“ŞAİR PADİŞAHLAR”

   Hilmi Yücebaş (1915-1996) ilginç bir derlemeciydi. Aslında, Yücebaş’ı yalnızca derlemeci yanıyla nitelemek yetersiz olur; çünkü kitap oylumundaki birçok yaşamöyküsünün de yazarıdır. Söz konusu yazarın yaşamı Behçet Necatigil’in Edebiyatımızda İsimler Sözlüğü’ndeki maddesinde şöyle anlatılmış:

 

   “Ortaöğrenim gördü, Tekirdağ gazetesi yazı işlerini yönetti (1932-1942), öğretmenlik ve memurluk yaptı, sürekli gazeteciliği dolayısıyla basın şeref kartı aldı (1968)…”  

   İhsan Işık’ın Resimli ve Metin Örnekli/Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi’nde Yücebaş’ın kitaplarının tam bir dökümü bulunuyor. Aynı kaynaktan öğrenildiği kadarıyla ilk derlemesi Trakya Köylerinde Kültür Derlemeleri adıyla 1935 yılında yayımlanmış. İlk yaşamöyküsü kitabı ise Namık Kemal ve Vatan Sevgisi adını taşıyor (1939).

   İşin ilginç yanı, Yücebaş’ın sayısı 50’ye yakın kitaplarına edebiyat dünyamızda “popüler” gözüyle bakıldığı ve gereken ilgi gösterilmediği anlaşılıyor. Bunda, çalışmalarında belli bir yöntem kullanmamış ve kitaplarının yayınevlerince değil de kendisi tarafından bastırılıp yayımlamış olmasının etkisi olabilir. Ne var ki her bir verimi edebiyat araştırmacıları için gerçekten de bir kaynak niteliğindedir.

   Yücebaş’ın derlemelerinden biri Şair Padişahlar (1960) adını taşıyor. Giriş sayfasında, kitabın kendi tarafından yayımlandığını belli eden “Satış yeri: Ahmed Halid Yaşaroğlu Kâğıtçılık ve Kitapçılık T.L.Ş.” ibaresi yer alıyor.  

   Ülkemizde, bilindiği gibi, bir Osmanlı hayranlığı, bir Osmanlıya dönüş hevesi söz konusu. Şair Padişahlar bu bakımdan önemli bir derleme bence. Çünkü, söz konusu kitap Osmanlı padişahlarının, bazılarının diyelim, ülke ya da imparatorluk yöneticisi olmalarının yanı sıra birer kültür ve edebiyat adamı olduklarını da hatırlatıyor.

   Yücebaş, söz konusu kitabın “Şair Padişahlarımız Hakkında” başlıklı önsözünde   “… padişahların çoğunluğunun şiir, edebiyat ve musikiyle kuvvetli bir bağlılık kurdukları bilinmektedir” diyor. “Görülüyor ki Osmanlı hükümdarlarından çoğu, ordu kumandanı, büyük siyaset ve idare adamı olmakla beraber, ilme, edebiyata, şiire, musikiye ve güzel san’atlara yabancı kalmamışlardır,” diye de ekliyor.

   Kitapta şair padişahların şiirlerinden örnekler yer alıyor. Ayrıca, padişahların şairlerle, sanatçılarla olan ilişkilerinden, sanata karşı duydukları saygıdan ve iktidar sahibi olmaktan kaynaklanan bir koruyuculuktan çok içten gelen bir duyguyla sanata, sanatçıya sahip çıkma eğiliminden örnekler de var.

   “Şair padişahlar” konulu başka kitaplar da var ama Yücebaş’ın “nadir kitap” durumundaki söz konusu bu kitabı yeniden basılmalı. Eğer okunursa şair padişahların şiirleri sığ ve kapalı zihinlere “küşayiş” verecektir.