LEYLÂ’DAN MEVLÂ’YA GÜLNİHAL’E MEKTUPLAR

 İsmail Bilgin’in “Gülnihal’e Mektuplar”ını yıllar önce “Sanat Alemi”nde okurken, bunların kitaplaşmasını çok arzu etmiştim. Çünkü, Gülnihal’e mektuplar, gelişi güzel yazılmış yazılar değildi. Güzellik ve ufuk derinliği olan, dil musikisine uyumlu, yüksek duygu ve düşünceleri, ustalıkla yansıtan, şiir özelliğini içeren doyurucu yazılardı ki, bunlar mensure başka bir şey değildi. Dileğimin gerçek oldu. Sevinçliyim.

 

Kitabın yayıncısı Mihrabad Yayınları her ne kadar Deneme kategorisi içinde yayınlasa da, bana göre Gülnihal’e mektuplar mensuredir

Mensure, edebiyatımıza 19. Yüzyılda Fransızlardan geçti. "Servet-i Fünun"cuların da denedikleri bir tür oldu. . Biçimsel olarak düz yazıya, anlatım ve üslup olarak da şiire benzer. Ölçü ve uyak koşuluna bağlı kalınmadan, düz yazıyla şiirsel söyleyişin amaçlandığı yazıdır. Mensur şiirin Türk edebiyatındaki ilk örneklerini Halit Ziya Uşaklıgil verdi. Mehmet Rauf, Ruşen Eşref ve daha bir birçok yazarınız başarılı eserler verdiler.

Klasik edebiyatımızda da var. Kimileri mensure, kimileri nesir şiir, daha eskiler Musecca Nesir veya Seci’li Nesir demişler. Bu nesirlerin daha ilerisi ve türlü sanatlarla bezenmişleri var ki, onlara “İnşa”, yazarlarına Münşî, bu yazıların bir araya getirilerek hazırlanan kitaplara da “Münşeat” denilmiş.

Kısaca, Rabindranath Tagore'un Büyüyen Ay’ı, Avare Kuşlar’ı, Feyzi Halıcı’nın Selçukya Güzellemesi, Rıza Beşer’in Yolcu’su neyse İsmail Bilgin’in Leyla’dan Mevla’ya Gülnihal’e Mektuplar’ı aynı...

İsmail Bilgin de bu alanda yazanlar gibi, büyük başarı ile şiirselliği sağlamakta, cümlelerde iç uyumu gözetmekte, imgeden, şairane benzetmelerden yararlanmakta...

Leylâ’dan Mevlâ’ya, Gülnihal’e yazılmış 40 mektuptan oluşmuş. Örnek teşkil etmesi için beşinci, onuncu, yirminci ve kırkıncı mektuplardan gelişi güzel birkaç cümle aktarmak istiyorum:

“Gülnihal,

Ben bir yağmur damlası gibiyim. Tek bir yağmur damlası... Küçük ama çok küçük olduğuma bakma. Kabe yollarına düşen bir zavallı karınca gibi çorak, bağrı susuzluktan yanmış topraklara ve çöllere düşmek için bulutlardan atlamaya hazır bir yağmur damlasıyım.”

“Gülnihal,

.....Ben bir ipek kozasında, kendi derdiyle hemhal olan,, kendi derdini yine kendine söyleyen biriyim. Kozamdan çıkmaya beni zorlama. Ben sevdan, hayalin ile bir hoşum, bununla hoşnutluk bulmuşum... “

“Gülnihal,

Tut ki gecedir... Her yanı karanlık sarmalamıştır. Her şeyin üstünü sanki bir zulmet perdesi örtmüştür tül tül. .. Yalnızlığım geceler boyunca büyümüştür. ...Her ne kadar dertleri ile hoşnut olanlar varsa da, derdine derman arayanlar günün ışıklarını hasretle bekler. Benim, seni beklediğim gibi ... “

 

  1. Mektupta “Ben derviş ile gidiyorum. Gülnihal, bundan gayrı hoşça kal” diyen Mecnun misali âşığın 40. Mektubu “Yaradan’a Yakarış”tır ki, Gülnihal’e terennüm edilen aşkın, ilâhi aşk olduğunu pekiştirir.

Hem yakarış, hem itiraflar vardır:

“.......Ben aşk diye gecelerin başına gardiyan kesilmişken, uçsuz bucaksız deryanın kumsalında beyhude yere gezinmiş, kendi ayak izlerimi takip edip durmuş ama bir arpa boyu yol alamamış, gafil ve şaşkın birisiyim. Aşk denilen şeyden ne kadar uzakmışım. Şaşkınmışım. Bu yüzden bedbahtım. Yalnızım. Kimsesizim ...”

Zaten İsmail Bilgin’de çalışmasıyla ilgili şu bilgiyi veriyor:

" İç çekişmelerimin, ümitlerimin, korkularımın, beşeri sevda ile ilahi sevda arasında farkı anlamaya çalışmak, bana bu mektupları yazdırdı.”

İsmail Bilgin, İsmail Bilgin 1964 yılında Evreşe’de doğdu. 1988 yılında İstanbul Üniversitesi Jeoloji Mühendisliğini bölümünü bitirdi. Aynı bölümde doktora yaptı. Bir süre kamuda çalıştıktan sonra yazın hayatına ağırlık verdi. Pek çok yarışma kazandı. Tarihi araştırmalarını kitaplaştırdı. Başlıca eserleri şunlar:

Hasret Hikâyeleri, Gelibolu, Çanakkale'ye Gidenler, Çanakkale Destanı, Çanakkale Günlüğü, Çanakkale Tufanı, 57.Alay Çanakkale-Galiçya-Filistin üçlemesi, Çanakkale'nin Kadın Kahramanı, Çanakkale'nin İsimsiz Kahramanları, Çanakkale İçinde Vurdular Beni, Çanakkale Kahramanlan, Tarihimizi Yazanlar, Kurtuluşa Koşanlar, Kurtuluş Savaşı Hikâyeleri, Sarıkamış-Beyaz Hüzün, Elveda Balkanlar, Medine Müdafaası, Kut'ül Amare, Osmanlılar Geliyor, Ankara'nın Ateştir Yolu, Kurtuluşun Kahramanları-l ve 2, Alparslan Akıncısı-l ve 2, Evliya Çelebi'nin Maceraları, Türk Bilginleri, Evliya Çelebi Dünyayı Dolaşıyor, Satuk Buğra Han Destanı...

LEYLÂ’DAN MEVLÂ’YA GÜLNİHAL’E MEKTUPLAR, MİHRABAD YAYINLARI (0212 514 28 28 www.mihrabadyayinlari.com)

 

 

Yorum yapın

Misafir olarak yorum yapın

0
hizmet koşulları.

Yorumlar