ERAY CANBERK

“DEVEKUŞUNA MEKTUPLAR”

   Hikâyeci ve oyun yazarı Haldun Taner (1915-7 Mayıs 1986) köşe yazılarıyla da tanınır.

ERAY CANBERK

PAÇAVRA HASTALIĞI

      “Grip” insanı paçavraya çevirdiği için halk arasında “paçavra hastalığı” diye de anılır. Peki “paçavra” nedir? “Paçavra” sözcüğü Yunanca “patsavra”dan geliyormuş. Tanımı da şöyle: “ Eskimiş bez veya kumaş parçası, çaput”.

ERAY CANBERK

DALDAN DALA (VI)

“Van’da terör nedeniyle 22 yıl önce boşaltılan köyüne 7 yıl önce dönen 7 çocuk babası 53 yaşındaki Derviş Muhan, tek başına yaşıyor.” (Cumhuriyet, 7 Mart 2017).

ERAY CANBERK

UNUTULMAMASI GEREKİRKEN…

Daha önceki yazıda Mart ayındaki özel günlerden söz ederken unutulmaması gereken bir günü, 14 Mart Tıp Bayramı’nı atlamışım. Oysa hekimin ve tıbbın hayatımızda önemli bir yeri vardır.

ERAY CANBERK

YİTİRDİĞİMİZ İKİ AYDIN

    Geçen hafta iki aydınımızı, daha doğrusu örnek iki aydınımızı sonsuzluğa uğradık. Önce Güven Arsebük (d. 1936) 17 Nisan’da, ardından da Erdoğan Teziç (d. 1936) 23 Nisan’da dünyamızdan sonsuza göçtü. Her ikisi de emekli öğretim üyesiydi ve her ikisi de birçok öğrenci yetiştirmiş, kendi alanlarında bilim ve kültür dünyamıza katkıda bulunmuş kimselerdi.

ERAY CANBERK

MART AYI

 “Mart kapıdan baktırır; kazma, kürek yaktırır” tekerlemesiyle anılır ama Mart’ın başka özellikleri de vardır. Bunlar doğa olaylarıyla ilgili olduğu kadar tarihsel olaylarla da ilgilidir.

ERAY CANBERK

EVET… HAYIR…

   Yeni anayasa için halkoylamasına doğru gidildiğinden son bir ayda “evet” ve “hayır” kelimelerini her zamankinden çok daha fazla kullandık. Buna “Bu kelimeleri her zamankinden çok dana fazla söyledik ve işittik” de diyebiliriz.

ERAY CANBERK

BİR SERGİ DOLAYISIYLA…

 İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nde açılan “Dört Ayaklı Belediye: İstanbul’un Sokak Köpekleri” sergisi gördüğü büyük ilgi nedeniyle 22 Nisan 2017 tarihine kadar uzatılmış.

ERAY CANBERK

ŞİİRİN SESİ

Bundan üç hafta kadar önce, 21 Mart’ta “Dünya Şiir Günü” kutlandı.

ERAY CANBERK

YETİŞMİŞ İNSANLARIMIZIN…

      Bundan 28 yıl önce, 1989’da “ODTÜ Prof. Dr. Mustafa N. Parlar Eğitim ve Araştırma Vakfı”nın “Bilim Hizmeti ve Onur Ödülü” alan bilim adamımızın ödül töreninde yaptığı teşekkür konuşmasından şunları öğreniyoruz: