İyi ki büyümüşüz…

Son haberler hayli iç açıcı görünüyor! Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre Türkiye ekonomisi üçüncü çeyrekte yıllık olarak yüzde 11,1 büyümüş.

 

Temmuz-Eylül arası dönemi kapsayan gayrisafi yurtiçi hasıla üçüncü çeyrek ilk tahmini, 2017 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 11,1 artarak son altı yılın en yüksek büyüme rakamı kaydedilmiş.

Anlamadığım, ya da vatandaşın anlamadığı şey, neden bu büyümenin nimetlerinden kendisinin bir türlü faydalanamamış olması. “Madem büyüyoruz o halde ben neden küçülüyorum, kemer sıkıyorum” demiyormu vatandaş haklı olarak?

Büyümüşüz büyümesine de, işsizlik mi azalmış, çiftçinin derdi mi eksilmiş, esnaf krediyle geçinmekten mi kurtulmuş ne olmuş?

TÜRK-İŞ’in Kasım ayı araştırmasına göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı yani açlık sınırı 1.567,45 TL oldu.

Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 5.105,71 Türk Lirası. Asgari ücret hala bin 404 lira seviyesinde duruyor. Ama biz yüzde 11,1 oranında büyümüşüz.

Vatandaşın kredi kartı borcu, tüketici kredileri dağları aşmış, ayın sonunu getirmek için yüz takla atıyor, işsizliğin had safhaya ulaştığı ülkemizde üniversite, yüksekokul mezunları boşta geziyor. Ama biz yüzde 11,1 oranında büyümüşüz.

Esnafın çoğu siftah yapmadan dükkan kapatıyor, çiftçi mazota para yetiştiremiyor, benzine-mazota zam üstüne zam yapılıyor, köylü ürününü yetiştiremiyor. Ama biz yüzde 11,1 oranında büyümüşüz.

Demek ki yine de övüneceğimiz bir şey var ülkede! Ne o? Yüzde 11,1 oranında büyümüşüz…