Güney Kore’de bağımsız yargı (II)

in Ali Er

Türkiye’nin demokrasi ve hukuk kalitesini arada doğumuzdaki gelişmiş ülkelerle kıyaslamak faydalı olur, çağdaş uygarlık düzeyindeki yerimizi görmemizi kolaylaştırır.

                                                                            ***

Güney Kore malum, başkanlık sistemi ile yönetilen bir demokrasi… Dünyaya teknoloji ihraç eden gelişmiş bir ekonomi… Kişi başına milli geliri Türkiye’nin üç katını da aşıyor...

                                                                             ***

Yarın saat 16.00’da yüz binlerce (tahminlere göre 1 milyona yakın) Koreli Seul’un ana meydanında toplanacak ve Başkan Park Guen-Hye’nin istifasını isteyecek… Nedenini geçen haftaki yazımda anlatmıştım. Bir kez daha hatırlatayım:

Başkan Park Guen-Hye’nin genç kızlık döneminden beri yakın arkadaşı ve sırdaşı olan Choi Soon-sil, Kore kültürünü ve sporunu geliştirmek amacıyla kurulmuş iki vakfı yönetiyordu. Adını duyduğumuz hemen tüm Güney Koreli şirketler, her iki vakfa milyon dolarlık bağışlarda bulundular. Ne var bunda diyeceksiniz?.. Koreliler bir şeyler olduğunu iddia etti. Dediler ki, bu vakıfların arkasında başkan var ve aslında onun emeklilik yıllarına hazırlık için kuruldu. Ayrıca, bağış yapan şirketler de gönüllerinden böyle geçtiği için değil, başkanlık saraydaki bazı yetkililerin yönlendirmesi veya baskısıyla yaptılar. Bu arada, Choi Soo-sil’in hiçbir resmi görevi olmamasına rağmen Başkan Park’ın konuşma metinlerine son şeklini verdiği iddiaları da ortaya atıldı. Bir başka iddiaya göre, Choi vakıfların 9 milyon dolarını zimmetine geçirdi.

                                                                                            ***

Kore devleti ve halkı yukarıdaki iddialara şu refleksi gösterdi:

Halk protesto gösterileri düzenledi… Gösteriler hala sürüyor… Başkanın halk desteği yüzde 5’e kadar düştü.

Polis yetkilileri, “halkın toplanma özgürlüğüne halel getirmeden, gösterileri barışçıl biçimde kontrol etmeye çalışıyoruz” açıklaması yaptı.

Yargı;

  • Choi Soo-sil hakkında soruşturma başlattı. Choi, devlet işlerine karışmak ve vakıflarla ilgili suçlamalardan tutuklandı.
  • Söz konusu vakıflara bağış baskısı yaptıkları ileri sürülen Başkan Park’ın danışmanları tutuklandı.
  • Bağış yapan şirketler hakkında ayrıca soruşturma başlatıldı. Savcılar Samsung’un ofisini bastı.

 

Başkan Park Guen- hye ise iki kez halktan özür diledi. İstenirse ifade verebileceğini hatta bağımsız bir komisyonun önüne çıkmaya hazır olduğunu açıkladı.

                                                                 ***

Güney Kore demokrasisi Avrupa standartlarını yakalayabilmiş değil. İç savaşın travmatik etkileri buna engel oldu. Fakat, demokrasinin olmazsa olmazı “güçler ayrılığı” prensibi işliyor. Yukarıdaki olay, bağımsız yargının kalitesine ilişkin tek örnek değil. 1997’de, dönemin Devlet Başkanı Kim Young-sam’ın oğlu da yolsuzluk nedeniyle tutuklandı ve mahkûm edildi. Sonraki devlet başkanlarından da yakınları yargı karşısına çıkarılmayan olmadı.

                                                                    * **

Güney Kore’nin ekonomik mucizesinin kaynağını iyi kötü biliyoruz. Yargı bağımsızlığında yakaladıkları kalitenin kaynağında şu var: Güney Kore’de 80’li yıllarda orta sınıfından da içinde güçlü bir demokrasi mücadelesi verildi ve başarıldı. Bağımsız yargı bu mücadelenin başlıca hedeflerinden biriydi. Özetle, Güney Kore’ye demokrasi halkın mücadelesiyle geldi ve beraberinde bağımsız yargıyı da getirdi.

Türkiye’nin siyasi tarihi ise ağırlıkla demokrasi mücadelesi değil, iktidar kavgasıdır. Ve yargı hep iktidar kavgalarının bir aracı olarak görüldü, bu hedefe göre dizayn edildi.

 

 

Yorum yapın

Misafir olarak yorum yapın

0
hizmet koşulları.

Yorumlar