‘Bütün rekorları kırmak istiyorum’

Akgül, “26 yaşındayım önümde 5-6 sene zirvede olabileceğim yıllar var. İnşallah bütün rekorları kırıp serbest güreş rekortmeni olmak istiyorum." ifadelerini kullandı

2016 Rio Olimpiyatları'nda güreşte serbest stil 125 kiloda altın madalya kazanan Taha Akgül, ağır sıklette güreşin belirli bir yaşa kadar yapılabildiğini belirterek, "Bütün rekorları kırıp serbest güreş rekortmeni olmak istiyorum" dedi. Dünya ve Avrupa şampiyonluğu kariyerine olimpiyat şampiyonluğunu da ekleyen Taha Akgül, Rio'da madalya koleksiyonunu genişlettiğini söyledi.

Daha önce Avrupa ve dünya şampiyonalarında madalyalar kazandığını anlatan Taha, unvanını korumak için çok çalışması gerektiğini ve 2020 Tokyo Olimpiyatları'nda zirvede yer almak istediğini belirterek, "Güreş ağır sıklette 32-33 yaşına kadar zirvede yapılabilen bir spor. 26 yaşındayım önümde 5-6 sene zirvede olabileceğim yıllar var. İnşallah bütün rekorları kırıp serbest güreş rekortmeni olmak istiyorum." ifadelerini kullandı. Letonya'nın başkenti Riga'da martta düzenlenen Avrupa Şampiyonası öncesi sakatlık yaşadığını anımsatan Taha, sonrasında sakatlığını atlatarak kazanma inancıyla olimpiyatlara hazırlandığını dile getirdi. Sakatlığına rağmen Avrupa Şampiyonası'nda güreştiğini hatırlatan Taha, şöyle konuştu: "Sakatlığıma rağmen güreşten kopmadım. Katıldığım Avrupa Şampiyonası'nda yenildikten sonra bana 'büyüklerini dinlemiyor' eleştirileri yapıldı. Ben her şeye vatanım, milletim için, maddi anlamda hiçbir beklentimiz olmadan giriştim. Ben vazgeçmeyip çalışarak emeğimin karşılığını aldım. Eleştirilere cevabımı verdiğimi düşünüyorum. Sakatlığım süresince de çok çalıştım. Fizik tedaviye gittim, eve geldim bu süreci böyle değerlendirdim."

"Olimpiyat şampiyonu olduğumu odaya gittiğimde anladım"

Güreşe 14 yıl önce Sivas'ta başlayan, İzmir'in ardından 2011 yılında Ankara Büyükşehir Belediyesi ASKİ Spor'a geçen Taha, olimpiyat şampiyonu olduğunda Türk bayrağının dışında bir şey düşünemediğini dile getirdi. Taha, olimpiyatlarda psikolojik bir savaş yaşadıklarını anlatarak, şöyle devam etti: "Şampiyon olduğum andan odama gidene kadar bir şeyin farkında değilmişim. Odama gittiğimde anladım. Orada bir psikolojik savaş içindesiniz. Olimpiyat şampiyonluğuna, İstiklal Marşı'mız okunduğu, bayrağımızın en üste çıktığı an büyük bir savaşı kazanmışcasına sevindim."