ÖMER LÜTFİ METE

Vefa, sevgide, dostlukta, hayatta ya da öldükten sonra sevgi ve ilgide devamlılık demek. Ölene vefa göstermek, hayatta yapılan çok iyiliklerden daha üstündür. Çünkü ona riya karışmaz.

 

 

Bu açıdan İBB Kültür Daire Başkanlığı Kültürel Etkinlikler Müdürlüğü’nün vefa programları önem taşıyor. Fikir ve edebiyat hayatımızın mihenk taşlarından unutulmaz senaryoların yazarı Ömer Lütfi Mete, Türk Edebiyatı Vakfı’nın, “Vefa Sohbetleri” programı kapsamında, İBB Kültürel Etkinlikler Müdürlüğü’nün katkılarıyla anıldı.  

Ahmet Tezcan, Mehmet Ali Bulut, İsa Kocakaplan ve İbrahim Öztürkçü, Ömer Lütfi Mete’nin hayatını, görüşlerini, anılarını ve eserlerini anlattılar.

Ömer Lütfi Mete, bilinen sevilen, sayılan, okunan takip edilen bir meslektaşımdı. Toplumsal hafızalar o kadar fukaralaştı ki, bir gün önceki olayları, sözleri unutur olduk. Ömer Lütfi’yi de unutanlar, tanımayanlar olabilir, Biyografisini aktaracağım ama önce 20 Kasım 2009 tarihli Hürriyet gazetesinde Ahmet Hakan’ın yazısından bir alıntı yapayım:

“BİR ÖMER LÜTFİ METE GEÇTİ BU DÜNYADAN

Çoktandır hastaydı... Ağır hasta... Yaşaması bile mucize deniyordu... Ziyaretine gidecektim...

“Hafızası yerinde değil, bazen tanıyor, bazen tanımıyor” dediler, vazgeçtim.

Koca Ömer Lütfi’yi o halde görmek istemedim galiba...

Ömer Lütfi Mete çok önemlidir benim hayatımda...

Televizyonculuk denilen gayya kuyusuna ilk onun yanında düştüm.

Ömer Lütfi Mete’nin öncülüğünde İsmail Güneş, Eyüp Can, Abdurrahman Çapar, Kutlu Esendemir, Ali Kıdık gibi isimlerle bir haber programı yapıyorduk...

Gençtik. Acemiydik. Yeni başlıyorduk.

Fakat Ömer Lütfi Mete, hepimizle eşit ilişki kuruyordu. Ortama girdiğinde başat unsur olan ama bu konumunu asla kullanmaya kalkmayan türden biriydi o.

MHP’ye yakın deniyordu ama hiç MHP’liye benzemiyordu. “İslamcı” desen, tam olarak o da değildi...

“Tarikatçı” sözünün olumsuz çağrışımları da uymuyordu ona...

Ama şurası kesindi:

Şefkat abidesiydi... Acayip cömertti... Hoş sohbetti...

Anlayışlıydı... Yargılamazdı... Yadırgamazdı...

Hakkı yenmiş bir yazardı...

İyi bir yazardı ama fark etmek kimsenin işine gelmediğinden fark edilemedi.

“Deliyürek” ve “Kurtlar Vadisi” gibi popüler dizilerde senaristlik yaptı...

O dizilerin ruhuna sinmiş bir derinlik varsa, bunda Ömer Lütfi Mete’nin katkısı büyüktür...

Bir ara aynı işte çalıştık yine: Sabah Gazetesi’nde bir ara beraber yazdık...

Hiç unutmam: Sabah yazarlarına Reina’da bir yemek verilmişti... Orada birbirimize bakıp acemiliğimize gülmüştük...

Hiç ilişkimiz kopmadı Ömer Lütfi Mete ile... Hep dost olduk... Hep arkadaş...

Eğer bir anlamı varsa...

Ben yürekten şahidim:

İyi bilirdik... İyi bilirdik... İyi bilirdik...

Allah rahmet etsin...”

 

“Gençleri seven, onlarla beraber olmaktan çok hoşlanan, düşüncelerini değer verip, her biri için gönlünde kıymet tutan, hafızasıyla dehşete düşüren, görmek isteyen herkese kapısı açık olan gazeteci yazar Ömer Lütfi Mete kimdi?

1950’de Rize'de doğdu. İlk ve orta öğrenimini burada bitirdi. 1970’de İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ne girdi. Aynı dönemde Babıali'de Sabah gazetesinde basın hayatına atıldı. 1972'de İktisat Fakültesi'nden ayrıldı. 1973 yılında başladığı Atatürk Eğitim Enstitüsü'nü1976'da bitirdi. Bir süre edebiyat öğretmenliği yaptıktan sonra gazeteciliğe döndü. Bizim Anadolu, Tercüman, Türkiye, Yeni Haber, Orta Doğu, Yeni Şafak, Ayyıldız, Yeni Binyıl, Sabah gazetelerinde yönetici ve yazar olarak çalıştı. Türk Edebiyatı, Boğaziçi ve Çağrışım dergilerinde makale, mizahi öykü ve şiirleri yayınlandı. 18 Kasım 2009’da 59 yaşında vefat etti.

Şiirlerini "Gülce" adlı kitapta toplamıştı. Allahsız Müslümanlık, Milliyetsiz Milliyetçilik, 28 Şubat'tan Şemdinli'ye Derin Çeteler, Derin Devlet, Dünyayı Kimler Yönetiyor, Derin Millet Manifestosu, Çığlığın Ardı Çığlık, Yerden Göğe Kadar, Asker ile Cemre, Çizme, Hacı yağı ile Parfüm Arasında, Balonya Tünel, İtfaiye Yanıyor ve Erdoğan Operasyonu (Mahir Kaynak ile ortak) adlı eserlerini kaleme aldı.

Ömer Lütfi Mete'nin, yazdığı sinema ve dizi senaryoları arasında Çizme, Gülün Bittiği Yer, Bizim Yunus, Kurtlar Vadisi Irak, The İmam, Köstekli Saat, Ayrı Dünyalar, Veysel Karani, Ahmet Bedevi, Bizim Ev, Evlere Şenlik, Ortaklar, Deli Yürek, Avcı, Hayat Bağları, AGA, Kurtlar Vadisi, Kurtlar Vadisi Pusu, Eşref Saati, Ekmek Teknesi ve Çanakkale Destanı yer alıyordu.

 

 

 

 

Yorum yapın

Misafir olarak yorum yapın

0
hizmet koşulları.

Yorumlar