AHMET ÖZDEMİR

KERİME NADİR

0

Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının önemli yazarlarından biri Kerime Nadir’di. Büyük eleştirileri ve büyük övgüleri üzerine çekti. Yazarlığını topluma ve gerçeklere sırt çevirerek kendi dünyasında sürdürmekle” eleştirildi. Köşklerde, yalılarda geçen olaylarla, soylu ve seviyeli kişileri anlatan romanlar yazmakla, itham edildi. Onu, çağının sorunlarına ilgisiz, romantik aşkları anlatan piyasa romancısı olmakla suçladılar.

0
AHMET ÖZDEMİR

TÜRK BASININDA CEMİL MERİÇ

0

Geride bıraktığımız 13 Haziran, büyük Türk düşünürü aydını Cemil Meriç’in ölümünün otuzuncu yıl dönümüydü. Ne yazık ki Cemil Meriç’i birçoklarımız “İslamcı” la da “Ülkücü” etiketler altında tanımakta. Oysa Cemil Meriç, konulmak istenen bütün kafeslerin ötesinde vicdanı ve özgür düşüncesini halkına sunan değerlerin üstünde bir değerdi. Düşünce adamlığıyla birlikte alçak gönüllü bir şairdi. İşte ondan kalan bir dörtlük:

0
AHMET ÖZDEMİR

TÜRK SİNEMASININ YORGUN SAVAŞÇI’SI HALİT REFİĞ

0

  Eski sinema afişlerinde bir deyim bulunurdu “Otuz iki kısım tekmili birden...” Osmanlı'nın son dönemlerinde, halkın alıştığı 'arkası yarın' türündeki tek sahnelik tiyatro gösterilerinin, bir araya toplanıp bir bütün halinde seyirciye sunulduğunu belirtmek üzere kullanılmış. Otuz iki kısım tekmili birden. Gişe önlerinde, ellerindeki çıngırağı çalarak çığırtkanlar halka böyle duyururmuş. Eksiksiz, hepsi, tamamı, ne var ne yoksa manasında bir deyim: Otuz iki kısım tekmili birden...

0
AHMET ÖZDEMİR

ADALET ADALET ADALET...

0

Sinoplu Diyojen MÖ 412- 323 yıllarında yaşadı. Bir fıçının içinde hayatını sürdürdü. Güpegündüz elinde lambayla dolaşırken kendisine ne yaptığını soranlara “Adam arıyorum, adam!” diyerek cevap verdi. Günümüzde kimileri Diyojen’in fenerini eline almış adalet arıyor, adalet terazisini elinde tutanlarla “sözde, özde” tartışmasına giriyor.

0
AHMET ÖZDEMİR

KELEBEK VE VEDA BUSESİ

0

Nostaljiye “Yurt, sıla, baba ocağı özlemi,” diyorlar. Ama daha çok ikinci anlamı olan; geçmiş bir çağa, geçmişteki yaşama duyulan aşırı sevgi ve özlemi tutuyorum. Gençler kınamasınlar, yaş ilerledikçe nostalji hastalık haline geliyor. Zamanı ancak hayal dünyanızda geri sarabiliyorsunuz. Yoksa ne o günleri, ne o insanları geri getirebilirsiniz. Sizin bildiklerinizi, sizin gördüklerinizi gençlerin görmesi, bilmesi mümkün değil. Onlar elbette zamanı yaşayacaklar. Bizim geçmişte yaşadığımız gibi...

0
AHMET ÖZDEMİR

ÇANAKKALE SAVAŞI DİZİSİ

0

İş Bankası Kültür Yayınları bir tarih hazinesi değerinde “Çanakkale Savaşı Dizisi’ne yeni kitaplar eklemeyi sürdürüyor. Bu dizinin görebildiğim kitapları şunlar: 1- Arıburnu Çıkarma, 2- Gelibolu Osmanlı Harekâtı, 3- Arıburnu 1915, 4- Gelibolu 1915, 5- Gelibolu Günlükleri, 6- Anafartalar Ağustos Taarruzu, 7- Atatürk ve Çanakkale’nin Komutanları, 8- Arıburnu’nun İlk Müdafaası, 9- 1915 Baharında Çanakkale, 10- Çanakkale 1915, 11- Cesarettepe Çanakkale’de Anzak Trajedisi, 12- Çanakkale: Yeni Zelandalıların Öyküsü, 13- Anafartalar Kumandanı Mustafa Kemal ile Mülâkat. 14- Çanakkale Üzerinde Bir Şahin, 15- Çanakkale Denizaltı Savaşı, 16- Çanakkale Zığındere, 17- Gelibolu Savunması, 18- Çanakkale Boğaz Savunması, 19- Çanakkale Günlükleri

0
AHMET ÖZDEMİR

KÜLTÜR ÇAĞLAYANI DERGİSİNİN YENİ SAYILARI

0

Kültür Çağlayanı dergisinin 42, 43, 44 ve 45. sayılarını birlikte okuma fırsatını buldum. Dergi, 42. Sayısıyla birlikte yedinci yılını doldurdu. Sekizinci yıldan yol almaya başladı. Kültür Çağlayanı, 42. Sayısında da bir birinden ilginç konuları taşımış. Prof. Dr. Tuncer Gülensoy ve Gülağ Öz katıldıkları uluslararası sempozyumlardan söz ediyorlar. Nail Tan, 2017 yılında anılacak sanatçılardan bazılarını kısaca hatırlatırken, Hayrettin İvgin, "Ozan Nedir? Âşık Nedir?" sorusunu bir kez daha yanıtlıyor. Beş yıl önce kaybettiğimiz hamasi şiirlerin babası Fahri Ersavaş'ı Abdulkadir Güler anmış. Ahmet Özdemir’in Kalecikli Mirati’ye ilişkin bir tanıtım yazısı var. Bir birinden güzel, denemeler, söyleşiler, şiirler Kültür Çağlayanı’nın 42. Sayısının içeriğinde yer almış.

0
AHMET ÖZDEMİR

BAYRAMDAN SONRA KINAYI BAŞINA ÇAL

0

Bir bayramı daha geride bıraktık. Bugün geç de olsa bayramdan söz edeyim. İşi bir fıkra ile başlayalım:

0
AHMET ÖZDEMİR

LEYLA VE NAZAR

0

Geçtiğimiz haftalarda sahilimizdeki “Nazar Ağacı”ndan söz ettim. Bu yıl yazlık günlerinden kalacak güzel anılardan biri nazar ağacımız olacak. Yıllardır şezlongumu koyduğum yerde, kuruyan iğde fidanına komşumuz Hikmet hanım bir kaç nazar boncuğu astı. Arkasından, Deniz, Damla, Nihan, Beste, Ece, Umit, Armağan, Burcu, Pelin, Demet, Fatoş. Ninan, Betül ve diğeri kardeşler yenilerini eklediler. Türlü nazar boncukları, allı, pullu, sarılı, yeşilli, ille mavili mavili kurdeleler sevgi odağımız oldu.

0