“93 yaşındayım gazetecilikten ayrılmayı hiç düşünmedim”

Gazetecilik mesleğinin duayenlerinden Hıfzı Topuz, “Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin başkanları basın özgürlüğünü kahramanca savundular” dedi

93 yaşındaki usta gazeteci Hıfzı Topuz, Türk basınının duayen isimlerinin başında geliyor. Topuz,  1947-1958 yılları arasında Akşam Gazetesi’nde muhabir, istihbarat şefi, Yazı İşleri Müdürü ve Genel Yayın Müdürü olarak çalıştı.  İstanbul Gazeteciler Sendikası Başkanlığı’nda bulundu. Strasbourg Üniversitesi’nde devletler hukuku ve gazetecilik alanlarında yüksek lisans ve gazetecilik doktorası yaptı. Topuz, Paris’te UNESCO Genel Merkezi’nde, iletişim sektöründe özgür haber dolaşımı şefi olarak çalıştı.

GAZETECİLİĞİN KORUNMASI PROJELERİNİ YÖNETTİ

Kıdemli gazeteci Topuz, sadece Türkiye’de değil dünyada da adından sıklıkla söz ettirdi. Uluslararası mesleksel gazeteci örgütleri arasında işbirliği, basın ahlakı ve gazetecilerin koruması projelerini yönetti. Afrika ülkelerinde, Hindistan’da, Filipinler’de gazetecilik eğitimi seminerleri düzenledi. Kara Afrika’da Kırsal basın projesini oluşturdu. Birçok uluslararası gazetecilik projesine ve kitaba imza atan Hıfzı Topuz’un kaleme aldığı Basın Tarihi kitapları, iletişim fakültelerinde kaynak kitap olarak okutulmaya devam ediyor. 1998 yılında Burhan Felek Basın Hizmet Ödülü bulunuyor. 

CEMİYETE ÜYE OLURKEN DUYDUĞUM HEYECANI UNUTAMAM

Hıfız Topuz,  gazeteciliğe başladığı o günleri ve Cemiyet’e nasıl üye olduğunu anlatırken şunları dile getirdi:

“93 yaşındayım ve hiçbir zaman gazetecilikten ayrılmayı düşünmedim. Mesleğe 1947 yılında başladım. Bir yıl sonra Cemiyet’e üye olmak istedim. Cemiyet kurulalı daha iki yıl bile olmamıştı.  Cemiyet’e girmek için form doldurdum. Sedat Simavi, Cemiyet’in başkanıydı.  Sedat Simavi’yi gördüm ve formumu ona verdim. O heyecanımı unutamıyorum. Kısa bir süre sonra Cemiyet üyeliğine kabul edildim ve 68 yıldır Cemiyet üyesiyim.  Cemiyet’in gazetecilerin haklarını savunan bir kuruluş olacağını düşünüyordum.  Gazetecilerin haklarını, basın özgürlüğünü savunmak için mutlaka kurul halinde çalışmak kanısındaydım. Cemiyet de tek kuruluştu. Öyle de oldu.

GAZETECİLERE HEP KUCAK AÇTI

Bir süre sonra sendikayı, Cemiyet’in kanatları altında kurduk. Cemiyet her türlü gazetecilere kucak açtı.  Bütün etkinliklere beraber gidiyorduk. O zamandan beri faal bir üye olmaya çalıştım.  Hiç aksatmadım.  Bütün Cemiyet başkanlarını gördüm. Sedat Simavi’den başlayarak Cevat Fehmi, Nezih Demirkent, Nail Güreli, Orhan Erinç,  Turgay Olcayto kahramanca basın özgürlüğünü savundular.  Cemiyet’in onurunu gayet güzel savundular.  Halen de savunmaya devam ediyorlar. Biz onları yalnız bırakmadık, bırakmayacağız.

GÖRÜŞLERİN ÖZGÜRCE AÇIKLANMASI LAZIM

Üniversitelere gidiyorum konuşmaya.  Üniversite hocaları görüşlerini açıklarken korkuyorlar. Düşüncelerini açıklayamıyorlar. Cemiyet bugün benim düşüncemle Türkiye’de özgürlüğün, anlatım ve düşünce özgürlüğünün forumu oldu. Gazetecilerin her zaman yanında oldu.”