“GÖZ” İLE ANLATILAN

   Atasözlerimiz ve deyimlerimizle ilgili sözlüklere sık sık göz atarım. Bir ara, “göz” ile ilgili deyimlerimiz aklıma takılınca yine öyle yaptım ve Ömer Asım Aksoy’un Deyimler Sözlüğü’nü şöyle bir karıştırdım. “Göz” ile ilgili ne kadar çok deyim varmış! Bu deyimleri sıralamak bile sayfalar tutar. En iyisi hemen aklıma gelen deyimlerden ve deyişlerden birkaçını sıralamak.


 

 

   Söz gelişi; günümüz siyasal ortamında “göz dağı vermek” deyimi en geçerli deyimlerden biri olsa gerek. “Göz boyamak” da öyle.

   “Gözaltı etmek/göz altına almak” deyimleri de sık sık gündeme geliyor günlük hayatımızda.  

   “Gözü takılmak” ile “ göze takılmak” deyimleri arasında bir fark olduğu belli. “Gözüm bir şeye takıldı” dediğimizde özne “biz” olarak öne çıkıyor ama “Gözüme bir şey takıldı” dendiğinde belirtilen nesne öne çıkıyor.

   “Göze gelmek” denince aklıma hemen Osman Nihat Akın’ın “Göze mi geldin, sen mi unuttum” diye başlayan Nihavent şarkısı gelir.

   “Göz gezdirmek” iki anlama geliyormuş: 1-Bir yazıyı derinlemesine incelemeden okumak. 2- Birçok şeylere incelemeden bakıp geçmek.

   Bir kimseye “gözünün üstünde kaşın var” demek günümüzde netameli bir deyim sayılır.

   “Gözü açık” olanlara ya da “açık gözlere” ne diyeceğimizi bilememekten nutkumuz tutuluyor.

   Arada sırada “gözümüz gönlümüz açılıyor” ama sık sık da “gözlerimiz doluyor” üzüntüden.

   “Gözü tok” olanların “gözünü sevenler” de var, “gözü yüksekte” olanların “gözüne girmeye” çalışanlar da.

   “Göz göz oldu yüreğim gözlerinin derdinden” dizesi Recaizade Mahmud Ekrem’in güftesinden Şekerci Cemil Bey’in Hicaz makamında bestelediği şarkısının ikinci dizesidir.

   “Gözü dönmüş” olanların “gözüne hiçbir şey görmediğini” de unutmamak gerekir.

   “Göz açamayanlar” ile “ göz açtırmayanlar” arasındaki farkı belirginleştirmekte yarar var. ”Göz açamayanlar” çoğunlukla “göz açtırmayanlar” yüzünden bu duruma düşerler.

   “Göz nuru dökmek” deyimi emeğin kutsallığını ve yüceliğini ne kadar güzel anlatır. “İki gözümün nuru” deyişi de “gönül gözüyle” görenlerin sevgisini ve içtenliği dile getirir.

   Deyimlerin ve deyişlerin yanı sıra “göz”den türetilmiş gözcü, gözlem, gözlük, gözetmek, gözetmen gibi kelimeleri ve “göz” ile ilgili atasözlerimizi de işin içine katarsak dünyamızda ve ülkemizde yaşananları yalnızca “göz” ile anlatabiliriz bence.