ilgisiz kalınması, buna karşılık bankerlerin yüzde yüzkırkdört faiz şeklindeki hayal ürünü vaadlerine kalanların korunması büyük bir çelişkidir. İşçi şirketleri ortakları ve aile yakınlarının artık seçmen olarak bir milyondan fazla oyu bulunmaktadır. Bu kesimin mağduriyetlerinin giderilmesi en azından eşitliğin gereğidir.