UYKU VE UYUMAK KONUSUNDA

   Uykunun ve uyumanın insan sağlığı açısından ne kadar önemli olduğunu herkes bilir. Çevremizde görüp tanıdığımız hayvanların da sıralı sırasız uyuduklarını gördüğümüze göre uyku hayvanlar için de gerekli. Üstelik bazı hayvanların uzun süreli uyudukları, bir başka deyişle kış uykusuna yattıkları bilinir.

 

   Eskilerin “natura” da dedikleri insan bünyesi uykuya gereksinim gösteriyor. Uyumamak için istenildiği kadar diretilsin uyku da diretiyor ve sonunda galip gelen uyku oluyor.

   Çeşitli nedenler yüzünden gece uyumamak gerekiyorsa çay ya da kahve içilerek uyku kaçırmaya çalışılır. Bu da yetmiyorsa uyanık tutan ya da uyku kaçırın ilaçlar bile içilir.

   Kendimden biliyorum; bazı kimseler için bu tür önlemler boşunadır. “Üsküdar’dan yastık göster uykusu gelir” cinsten uykuyu seven biriyimdir. Üniversite yıllarımda geceleri ders çalışan arkadaşların aldıkları uyku kaçırıcı bir ilacı bir keresinde ben de denemiştim. İlaç bende aynı etkiyi göstermedi, daha doğrusu gösteremedi ki ilacı içtikten kısa bir süre sonra uykum gelivermişti!

   Az ya da çok uyumak elimizde değildir. Uykuyu bünyemiz ayarlar da geceden yararlanmak, zaman kazanmak için kendini az uyumaya alıştırmış, az uykuyla yetinip sağlıklı kalabilen kimseler de vardır. Böylesi birkaç kişi tanıyorum. Doğrusu onlara gıpta etmişimdir. Neden derseniz, geceleri bol bol kitap okuyabilmek için…

   Bünyeleri gereği uzun süre uyuyanlara denecek bir şey yok. İşin içine sıralı sırasız uyuklamak girince durum değişiyor. Bu belirtiler bir hastalığın işareti olabiliyor.

   Dünyada yapılacak pek çok iş dururken boş oturup uyuklayanların, daha doğrusu pinekleyenlerin olduğunu da unutmayalım. Bu tür uyuklama belirtisi gösterenlere hekimler değil halk tanı koymuştur: “Tembellik hastalığı”.

   Öğle uykusuna “tarâvet uykusu” da denir, “güzellik uykusu da. “Tarâvet”in sözlükteki açıklaması şöyle: Tâze, taptâze olma, körpelik. Birçok ülkede, özellikle sıcak iklimli ülkelerde öğle uykusuna “siesta” dendiğini bilinir. Bu ülkelerde siesta o kadar yaygın ve doğal bir iştir ki öğle saatlerinde ortalıkta neredeyse kimseciklerin olmadığını oraları gezip görmüş olanlar, biraz da hayretle anlatırlar.

   Dilimizde uyku ve uyumakla ilgili pek çok halk deyişi de vardır.

   Farkında olmadan ya da iyi niyeti yüzünden zarara uğrayan kimselere “Ayakta uyuyup otel parası veriyor” denir. Yaşananların, olup bitenlerin farkında olmayanları uyarmak için “Uyan be adam!” deyişi yaygındır.

   Uyuyup kalmak, gözünden uyku akmak, uykusu başına vurmak, uykusu kaçmak, uykusu açılmak, uyku basmak/bastırmak, uyur uyanık, başını yastığa kor komaz uyumak, uykusu hafif, uykusu ağır, uyku durak yok, uyku çekmek, uyku kestirmek, mışıl mışıl uyumak, horul horul uyumak, uykulu uykulu gibi deyimlerimiz de vardır.

   Uyurken konuşanlar, konuşurken uyutanlar konusu da ilginç bir konudur.