İşçinin de kahramanı Nail Abi

in Ali Er

Türk-İş’in 2007 yılı Genel Kurulu’nda, TGS delegesi olduğumu öğrenen emektar delegelerden biri yanıma geldi. Eski genel kurulları çok aradığını söyledi. Sonra yanma geliş nedenini anlattı:

 

“Nail Güreli konuşurken, delegedeki heyecanı, coşkuyu görecektin” dedi.

Kahramanımız ortak çıkınca, haliyle ısındık birbirimize…  Aralarda buluşup sohbeti sürdürdük. Ben de Nail abinin gazeteciliğini, gazetecilere yaptığı liderliği, basın özgürlüğü ve insan hakları mücadelesini anlattım.  

                                                                                        ***

Nail Güreli’yi bundan böyle anarken ve anlatırken, bence önce 90’lı yılları anlatmalıyız… Şu nedenle: Faili meçhul siyasal cinayetlerin, yargısız infazların, polis işkencesinin sıradanlaştığını; savcıların can güvenlikleri endişesiyle görevlerini yapamadığını, bu nedenle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Türkiye’deki başvuruları doğduran kabul ettiğini; dönemin iktidar ortağı SHP’nin, 1 Mayıs’ta sille tokat dövülen kendi milletvekiline saldıran polisleri bile yargı önüne çıkaramadığını; devlet adına hareket eden çetelerin türediğini hatırlatmadan Nail Güreli hakkında ne söylesek eksik kalır…

                                                                                ***

Dönem böyle bir dönemdi… İstanbul’da, güpegündüz, üstelik gazeteci arkadaşlarının yanında gözaltına alındıktan sonra dövülerek öldürülen gazeteci Metin Göktepe cinayeti, onlarca faili meçhul cinayetten biri olarak kalabilirdi. Hatırlayanlar bilir, bunun için az çaba da sarf edilmedi. Metin Göktepe, gözaltına alınanlar listesinde yok denildi, bırakıldıktan sonra duvardan düştü denildi, dava dosyası başka illere gönderildi vs…

Nail Güreli, TGC Başkanı olarak bu koşullarda kaya gibi karşılarına dikildi. Etrafında kenetlenen bir grup gazeteciyle korkusuzca cinayetin üstüne gitti ve katilleri mahkûm ettirdi.

                                                                          ***

Nail Güreli, TGC’nin Bülent Ecevit’idir. Ecevit’in 70’li yıllarda CHP’de yaptığı dönüşüme benzer biçimde Cemiyet’in basın özgürlüğü mücadelesini sahaya taşıdı. Bugün basın özgürlüğü için hala sokağa çıkan gazeteciler varsa, biraz da Nail Güreli’nin aşıladığı mücadele ruhu sayesindedir. 

                                                                               ***

Sanırım ABD’li General Douglas Mac Arthur’un sözüydü. “Eski askerler ölmez, sadece gözden kaybolurlar” demişti.

Nail abi, epeydir gözlerden ıraktı zaten. Bugün dostlarına, sevenlerine son kez görünecek ama biliyoruz ki, daha çok yaşayacak!..

Güle güle Nail abi…

Işıklar içinde uyu…

Yorum yapın

Misafir olarak yorum yapın

0
hizmet koşulları.

Yorumlar