131 basın kuruluşu kapatıldı

Türkiye, 15 Temmuz’da parlamenter demokrasiye yönelik darbe girişimiyle karşı karşıya kaldı. i.  Yeni Şafak gazetesi muhabiri Mustafa Cambaz,  15 Temmuz’da Çengelköy’de çıkan çatışma sırasında yaşamını yitirdi.  Darbe girişimiyle ilişkili olduğu tespit edilen tüm radyo ve TV kuruluşlarının yayın hak ve lisanslarını iptal etti.  Darbe girişiminin ardından Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler ile Bazı Kurum ve Kuruluşlara Dair Düzenleme Yapılması Hakkında Kararname yayınlandı.  Bu kapsamda 131 basın kuruluşu kapatıldı.  Aralarında Nazlı Ilıcak, Hanım Büşra Erdal, Ali Akkuş gibi isimlerin de bulunduğu 23 gazeteci tutuklandı.  Gözaltı kararı bulunan gazeteci sayısının 90’nın üzerinde olduğu basına yansıyan haberler arasındaydı. Basın-Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü,  darbe girişiminin ardından 330 basın kartının iptal edildiğini açıkladı.
 
 
1 TEMMUZ
Yarına Bakış gazetesinin internet sitesine erişim engeli!
Zaman gazetesine kayyum atanması sonrası işten çıkarılan gazete çalışanlarının çıkardığı Yarına Bakış gazetesinin internet sitesine öğlen saatlerinde erişim engeli getirildi. Erişim engeli haberini gazete çalışanlarından Murat Tokay, Twitter hesabından duyurdu. Tokay, "TİB, gerekçe göstermeden gazetemizin internet sayfasına erişimi engelledi. http://yarinabakis.com yayını sürdürüyor. vpn'le erişim mümkün" diye yazdı.
 
03 TEMMUZ
İran’da 700 gazeteciye tehdit mesajı
İran’da yüzlerce gazeteci, kimliği belirsiz bir kaynaktan ülke dışındaki “düşman” organizasyonlarla iletişim konusunda uyaran bir SMS mesajı aldı.  Mesajda, “Yurt dışı kaynaklı tüm düşman unsurlarla iletişim ve işbirliği, e-mail ya da diğer metotlarla iletişim bir suçtur ve adalet karşısına çıkarılacaktır. Bu SMS son uyarıdır” ifadeleri yer aldı.İran basınında çıkan haberlerde, cuma günü gönderilen mesajı 700 kadar gazetecinin aldığı bilgisi yer aldı.
 
04 TEMMUZ
Erol Önderoğlu’ndan TGC’ye ziyaret
Özgür Gündem Gazetesi’nde yaptığı bir günlük sembolik nöbetçi yayın yönetmenliği görevi nedeniyle 10 gün cezaevinde tutuklu kalan Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, üyesi olduğu Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’ni 4 Temmuz Pazartesi günü saat 11.00’de ziyaret etti. Toplantıya TGC Başkanı Turgay Olcayto, Başkan Yardımcısı Recep Yaşar, Genel Sekreter Sibel Güneş ve Genel Sekreter Yardımcısı Niyazi Dalyancı katıldı. Erol Önderoğlu ziyarette yaptığı açıklamada kendini mağdur hissetmediğini belirterek şöyle konuştu:  “Türkiye’nin en köklü meslek örgütlerinin başında gelen Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin desteğini hep arkamda hissettiğini belirtti. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı  (TGC) Turgay Olcayto ise konuşmasında Erol Önderoğlu’nun, Ahmet Nesin’in ve Şebnem Korur Fincancı’nın tutuklama için özellikle seçildiğini, toplumda korku iklimi yaratmanın ve gözdağı verilmesinin hedeflendiğini vurguladı. Türkiye’de medyanın yüzde 80’inin iktidarı desteklediğini, gerçek habercilik yapan, halkı bilgilendiren yayın organı sayısının giderek azaldığını vurguladı.
 
05 TEMMUZ
DİHA muhabiri tutuklandı
Bianet'in haberine göre; Batman kent merkezinde haber takibine giderken içinde bulundukları araç dün akşam saatlerinde Kıbrıs Caddesi'nde durdurularak gözaltına alınan DİHA muhabiri Şerife Oruç ile araçta bulunan Emrullah Oruç ve Muzaffer Tunç savcılığa sevk edildi. Burada verdikleri ifadelerinin ardından da “örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edildiler.DİHA’nın haberine göre, mahkemede ifadesi alınan Oruç, gazeteci olduğunu aktardı.Mahkeme heyeti, Oruç’u ve yanında bulunan diğer iki kişinin, “Örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklanmasına karar verdi. Oruç ve beraberindeki iki kişi Batman M Tipi Cezaevi’ne gönderildi.
 
06 TEMMUZ
Cumhuriyet'te Can Dündar izne çıktı, 7 çalışan istifa etti
Şubat 2015'te gazetenin Genel Yayın Yönetmenliği koltuğuna oturan Can Dündar, görevi geçici olarak bıraktı. Medyatava'nın haberine göre kurum içi yaptığı bir duyuruyla yetkilerini bir süreliğine Cumhuriyet Vakfı'nın İcra Kurulu'na devrettiğini belirten Dündar'ın, yurt dışına çıkacağı ve gazetede yalnızca köşe yazarı olarak yer alacağı öğrenildi. Ayrıca gazetede Genel Yayın Yönetmeni Yardımcılığı görevini yürüten Tahir Özyurtseven, Yazı İşleri Müdürü Baydu Can, yazı işlerinden Murat Kürşat Can Döker, Emine Özcan, emlak sayfası editörü Ceren Kumbasar, röportajlarıyla tanınan Selin Ongun ve dış haberler şefi Pınar Ersoy görevinden istifa etti.
 
08 TEMMUZ
TGC: “Mustafa Yücel’i sevgi ve saygıyla anıyoruz”
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu önceki Genel Sekreterlerinden Mustafa Yücel’in ölümünün 33. yıldönümünde bir açıklama yaptı. Açıklamada; “Uzun yıllar Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreterlik görevini sürdüren Mustafa Yücel’i aramızdan ayrılışının 33. yıldönümünde TGC Yönetim Kurulu olarak sevgi ve saygıyla anıyoruz. Bir yandan öğrenci yetiştiren bir yandan da gazetecilerin sorunlarıyla ilgilenen Mustafa Yücel, dünyayla ve insanlarla barışık bir gazetecilik ustasıydı. Anısı önünde bir kez daha saygıyla eğiliyoruz “denildi.  7 Temmuz 1983 yılında vefat eden Mustafa Yücel, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nde yönetim kurulu üyeliği, başkan yardımcılığı görevlerinin ardından genel sekreterliğe getirildi. Cemiyetin genel sekreterliğini 27 yıl aralıksız sürdüren ve basın dünyasında “Hoca” olarak anılan Yücel, vefat ettiğinde 66 yaşındaydı.
 
12 TEMMUZ
Alman gazetecilerden TGC ve TGS’ye dayanışma ziyaret
Alman Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ve Alman gazetecilerden oluşan bir heyet Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve Türkiye Gazeteciler Sendikası’nı ziyaret etti. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto, “Ceza Yasası, Ceza Usul Yasası ve Terörle Mücadele Yasası üzerinde değişiklik yapılmadıkça Türkiye’nin özgür bir ülke olma şansını yakalayamayacağını düşünüyorum” dedi. TGS Başkanı Uğur Güç ise 7 bin gazetecinin işsiz bırakıldığına dikkat çekti.Görüşmede Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto,“2010 yılından bu yana hem basın sektöründe hem de üniversitelerde akademisyenlerin en çok baskıya uğradığı dönem yaşanıyor. Bu altı yıl içinde 300’e yakın gazeteci arkadaşımız cezaevine girdi, çıktı. Çok absürd suçlamalarla cezaevine girdiler, cezaevinde kaldılar. Bu nedenle Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve Türkiye Gazeteciler Sendikası Gazetecilere Özgürlük Platformu’nun  (GÖP) kurulmasına öncülük etti. Cezaevlerindeki meslektaşlarımızı ziyaret ettik. Düzenli olarak duruşmalarını izledik” dedi.
 
13 TEMMUZ
TGC: Rahmi Turan'ı ölümle tehdit eden Semih Yalçın'ı kınıyoruz
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu, siyasetçilerin sıkça kullandığı şiddet dilinin toplumu kutuplaştırdığına ve şiddeti artırdığına dikkat çekti. TGC Yönetim Kurulu, gazetecilerin de bu şiddet dili tarafından hedef seçildiğini,  bunun da son örneğinin MHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Semih Yalçın tarafından ölümle tehdit edilen TGC Onur Kurulu üyesi Rahmi Turan olduğuna işaret etti. Yönetim Kurulu , “Semih Yalçın'ı bu açıklaması nedeniyle kınıyoruz, Demokratik ülkelerde siyasetçiler vatandaşları da, gazetecileri de tehdit etmez” dedi.  
 
15 TEMMUZ
TGC: Fransız yurttaşların acısını yürekten paylaşıyoruz
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Fransa’nın Nice kentinde Ulusal Bağımsızlık Günü’nü kutlayan halka karşı girişilen kanlı saldırıyı kınayarak lanetledi. İnsanlığa, uygarlığa, halkların kardeşliğine yönelen terörist saldırıların bu sonuncusunun Fransa’da Ulusal Bağımsızlık Günü’ne denk düşmesinin dikkatlerden kaçmaması gerektiği vurgulanan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin açıklamasında şu görüşlere yer verildi.“ Günümüzde terör bütün dünya ülkelerini tehdit eder bir salgın hastalık niteliğine bürünmüştür. Din duygularını sömüren, cehaleti kullanan ve bunlardan rant sağlayan çetelerin, bireyleri korkutmak ve sindirmek amacıyla böylesi saldırıları gerçekleştirdikleri açıktır. Terörle mücadelenin ancak bütün kurum ve kuralları işleyen bir demokrasi ile önlenebileceğini düşünüyoruz. Nefret tohumları saçan ırkçı görüşlerin terk edilmesi halkların terör tehlikesine karşı şeffaf bir biçimde aydınlatılmasının bu mücadelede yararlı olacağına inanıyoruz. Terör bahane edilerek temel hak ve özgürlüklerin kısılması, basın özgürlüğünün denetim altına alınması ve düşünceyi ifade özgürlüğünün engellenmesi gibi çarelere başvurmanın terörü engellemekten çok terörist faaliyetlere yardımcı olacağını da göz ardı etmemeliyiz. Bütün Fransız yurttaşlarının özelde Nice halkının acısını yürekten paylaşıyoruz.”
 
16 TEMMUZ
TGC: Demokrasiye müdahale kabul edilemez
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu, parlamenter demokrasiye yönelik darbe girişiminin kabul edilemez olduğunu belirterek, yaşananların basın ve düşünceyi ifade özgürlüğünün, medyada çok sesliliğin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koyduğuna dikkat çekti. TGC Yönetim Kurulu'nun açıklamasında şu görüşler yer aldı:
"Türkiye darbelerden büyük zarar görmüş bir ülkedir. 15 Temmuz Cuma gecesi yapılan darbe girişimine, gazeteciler ve medya kuruluşları toplumun tüm kurumlarıyla birlikte karşı durmuştur.  Darbe girişiminde TRT'ye yapılan müdahale sırasında özel televizyonlar yayına devam etmiş, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ve partilerin mesajlarının halka ulaştırılmasını sağlamışlardır. Ayrıca bu olay sırasında TRT'nin yanı sıra CNN Türk ve Hürriyet, darbeciler tarafından basılmıştır. Yaşanan bu olaylar, medyada çok sesliliğin, basın ve düşünceyi ifade özgürlüğünün ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Darbe girişiminin engellenmesinde medyanın önemli bir rolü olmuştur. Ancak meslektaşlarımız sahada darbe girişimiyle ilgili süreci haberleştirirken provokasyon yapan grupların saldırısına uğramış, yaralanmışlardır.  Biz Türkiye Gazeteciler Cemiyeti olarak darbe girişimi sırasında hayatını kaybeden vatandaşlarımızın, güvenlik güçlerimizin ailelerine baş sağlığı diliyoruz. Yaralananlara, darbeciler tarafından basılan TRT, CNN Türk ve Hürriyet gazetesi çalışanlarına, sahada saldırıya uğrayan meslektaşlarımıza "geçmiş olsun" diyor, parlamenter demokrasiye müdahalenin kabul edilemez olduğunu, demokrasiye karşı her türlü girişimin karşısında olduğumuzu bir kez daha kamuoyunun dikkatine sunuyoruz. TBMM'yi iktidar ve muhalefetiyle parlamenter demokrasiyi tüm kurallarıyla yaşatmaya, basın ve düşünceyi ifade özgürlüğünün önündeki engelleri kaldırmaya, gazetecilik mesleğinin yapılabilir olmasını sağlamaya davet ediyoruz."
 
16 TEMMUZ
GÖP: "Parlamenter demokrasiye yönelik her saldırının karşısındayız"
Türkiye'deki 94 meslek örgütünün oluşturduğu ve dönem sözcülüğünü Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin yaptığı Gazetecilere Özgürlük Plaftormu bir açıklama yaparak, darbe girişiminin karşısında olduğunu duyurdu. Açıklamada, “Gazetecilere Özgürlük Platformu olarak darbe girişimi sırasında ölen vatandaşlarımızın ve güvenlik güçlerinin ailelerine baş sağlığı diliyoruz. Yaralanan vatandaşlarımıza, güvenlik güçlerine ve basın mensuplarına "geçmiş olsun" diyoruz. Muhabirlerin, foto muhabirlerinin, kameramanların çalışma güvenliğinin sağlanmasını istiyoruz. Basın ve düşünceyi ifade özgürlüğünün gerçekleştiği, gazeteciliğin suç sayılmadığı, parlamenter demokrasinin tüm kurallarıyla işlediği bir Türkiye için herkese çağrı yapıyoruz. Medyaya yönelik baskının sadece demokrasi düşmanlarının işine yarayacağını bir kez daha hatırlatıyoruz” denildi.
 
16 TEMMUZ
Hürriyet bugün çıkmadı
Doğan Medya Center'a giren askerler, Hürriyet gazetesinin 16 Temmuz yayınını engelledi.  Hürriyet gazetesi, askerlerin engellemesi nedeniyle gazetenin baskısını yapamadı.  Gazetenin taşra ve şehir baskıları bugün yapılamayacağı belirtildi.
 
18 TEMMUZ
TGC: “Özgür basın herkese lazım”
 Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu, darbe girişimi sırasında ve sonrasında yayın kuruluşlarına yönelik baskınları, erişim engellemelerini ve gazetecilere yönelik linç girişimlerini kınadı.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin açıklamasında şu görüşler yer aldı:
“Cumhuriyet tarihinin en zor dönemlerinden birinden geçiyoruz. Türkiye 15 Temmuz Cuma gecesi gerçekleşen darbe girişimi sonrası ölüm ve yaralanmalarla yaşadığı ağır travmanın etkisini atlatmaya çalışıyor.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti olarak parlamenter demokrasiyi, halkın temel hak ve özgürlüklerini, basın ve düşünceyi ifade özgürlüğünü ortadan kaldırmaya dönük her türlü girişimin karşısındayız. İçinden geçtiğimiz bu kritik süreçte basın çalışanları uğradıkları saldırı, baskı ve tehditlere rağmen yayınlarına devam ederek darbenin önlenmesine yardımcı olmuşlardır.
DARBE GİRİŞİMİ SIRASINDA TELEVİZYON VE GAZETELER BASILDI
Hatırlanacağı gibi darbe girişimi sırasında darbeciler tarafından TRT, CNN Türk ve Hürriyet Gazetesi saldırıya uğramış, yayınları engellenmeye çalışılmıştır. Ayrıca Halk TV, İMC TV ve Hayatın Sesi TV’nin de yayınları darbeciler tarafından sık sık kesilmiştir.
Ne yazık ki, darbe girişiminin hemen ardından süreci takip eden basın mensuplarına yönelik saldırılar sürmektedir. Muhabirler, foto muhabirleri, kameramanlar, sokaktaki provokatörler  tarafından dövülmüştür. Gazeteler basılmış, internet sitelerine erişim engellenmiştir.
HÜRRİYET  FOTO MUHABİRİ ŞAMİLOĞLU LİNÇ EDİLMEYE ÇALIŞILDI
15 Temmuz gecesi Hürriyet Gazetesi foto muhabiri Selçuk Şamiloğlu, Boğaziçi Köprüsü'nde gözaltına alınan askerlerin saldırıya uğradığı anı fotoğraflarken linç girişimine uğramıştır. 20 kişilik bir grup tarafından dövülen, fotoğraf makineleri kırılan Selçuk Şamiloğlu, şans eseri kurtulmuştur. 
CNNTÜRK ÇALIŞANLARI DARP EDİLDİ
15 Temmuz gecesi muhabir Göksel Göksu, Fulya Öztürk, kameraman Onur Özel, Taksim Meydanı’ndaki gelişmeleri izlerken darp edilmiş, kameraları kırılmıştır.
CNN Türk’e yapılan baskın sırasında da kameraman Ahmet Akpolat ve Serdar Çetin saldırıya uğramış, kamerası kırılmıştır.
GAZETEM İSTANBUL BASILDI
17 Temmuz 2016 Pazar gecesi  Gazetem İstanbul'un Beylicium AVM'deki merkezi 25 kişilik bir grup tarafından tahrip edilmiş, ofiste bulunan tüm malzemelere hasar vererek kullanılamaz hale getirilmiştir.
12 İNTERNET SİTESİNE ERİŞİM ENGELİ GETİRİLDİ
İnternette yayın yapan Medyascope, Gazeteport, Rotahaber, ABC Gazetesi, Karşı Gazete, Haberdar, Aktif Haber, Postmedya, S Medya, Özgür Düşünce, Meydan ve Yarına Bakış sitelerine erişim engellenmiştir Bu engellemeler “sansür” dür. Halkın haber alma ve gerçekleri öğrenme hakkı engellenmemelidir.
 “TEŞEKKÜR” EDİLEN GAZETECİLERİN VE MEDYA KURULUŞLARININ GÜVENLİĞİ SAĞLANMALIDIR
Başbakan Binali Yıldırım’ın “…Darbenin meşruiyet kazanmasının engellenmesinde milli duruş sergilediğini” belirterek  “teşekkür” ettiği “basın kuruluşlarının ve gazetecilerin güvenliği” acil olarak sağlanmalıdır.
Darbe girişiminden sonra sokaklara çıkan yurttaşların bir bölümünün toplumda unutmaya, unutturmaya çalıştığımız linç kültürünü yeniden hayata geçirdikleri gözlenmiştir.
Bu ortam basın ve düşünceyi ifade özgürlüğüne yönelik baskıların artırılması için bir fırsat olarak görülmemelidir. İnternet sitelerine getirilen erişim engellemeleri kaldırılmalıdır.
Darbe girişimi sonrasında özlenen toplumsal barışın ve kardeşliğin sağlanması; basın ve düşünceyi ifade özgürlüğünün korunması ile mümkündür. Adalet gibi, özgür basın da herkese lazımdır.” 
 
18 TEMMUZ
TGC’den Yeni Şafak Gazetesi’ne başsağlığı mesajı
Yeni Şafak gazetesi muhabiri Mustafa Cambaz,  15 Temmuz’da parlamenter demokrasiye yönelik darbe girişiminin yaşandığı karanlık gecede Çengelköy’de çıkan çatışma sırasında yaşamını yitirdi.  Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu,  Yeni Şafak Gazetesi’nin İmtiyaz Sahibi Ahmet Albayrak, Yeni Şafak Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Karagül, Yazı İşleri Müdürleri Mustafa Kahraman, İdris Saruhan, Fatma Demircioğlu’na ve Mustafa Cambaz'ın ailesine başsağlığı mesajı gönderdi. Mesajda, şu ifadelere yer verildi: “Değerli meslektaşımız Mustafa Cambaz’ın 15 Temmuz 2016 darbe girişiminde elim kaybından duyduğumuz üzüntüyü belirtir, size ve şahsınızda tüm Yeni Şafak ailesine başsağlığı dileriz.”
 
19 TEMMUZ
34 gazetecinin basın kartı iptal edildi
Basın-Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü, 34 gazetecinin basın kartını iptal etti. Darbe girşimine yönelik soruşturma kapsamında kamuda başlatılan operasyon basın camiasına da yansıdı. Daha önce Özgür Gündem gazetesinin basın kartlarını iptal eden Basın-Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü (BYEGM), "milli güvenliğe tehdit oluşturdukları" gerekçesiyle 34 gazetecinin basın kartını iptal etti. BYEGM, 15 Temmuz'da yaşanan darbe girişiminin ardından basın kartlarını incelemeye aldığını duyurdu. Bu kapsamda, Meydan Gazetesi'nden 14, Samanyolu TV'den 2, Irmak TV'den 3, CanErzincan Televizyonu'ndan 8, Samanyolu Haber Televizyonu'ndan 2, Radyo Mehtap'dan 1, Taraf Gazetesi ve Nokta Dergisi'nden 4 olmak üzere toplam 34 kişinin basın kartı "milli güvenliğe tehdit oluşturdukları" gerekçesiyle iptal edildi. Basın kartı iptal edilenler ağırlıklı olarak yazı işleri müdürü, editör ve yöneticilerden oluşuyor. BYEGM Genel Müdür Yardımcısı Ekrem Okutan, işlemle ilgili, "Terör örgütünü yayınlarla desteklemek basın faaliyeti kapsamında değerlendirilemez. Yaptığımız bu işlem asla basın özgürlüğünü kısıtlamak olarak anlaşılmamalı" dedi.
 
19 TEMMUZ
CHA'da darbe girişimi operasyonu: 60 çalışanın işine son verildi
Cihan Haber Ajansı'nda, darbe girişimi sonrasında 60 kişinin işine son verildi.  Cihan Haber Ajansı Genel Müdürü Seran Sargur, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında Cihan Haber Ajansı’nda eski dönemden kalan muhabir, editör ve teknik ekibin işine son verme kararı aldı.
 
20 TEMMUZ
RTÜK FETÖ ile İlişkili Tüm Kanalları Kapattı
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) FETÖ/PDY ve darbe girişimiyle ilişkili olduğu tespit edilen tüm radyo ve TV kuruluşlarının yayın hak ve lisanslarını iptal etti. Yayın hak ve lisansları iptal edilen televizyon ve radyoların listesi şöyle:  "STV, Samanyolu Haber, Samanyolu Haber Radyo, Can Erzincan TV, Kanal 124, Yumurcak TV, Hira TV, MC TV, Dünya TV, Kanal Türk, Bugün TV, Mehtap TV, Berfin FM, Kanal Türk Radyo, Burç FM, Samanyolu Haber Radyosu, Radyo Mehtap, Haber Radyo Ege, Dünya Radyo, Radyo Küre, Merkür TV, Esra Radyo, Tuna Shoping TV, Samanyolu Haber Radyo Anadolu." 
 
22 TEMMUZ
GÖP: Darbeleri önlemenin en etkin yolu özgürlüklerin genişletilmesidir
Yaygın ve yerel basın meslek örgütlerinden oluşan Gazetecilere Özgürlük Platformu (GÖP) son askeri darbe kalkışmasının, ülkenin siyasi tarihinde ibret alınacak en önemli olaylardan biri olduğunu vurgulayarak yaptığı açıklamada şu görüşlere yer verdi:
“Siyasi tarihimize bakıldığında Türkiye’nin askeri darbeler yüzünden çağdaş demokrasiye ulaşma yolunda çok zaman kaybettiği, toplumun onarılması zor maddi ve manevi zararlara uğratıldığı kolaylıkla görülebilir. Darbeler sırasında genç, yaşlı pek çok insanımızın temel hak ve özgürlükleri elinden alınmış, iktidarların zulüm ve baskı ortamı yaratılmıştır. Görülüyor ki, hırsları akıllarının üzerinde kimi silahlı grupların darbe hevesleri, kolay kolay tükenmiyor.  Son askeri darbe girişiminde de yine yüzlerce insanımız öldü, yüzlerce yaralımız var. Askeri darbenin hemen ardından iktidar, Anayasa'nın 120. maddesine dayanarak ülkenin tümünde Olağanüstü Hal uygulamasını başlatmıştır. Biz GÖP bileşenleri diyoruz ki! Darbeleri önlemenin en etkin yolu özgürlükleri genişletmektir. OHAL uygulamasıyla bireyin temel hak ve özgürlüklerini kısıtlayıcı, düşünceyi ifade özgürlüğünü yok edici, halkın haber alma, bilgilenme hakkını ortadan kaldıracak önlemlere başvurulmaması en büyük dileğimizdir.
 Özellikle kamu yayıncılığı yapan kuruluşlarda gerçek suçluların yanında sırf muhalif oldukları için bazı gazetecilerin de görevden uzaklaştırılmalarını doğru bulmadığımız vurgulamak isteriz. Umuyoruz ki, iktidarla OHAL yasasını uygulamakla yükümlü olan kolluk güçleri bu evrensel kuralları dikkate alacaklardır. Türkiye’nin bundan sonra en çok kardeşliğe, barışa gereksinimi vardır. Bizler GÖP bileşenleri olarak her zaman çağdaş demokrasinin, laik Türkiye Cumhuriyeti’nin ilkeleri yanında olduk. Amacı ne olursa olsun, hangi ideolojiye dayanırsa dayansın, darbelerin tarihte hiçbir toplumu aydınlığa çıkardığı görülmemiştir. Gazeteciler olarak her zaman doğru bildiğimizi yazmayı sürdüreceğiz. Kamuoyunu habersiz bırakmamaya özen göstereceğiz. Artık insanımızı ırkçı saiklerle birbirine düşürenlere geçit verilmemesi, iktidardan en büyük beklentilerimizden biridir.  Türkiye halkı çağdaş demokrasiye layıktır ve bunun için de gereken her önleme omuz vereceğimiz açıktır.”
 
22 TEMMUZ
TGC: “24 Temmuz Basın Özgürlüğü Mücadele Günümüz kutlu olsun”
TGC Yönetim Kurulu bir açıklama yaparak Basında Sansürün İlk Kez kaldırılışının 108. Yılını kutladı.  24 Temmuz Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü nedeniyle yapılan açıklamada  “gazeteciliğin çok zor bir dönemden geçtiğine” dikkat çekildi.
Açıklamada yer alan görüşler şöyle:
“24 Temmuzlar,  Osmanlı İmparatorluğunda İkinci Meşrutiyetle (1908) birlikte basından sansürün ilk kez kaldırılışını simgeler. Gazeteciler için önemi yadsınamayacak ölçüde büyüktür.
O gün gazeteciler, yayıncılar olağanüstü bir dayanışma göstererek gazetelerine, matbaalarına görevlerini yapmaya gelen sansür memurlarını içeriye sokmamışlardır. Ve ertesi gün ilk kez gazeteler sansürsüz yayınlanmıştır.
24 Temmuzlar meslek örgütlerince 1971’e kadar basın bayramı olarak kutlanmıştır. Ancak 1971 darbesinden sonra TGC yönetimi gazetecilere ve yayıncılara yönelik sıkıyönetim sansürü ve ağır baskılar karşısında 24 Temmuzları bayram olmaktan çıkarmış “Geleneksel Gazeteciler Günü ve Basın Özgürlüğü için Mücadele Günü” olarak kabul ve ilan etmiştir.
Ardından Türkiye Gazeteciler Cemiyeti,  bu kez 1989 yılında, her yıl basın özgürlüğü için uğraş veren gazeteci ve kurumları ödüllendiren “Basın Özgürlüğü Ödüllerini” kurmuştur.
24 TEMMUZ BAYRAM DEĞİLDİR
Buna rağmen günümüzde kimi kurum ve kuruluşların 24 Temmuzları zoraki bir biçimde hâlâ “bayram olarak kutlamaları” anlaşılamıyor.
Gazetecilik belki de tarihin en güç döneminden geçerken, mesleğin çilekeş muhabirleri, foto muhabirleri kameramanları da ayakta kalma adına zorlu bir sınav veriyorlar. İşsizlik, psikolojik ve fiziksel şiddet gazetecileri tehdit etmeye devam ediyor. Kamuoyunu bilgilendirme adına olayları izlerken polisten de göstericilerden de dayak yiyor, hırpalanıyorlar.
GAZETECİLER BASIN İŞ KANUNU’NA GÖRE ÇALIŞTIRILMIYOR
Basın İş Kanunu’na göre çalıştırılan gazetecilerin dört katı kadar hukuksuz çalıştırılan gazeteci bulunuyor. Sansür, oto-sansür düşünceyi ifade özgürlüğünün önündeki engeller her yıl biraz daha artıyor.
Şeffaflık ve basın özgürlüğü çağdaş demokrasilerin olmazsa olmazıdır. Kamuoyunun gerçekleri öğrenme doğru haber alma hakkı olarak belirlenen basın özgürlüğü ise uluslararası ölçeklerde Türkiye’de yok sayılıyor.
TOPLUMSAL BARIŞ VE KARDEŞLİK SAĞLANMALI
TGC Yönetim Kurulu olarak  “Basın Özgürlüğü Ödüllerini” alan meslektaşlarımızı ve kurumları kutluyoruz. Her yıl 24 Temmuz’da verdiğimiz Basın Özgürlüğü Ödülleri’ni bu yıl darbe girişiminin ardından yaşanan acılar ve sorunlar nedeniyle maalesef daha ileri bir tarihe ertelemek zorunda kaldık.  Ardından ülkemizde olağanüstü hal ilan edildi. Medyanın darbenin önlenmesinde ne kadar önemli bir rol oynadığını,  olağan üstü hal İlan edilmiş olsa dahi  basın özgürlüğüne daha güçlü sahip çıkılması gerektiğini bir kez hatırlatıyoruz. Umuyoruz ki darbe girişiminin ardından iktidarı ve muhalefeti ile Türkiye artık demokrasinin uluslararası ölçütlerine uyum sağlayabilir, toplumsal barışı ve kardeşliği sağlayacak çare bulunabilir.
Bu duygularla meslektaşlarımızın 24 Temmuz Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü’nü kutluyoruz. Gelecek 24 Temmuz’ların çok sesli çağdaş bir toplumun bayramı olarak kutlanmasını diliyoruz.”
 
22 TEMMUZ
TRT ve RTÜK'te açığa alınan 329 kişi hakkında soruşturma
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, FETÖ'nün darbe girişiminin ardından TRT'de açığa alınan 300, RTÜK'te açığa alınan 29 personel hakkında soruşturma başlatıldı.  FETÖ'nün darbe girişiminin ardından TRT Genel Müdürlüğünce 300 çalışan, RTÜK Başkanlığınca da 29 personelin açığa alındığı bildirilmişti. 
Alınan bilgiye göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, TRT tarafından açığa alınan 300, RTÜK tarafından açığa alınan 29 personel hakkında, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) üyesi oldukları gerekçesiyle soruşturma başlatıldı.
 
23 TEMMUZ
Gazeteci-yazar Sibel Hürtaş, eşi Orhan Kemal Cengiz’le birlikte gözaltına alındı.
Gazeteci Yazar Sibel Hürtaş ve eşi Gazeteci Avukat Orhan Kemal Cengiz havaalanında gözaltına alındı. Serbest bırakıldıktan sonra gazetemize konuşan Sibel Hürtaş, gözaltının keyfi bir şekilde gerçekleştiğini ve bunun OHAL’in ilk uygulamalarından biri olduğunu belirtti.  Gazetecilerin bir saat sonra serbest bırakıldıkları belirtildi.
 
23 TEMMUZ
Adana’da 7 gazeteciden 2’si tutuklandı
Adana Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücedele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alınıp adliyeye götürülen Yüksel Evsen, Aytekin Gezici, Taner Talaş, Hakan Bülent Yardımcı, Abdullah Özyurt ve Rıfat Söylemez ile Ali Pekmezci ilk olarak savcılıkta sorgulandı. Savcılık aşamasında Hakan Bülent Yardımcı ve Rıfat Söylemez yurtdışına çıkış yasağı getirilerek serbest bırakılırken, Taner Talaş elektronik kelepçeyle ev hapsi, Ali Pekmezci ise adli kontrol şartı ile salıverildi. Tutuklanma istemiyle nöbetçi mahkemeye sevk edilen Yüksel Evsen adli kontrol ile serbest bırakıldı. Gazetecilerden Aytekin Gezici ile Abdullah Özyurt ise tutuklandı. Ayrıca soruşturma kapsamında eski Cihan Haber Ajansı Adana Temsilcisi Bilal Öğütçü arandığı belirtildi.
 
25 TEMMUZ
Antalya’da 14 gazeteci gözaltına alındı
Antalya'da Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) soruşturması kapsamında 14 gazeteci gözaltına alındı. FETÖ soruşturması kapsamında darbe girişimine yönelik operasyon kapsamında Antalya Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından düzenlenen operasyonlarda, 14 gazeteci gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında, kayyum atanmadan önce Zaman Gazetesi'nin Antalya Bölge Temsilciliği'ni yapan Tuncer Çetinkaya, kentte yerel bir haber sitesinin sahibi Olgun Matur, Cihat Ünal, Kenan Baş, Özkan Mayda, Onur Fazıl Soydal, Eda Akıllı Şanlı, Osman Yakut gibi isimler yer alıyor. Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürüyor
 
25 TEMMUZ
Gözaltı kararı bulunan 11 gazeteci yurt dışında
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından '15 Temmuz'da gerçekleştirilen darbe girişimine ilişkin yürütülen soruşturmada kapsamında aralarında Gazeteci Nazlı Ilıcak'ın bulunduğu 42 kişi hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz'u takip eden günlerde listedeki 8 ismin ülkeyi terkettiği, diğer 3 kişinin ise bu tarihten önce yurtdışına çıktığı tespit edildi. Darbe girişiminden sonra ülkeyi terk eden isimler şöyle; “Abdullah Abdülkadir, Bilal Şahin, Bülent Ceyhan, Fatih Akalan, Fatih Yağmur, Kamil Maman, Mahmut Hazar, Selahattin Selvi.” Darbe girişiminden önce ülkeden ayrıldığı belirlenen isimler ise şunlar; “Ahmet Dönmez, Turan Görüryılmaz, Ufuk Emin Köroğlu.”
 
26 TEMMUZ
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nden Turkuvaz Medya’ya ‘geçmiş olsun’ mektubu
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu,  15 - 16 Temmuz tarihlerinde ülkenin parlamenter rejimine karşı yönelik askeri darbe girişim sırasında saldırıya uğrayan medya kuruluşu yöneticileri Turkuvaz Medya Başkan Yardımcısı Serhat Albayrak, Sabah Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Erdal Şafak,   ATV-A Haber Genel Yayın Yönetmeni Abdülhalik Çimen’e  ‘geçmiş olsun’ mektubu yolladı.Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin Yönetim Kurulu’nun yayınladığı mesajda şu ifadelere yer aldı:“15/16 Temmuz tarihlerinde ülkenin parlamenter rejimine karşı yönelik askeri darbe girişiminde gazetenizin saldırıya uğraması ve çalışanların korkulu anlar yaşaması son derece üzücüdür.  Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu olarak duyduğumuz üzüntüyü belirtir, başta siz olmak üzere gazetenizin bütün çalışanlarına geçmiş olsun dileklerimizi ve sevgilerimizi iletiriz.”
 
27 TEMMUZ
TGC-TGS: Soruşturmalar hak ihlallerine yol açmamalı!
TGC ve TGS bir basın açıklaması yaparak çok sayıda gazetecinin gözaltına alınması kararının yeni hak ihlallerine, basın ve düşünceyi ifade özgürlüğü açısından kırılmaya neden olabileceği uyarısında bulundu.  Doğrudan suça bulaşmamış tek işi ve işlevi gazetecilik olanların yargılanmaması gerektiğini vurgulayan TGC ve TGS’nin ortak açıklamasında şu görüşler yer aldı:
“TGC ve TGS olarak nereden gelirse gelsin darbelere ve devlet içindeki her türlü hukuk dışı yapılanmalara karşı olduğumuzu bir kez daha duyuruyoruz. Parlamenter demokrasiye, iktidara ve halka yönelik darbe girişiminin ardından birçok gazeteci için bugün gözaltı kararı alınmıştır. Bu gözaltılar yeni hak ihlallerine, basın ve düşünceyi ifade özgürlüğü açısından yeni kırılmalara yol açmamalıdır. Doğrudan suça bulaşmamış, tek işi ve işlevi gazetecilik olanlar çağdaş demokrasilerde olduğu gibi  herhangi bir hukuksal takibe uğramamalıdır. Soruşturmalar basın ve düşünceyi ifade özgürlüğü ile halkın haber alma hakkını engellenmemelidir.
Gazetecilere yönelik suçlamalarda iddianamelerin en kısa sürede hazırlanması ve şeffaf bir biçimde kamuoyu ile paylaşılması toplumsal adalet duygusunun zedelenmemesi açısından son derece önemlidir. İktidarın, muhalefet partilerinin ve kamuoyunun dikkatine sunarız.”
 
27 TEMMUZ
OHAL'DE 2. Kararname 131 Yayın Organı Kapatıldı
Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler İle Bazı Kurum Ve Kuruluşlara Dair Düzenleme Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname" ile 131 yayın organı kapatıldı. Kapatılanlar arasında üç haber ajansı, 16 televizyon, 23 radyo, 45 gazete, 15 dergi, 29 yayınevi ve dağıtım kanalı var. Kararnameye göre; “Kapatılan gazete ve dergiler, yayınevi ve dağıtım kanalları ile özel radyo ve televizyon kuruluşlarına ait olan taşınırlar ve her türlü mal varlığı, alacak ve haklar, belge ve evrak Hâzineye bedelsiz olarak devredilmiş sayılacak. “Bunlara ait taşınmazlar tapuda resen Hazine adına her türlü kısıtlama ve taşınmaz yükünden ari olarak tescil edilir. Bunların her türlü borçlarından dolayı hiçbir şekilde Hâzineden bir hak ve talepte bulunulamaz. Devre ilişkin işlemler ilgili tüm kuramlardan gerekli yardımı almak suretiyle Maliye Bakanlığı tarafından yerine getirilir.
 
28 TEMMUZ
Kapatılan Taraf gazetesinde vergi müfettişleri inceleme başlattı
15 Temmuz darbe girişiminin ardından uygulamaya konulan "Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler ile Bazı Kurum ve Kuruluşlara Dair Düzenleme Yapılması Hakkında Kararname"ye göre, kapatılan Taraf Gazetesi'nde vergi müfettişleri inceleme başlattı. Alınan bilgiye göre vergi müfettişleri, Kadıköy'deki Caferağa Mahallesi Albay Faik Sözdener Caddesi'ndeki İskele İş Hanı'nın birinci katında bulunan Taraf gazetesine gelerek inceleme başlattı. Bu arada resmi ve sivil polis ekiplerinin de güvenlik amacıyla binada bulunduğu öğrenildi.
 
29 TEMMUZ
330 Basın Kartı İptal Edildi
Basın-Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Ekrem Okutan, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından 330 basın kartının iptal edildiğini, sürekli basın kartı taşıyanlarla ilgili de çalışma yapıldığını söyledi. Basın-Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü (BYEGM) Genel Müdür Yardımcısı Ekrem Okutan, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından 330 basın kartının iptal edildiğini açıkladı. Geçtiğimiz hafta 34 basın kartının iptal edildiğini belirten Okutan, sürekli basın kartı taşıyanlarla ilgili de çalışma yapıldığını söyledi. Okutan şöyle konuştu: "Yapılan çalışmalarla 74'ü serbest basın kartı sahibi olmak üzere 296 kişinin daha basın kartı iptal edildi. Böylece toplam iptal edilen kart sayısı 330'a ulaştı."
 
30 TEMMUZ
Serbest bırakılan TRT çalışanı tutuklandı
Darbe girişimine ilişkin Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekipleri, akşam saatlerinde Palandöken ilçesinde bulunan TRT Erzurum Müdürlüğü'ne ikinci kez operasyon düzenledi.  Operasyonda, radyo çalışanı M.Ş'yi gözaltına alan polis, odasında arama yaptı.  Geçtiğimiz hafta gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan ve cumhuriyet savcısının itirazı üzerine hakkında tekrar gözaltı kararı uygulanan B.T.K da tutuklandı.  TRT Erzurum Müdürlüğü'ne düzenlenen iki operasyonda gözaltına alınan kişi sayısı 12, tutuklananlar ise 5'e yükseldi.
 
30 TEMMUZ
Nazlı Ilıcak ve 22 gazeteci tutuklandı
15 Temmuz akşamı yaşanan darbe girişimi sonrasında FETÖ/ PDY silahlı terör örgütünün medya yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında  Nazlı Ilıcak, Bayram Kaya, Haşim Söylemez, Seyit Kılıç, Emre Soncan, Cuma Ulus, Büşra Erdal, Habip Güler, Ufuk Şanlı, Yakup Çetin, Erkan Acar, Ali Akkuş, Abdullah Kılıç, Cihan Acar, Bünyamin Köseli, Azmi Kalyoncu, Hüseyin Aydın,  Şahin Alpay,  Ali Bulaç, Ahmet T. Alkan, Nuriye Akman, Lale Kemal ve Mustafa Ünal "Silahlı terör örgütü üyeliği" suçundan tutuklanmalarına karar verildi.  Mahkeme Arda Akın ve Yakup Sağlam'ın yurtdışına çıkış yasağı ve imza şartıyla serbest bırakılmalarına karar verirken; Bülent Mumay ve Mehmet Gündem ise herhangi bir adli kontrol şartına gerek görülmeden serbest bırakıldı.
 
31 TEMMUZ
Dink Soruşturmasında Askerlerin de Olduğu 20 Kişi Gözaltına Alındı
Hrant Dink cinayetine ilişkin soruşturmada aralarında askerlerin de bulunduğu 20 kişi daha gözaltına alınırken, gözaltı sayısı 25'e çıktı. gos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin soruşturması kapsamında aralarında askerlerin de bulunduğu 20 kişi daha gözaltına alındı. AlJazeeraTürk’ün haberine göre, gözaltına alınanlar arasında dönemin Trabzon Jandarma İstihbarat Müdürü Metin Yıldız ve İstanbul Jandarma İstihbarat Müdürü M.D. de yer alıyor.  Dink cinayeti soruşturmasını Ocak-Aralık 2015 tarihleri arasında yürüten savcı Gökalp Kökçü 15 Temmuz darbe girişiminin ardından gerçekleşen atamalarla yeniden soruşturmanın başına getirilmişti. Cinayete ilişkin jandarma görevlileri hakkındaki soruşturma kapsamında 27 Temmuz’da bir yarbay, iki astsubay, bir uzman çavuş, bir yayınevi sahibi olmak üzere toplam beş kişi gözaltına alınmıştı.