Ağustos ayına işten çıkarmalar damgasını vurdu

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin her ay hazırladığı basın raporları, Türkiye ve dünyada basının durumunu ortaya koymaya devam ediyor. ürkiye’de giderek yoğunlaşan terör saldırıları özellikle doğu bölgelerinde gazeteciliğin daha da zor yapılmasını neden oldu.

Bu süreçte muhalif gazeteler, yayınladıkları haberler dolayısıyla siyasetçilerin hedefindeydi. Yayın yasakları, haber sitelerinin kapatılması, yayın kuruluşlarına fiziki ve sözlü saldırılar gündemden hiç düşmedi.  Ağustos ayında basın kuruluşlarından sürekli ‘ayrılık’ haberleri geldi. Yurt Gazetesi’nden, Milliyet’ten, Hürriyet’ten konusunda uzman çok sayıda gazeteci, yazar işsiz kaldı. Dünya’da da basın özgürlüğü açısından zor bir ay yaşandı. Gazetecileri Koruma Komitesi yayınladığı raporda dünyada 8 ay içinde 39 gazetecinin yaşamını yitirdiği açıkladı. Ağustos ayında Basın Kartı Yönetmeliği’nde yapılan değişiklik ise adeta krize neden oldu. Gazeteci olmayanlara bile basın kartı verilecek olması, Basın Kartı Komisyonu’nun yok hükmüne getirilmesi tepkilere yol açtı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve Türkiye Gazeteciler Sendikası, yönetmeliğe karşı dava açacağını açıkladı.

3 AĞUSTOS
Gazeteciyi ve gazeteleri hedef göstermekten vazgeçin
Başbakan Yardımcısı ve Geçici Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç’ın Evrensel Gazetesi ve Özgür Gündem hakkında geçtiğimiz günlerde yaptığı ‘suç makinesi’ ifadeleri üzerine gazeteciler basın açıklaması yaptı. Basın toplantısına; Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto, Genel Sekreter Sibel Güneş’inde aralarında bulunduğu çok sayıda gazeteci katıldı. TGC Başkanı Olcayto, “Türkiye’de her gün basının üzerindeki baskılara yeni güçlükler eklemleniyor. Bunda siyasilerin sorumsuzluklarının çok büyük payı var. Nitekim Başbakan Yardımcısı, Geçici Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, geçenlerde yaptığı bir konuşmada Evrensel Gazetesi’ni -ki ben de Evrensel’in yazarlarından biriyim- ve Özgür Gündem Gazetesi’ni teröre yardım etmekle, yataklık etmekle suçladı. Bu çok ağır bir itham. Biz gazetecilerin birbirini itham etmesine alıştık. Bir takım çevrelerin de muhbirlik yaparak gazeteleri suçlamasına kanıksadık. Bir Başbakan yardımcısının ağzından bunları duymak üzücü. Türkiye’de dikensiz gül bahçesi istiyorlar. Kimse haber almasın, gerçekleri öğrenmesin istiyorlar. İkta kanadı ne verirse onunla yetinilsin istiyorlar. Sosyal medyada 96 haber portalına ve ajansa erişim engellendi. Engellenen siteler ve ajanslar, genelde güneydoğudaki arkadaşların haber portalları. Böylelikle gayet sistemli bir şekilde yürütülen tek parti, tek tip insan, tek tip gazeteci oluşturma yolunda hızlı adımlarla ilerleyen bir geçici iktidar var. Halk gerçekleri ne kadar acı olursa olsun öğrenmek zorundadır. Gazeteciliğin temelinde de bu vardır.”

4 AĞUSTOS
Gazetecilerin sorunları raporlaştırıldı
Cumhuriyet Halk Partisi Cezaevi Komisyonu, tutuklu olan 22 gazeteciyi ziyaret ederek raporlar hazırlıyor. CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba ile CHP Milletvekili Utku Çakırözer'den oluşan iki kişilik heyet, Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca ile gazeteciler Mehmet Baransu, Odak Dergisi sahibi ve eski Yazı İşleri Müdürü Erol Zavar, Atılım Gazetesi sahibi ve Yazı İşleri Müdürü Hatice Duman ile Yeni Evrede Mücadele Birliği Dergisi Yazı İşleri Müdürü Sami Tunca’yı dinledi. Raporda, gazetecilerin cezaevinde yaşadıkları sorunlara da yer verildi.

4 AĞUSTOS
18 gazeteciye 7'şer buçuk yıl hapis talebi
Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz'ın Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nda teröristlerce öldürülmeden önce çekilip sosyal medyada paylaşılan fotoğrafını yayımladıkları gerekçesiyle haklarında soruşturma başlatılan 9 gazetenin sorumlu müdür ve yetkilisi hakkında iddianame düzenlendi. Aralarında Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar'ın da bulunduğu Şok, Millet, Posta, Yurt, Bugün, Özgür Gündem, Aydınlık ve Birgün gazetelerinin sorumlu müdür ve yetkilisi 18 şüpheli hakkında “Terör örgütü propagandası yapmak" suçundan 7,5 yıla kadar hapisleri istendi. İddianame kabul edilirse gazeteciler, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkacaklar. “Karanlığa Girdiğimiz Gün" başlığıyla haberi yayımlayan Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar'ın ifadesinde, kendilerinin terör mağduru bir gazete olduklarını, her türlü illegal örgüte karşı tutumlarının net olduğunu, fotoğrafın kullanılmasının terör örgütünün eylemini meşrulaştırmak değil, tam aksine terörün karanlık ve çirkin yüzünü göstermek niyetiyle verildiğini söylediği kaydedildi.

5 AĞUSTOS
Mahkemeden polise gazetecilik dersi
Gezi Parkı direnişi sırasında 8 Temmuz 2013’te polisin attığı plastik merminin sol gözkapağına isabet etmesiyle geçici körlük yaşayan foto muhabiri Mehmet Kaçmaz dava açtı. Mahkeme, İçişleri Bakanlığı’nın Kaçmaz'a 2 bin 500 TL tazminat ödemesine hükmetti. Mahkemenin kararında gazetecilik dersi verdi. Mahkeme, polisin görevini yerine getirmek amacıyla zor şartlar altında mücadele veren gazetecilere yardımcı olması gerekirken onların haber alma hakkını engelleyecek şekilde davranmasının kabul edilebilir hiçbir yanı bulunmadığının altını çizdi. Polisin gazetecilerin haber alma hakkını sağlayacak tüm imkânları sağlamakla görevli olduğunu vurgulayan İstanbul 3. İdare Mahkemesi, kararında, “Vatandaşların en iyi ve doğru haber alma imkânından yararlanması ancak bu şekilde mümkündür. Gazetecilerin gerçekleri tüm çıplaklığıyla sağlayabilmesi, görevlerinde yardımcı olunmasının sağlanması hukuk devletinin de vazgeçilmez koşuludur” yorumunu yaptı.

5 AĞUSTOS
Gazeteci Nuh Köklü'nün cinayet davası ertelendi
Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 2 sanıklı 13 şikayetçisi olan davanın ilk duruşmasında sanıkların savunmalarının alınmasının ardından müştekilerin ifadeleri alındı. Sanıkların savunmaları ve müştekilerin beyanlarının ardından mahkeme heyeti ara kararını açıkladı. Mahkemeye verilen montun üzerinde yırtık olduğunun tespit edilmesi sebebiyle adli emanete alınmasına karar veren mahkeme heyeti, gelecek celse olaya ilişkin görüntülerin duruşmada izlenilmesine hükmetti.Sanık Serkan Azizoğlu'nun epilepsi hastalığı nedeniyle askere gidemediğinin beyan edildiğini kaydeden heyet, Azizoğlu'nun bağlı bulunduğu askerlik şubesine yazı yazılıp bu durumun sorulmasına karar verdi. Mahkeme heyeti ayrıca askerlik Şubesi'nden gelecek yazı doğrultusunda akıl hastalığının olup olmadığı konusunda sanık Azizoğlu'nun Adli Tıp Kurumu'na sevk edilmesine karar verdi. Duruşmaya gelmeyen tanıklar ve müştekilerin gelecek celse duruşmaya zorla getirilmesine karar veren mahkeme heyeti, tutuklu sanık Serkan Azizoğlu'nun üzerine atılı suç ve kaçma şüphesinin bulunmasını dikkate alarak tutukluluk halinin devamına karar verdi. Duruşma 21 Ekim 2015 günü saat 10.30'a ertelendi.

6 AĞUSTOS
Nuh Köklü’nün fotoğrafı TGC Basın Müzesi’nde
Türkiye’de öldürülen 65. gazeteci olan Nuh Köklü’nün fotoğrafı, TGC Basın Müzesi’ndeki Öldürülen Gazeteciler Galerisi’ne düzenlenen törenle asıldı. Törene; Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto, Genel Sekreter Sibel Güneş, Nuh Köklü’nün annesi Çiğdem Köklü, ağabeyi Sedat Köklü, eski eşi Sibel Köklü’nün de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi katıldı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto, “Nuh Köklü, her şeyden önce çok yetenekli bir arkadaşımızdı. Mesleği için çok şeyler yapacağı bir dönemde onu kaybettik. Nuh Köklü’nün ölümü toplumun nerelere getirildiğinin, ‘nefret söylemleriyle’ birbirine nasıl düşürüldüğünün önemli bir göstergesidir. Nuh Köklü, ayrıca arkadaşlarının çok sevdiği bir insandı. O nedenle de Nuh’u bir kez daha sevgi ve saygıyla anıyorum” dedi. Törenin sunuculuğunu üstlenen TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş, “Son 10 yıla yakın zamanda 300’e yakın gazeteci cezaevine girdi, çıktı. ‘Benim esnafım aynı zamanda polistir’ bakış açısıyla gazeteciler sürekli hedef gösteriliyor. Değerli meslektaşımız Nuh Köklü’nün de böyle bir anlayışın kurbanı olduğunu düşünüyoruz. Biz TGC olarak Nuh Köklü cinayeti davasını düzenli olarak takip edeceğiz” diye konuştu.

6 AĞUSTOS
Alaeddin Asna son yolculuğuna uğurlandı
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Üyesi, Sürekli Basın Kartı sahibi Prof. Dr. Alaeddin Asna, son yolculuğuna uğurlandı. Asna’nın cenazesi Teşvikiye Camisi’nde kılınan öğle namazının ardından Karacaahmet Mezarlığı’nda toprağa verildi. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto, üzüntüsünü şu sözlerle dile getirdi: “Prof. Dr. Alaeddin Asna, uzun yıllardan beri dostluğumuzu sürdürdüğüm, çok sevdiğim bir arkadaşımdı. Kaybı biz yalnız dostlardan değil, medyanın da büyük kaybıdır. Bilgi birikimi, sakin kişiliğiyle sektörün saygın isimleri arasında uzun yıllar hizmet verdi. Hem halkla ilişkiler alanında bence Betül Betül Mardin ile birlikte, bu sektörün iki büyük öğreticisinden, yol göstericisinden biridir. Yakın zamanda bir telefon görüşmemiz oldu. Ne yazık ki, hasta olduğunu çok geç öğrendim. Sibel Asna’nın ve ailesinin de acısını yürekten paylaşıyorum. Basın camiamıza ve ondan feyz alan öğrencilerine sabırlar diliyorum.”

7 AĞUSTOS
Brezilyalı gazeteci Carvalho canlı yayında öldürüldü
Brezilya'nin kuzeydoğu bölgesindeki Camocim kentindeki yerel bir radyoda bazı siyasetçilerin karıştığı rüşvet olaylarını canlı yayında açıklayan gazeteci Gleydson Carvalho, Radio Liberdade FM’deki programı sırasında iki kişinin tarafından saldırıya uğradı. Kurşunların hedefi olan gazeteci, olay yerinde hayatını kaybetti. Saldırganlar ise motorsikletle kaçtı. Carvalho sosyal medyadan çok defa ölüm tehdit almış, durumu yetkililere bildirmişti. Carvalho rüşvetle mücadelede en etkili isimlerinden biri olarak tanınıyordu. Press Emblem Campaign'in (PEC) verilerine göre Brezilya'da 2015'in başından beri üç gazeteci öldürüldü. PEC'in En Tehlikeli Ülkeler listesinde yer alan ülkede 2014'de de beş gazeteci öldürülmüştü.

8 AĞUSTOS
Amerika’dan Türkiye’deki gazetecilere yapılan suçlamalara tepki
New York merkezli Gazetecileri Koruma Komitesi, Savcı Kiraz'ın rehin alma görüntülerini yayınladıkları için 18 gazeteciye 'terör örgütü propagandası yapma' suçlamasıyla iddianame düzenlenmesine tepki gösterdi. Komitenin Avrupa ve Orta Asya Direktörü Nina Ognianova, "Basın özgürlüğü, gazetecilerin korku veya baskı altında olmadan hassas konuları haberleştirmelerinin yolunu açar. Türk yetkililerine, gazetecileri yasal yollarla taciz etmeme ve hakklarındaki iddianameden vazgeçme çağrısında bulunuyoruz" dedi.

9 AĞUSTOS
“Fikret Otyam’ın ailesine ve basın topluluğumuza baş sağlığı diliyoruz”
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Fikret Otyam'ın ölümünün ardından bir baş sağlığı mesajı yayınladı. TGC Yönetim Kurulu yayınladığı mesajda “Üyemiz Elvan Baransel’in babası, gazeteciliğin önde isimlerinden ressam ve yazar Fikret Otyam'ı kaybettik. Anadolu’nun yaşamını, usta kalemi, resimleri ve desenleri ile topluma ulaştıran Fikret Otyam’ı sevgi ve saygıyla anıyoruz. Ailesine ve basın topluluğumuza başsağlığı diliyoruz” denildi.

10 AĞUSTOS
Azeri gazeteci dövülerek öldürüldü
Azerbaycan'da Kıbrıs Rum kesimi temsilcisi Apollon Limassol'u eleyen Azeri futbol takımı Kabala'nın kaptanı Cavid Hüseynov'u sahada Türk bayrağıyla zafer turu attığı için eleştiren gazeteci Rasim Aliyev, kimliği belirsiz kişilerce dövülerek öldürüldü. AFP'nin haberine göre, 30 yaşındaki Aliyev, karşılaşmanın ardından Facebook'taki sayfasında yayımladığı mesajda, "Hüseynov'un nasıl davranacağını bilmediğini" ve Avrupa'daki maçlarda forma giymemesi gerektiğini yazdı. Bu mesajına çok sayıda hakaret içerikli yorum alan Aliyev, kendisini Hüseynov'un kuzeni olarak tanıtan biri tarafından telefonla arandığını ve bu kişi tarafından çay içmeye davet edildiğini söyledi. Ölümünden önce kaldırıldığı hastanede konuşan Aliyev, "Buluşmaya yalnız gittim. 5-6 kişilerdi ve birden üzerime atlayıp beni dövmeye başladılar" dedi. Saldırının ardından hastaneye kaldırılan Aliyev, durumu kötüye gidince acilen ameliyata alındı. Ancak Azeri gazetecinin kurtarılamadığı açıklandı. Olayın ardından Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in yardımcılarından biri ise resmi haber ajansına yaptığı açıklamada, konunun İçişleri Bakanlığı ile Başsavcılık tarafından ele alındığını ve "objektif bir inceleme" yapılacağını söyledi.

10 AĞUSTOS
Savcıdan örnek basın özgürlüğü kararı
Kendisine şiddet uygulayan doktor eşine karşı yürüttüğü hukuk mücadelesini kadınlara örnek olsun diye Milliyet Mor Sayfa’ya anlatan Nalan Temeltaş ve haberi yapan Milliyet muhabiri Esra Alus, şiddet uygulayan eş Dr. Fikri Kutlay tarafından savcılığa şikâyet edildi. Ancak şikâyeti değerlendiren İstanbul Cumhuriyet Savcısı Umut Tepe, takipsizlik kararı verdi. Savcı Tepe, AİHM kararlarına da yer verdiği 4 sayfalık takipsizlik kararında, “Gazetecinin şiddete maruz kalan bir kadın hakkında olayı haberleştirerek aktarması gazetecilik görevidir. Basın özgürlüğü kapsamında bunu haberleştirmek suç sayılamaz. Gazetecinin gazetecilik görevinin engellenmesi, basına tanınan hakların engellenmesine yol açacaktır. Aksi takdirde kamunun gözü kulağı olan basın hiçbir şekilde ödevlerini yerine getiremez” dedi.

10 AĞUSTOS
Hürriyet'te işten çıkarma
Hürriyet gazetesinde Yalçın Doğan'la birlikte başlayan işten çıkarmalar Ağustos ayı içinde devam etti. Gazetenin İstanbul'daki merkezinde her servisten 2 kişi olmak üzere onlarca kişinin işten çıkartıldığı medyaya yansıyan haberlerde yer aldı. Ayrıca, Diyarbakır Temsilcisi Faruk Balıkçı ve Trabzon Temsilcisi İbrahim Sezen, magazin servisinden Demirhan Hararlı, kültür sanat servisinden Ezgi Atabinen, gazetenin eklerinden Burak Kuru, yazı işleri editörlerinden Ercan Meriç ve ismi Hürriyet'le özdeşleşmeye başlamış, deneyimli adliye muhabiri Ali Dağlar'ın işine geçen hafta son verildi. İşten çıkarmalar da gazetenin Ankara bürosuna sıçradı.Adı Hürriyet'le özleşmeye başlamış deneyimli Başbakanlık muhabiri Selçuk Şenyüz ile Diplomasi Muhabiri Zeynep Şafak işten çıkartıldı. Şenyüz ve Şafak'a işten çıkarılmaları konusunda gerekçe bildirilmediği öğrenildi.

11 AĞUSTOS
Suriyeli muhalif gazeteci Derviş tahliye oldu
Suriyeli muhalif gazeteci Derviş hakkında 3 yıl sonra tahliye kararı verildi. Üç yılı aşkın süredir cezaevinde olan Suriye'nin önde gelen insan hakları savunucusu Mazen Derviş'in serbest bırakıldığı eşi tarafından açıklandı. Fransız Haber Ajansı AFP'nin haberinde mahkemenin Derviş hakkındaki nihai kararını bu ayın 21'inde yapılacak duruşmada bildireceği de kaydedildi. Tanınmış Suriyeli gazeteci ve insan hakları savunucusu Derviş 2012 yılının Şubat ayında Suriye Medya ve İfade Özgürlüğü Merkezi'nden iki çalışma arkadaşıyla birlikte tutuklanmıştı. Derviş'in çalışma arkadaşları Hüseyin Hreir ve Hani el Zeytani geçen ay Ramazan dolayısıyla ilan edilen bir afla serbest bırakıldılar.

11 AĞUSTOS
TGC: "Tarık Dursun Kakınç’ı kaybettik, üzüntümüz büyük”
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Üyesi, Basın Şeref Kartı sahibi gazeteci -yazar Tarık Dursun Kakınç (Tarık Dursun K) vefat etti. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu, Tarık Dursun Kakınç’ın ölümünün ardından başsağlığı mesajı yayınladı. TGC Yönetim Kurulu yayınladığı mesajda “Türkiye Gazeteciler Cemiyeti üyesi ve Basın Şeref Kartı sahibi gazeteci -yazar Tarık Dursun Kakınç’ı (Tarık Dursun K) kaybettik. Edebiyata ve gazetecilik mesleğine uzun yıllar hizmet veren Tarık Dursun Kakınç’ı sevgi ve saygıyla anıyoruz. Yeri doldurulamayacak olan değerli üyemiz gazeteci -yazar Tarık Dursun Kakınç’ın ailesine, sevenlerine ve basın topluluğumuza başsağlığı diliyoruz” dedi.

12 AĞUSTOS
“Mardin-Nusaybin’de polisin DHA ve AA muhabirlerine yaptığı saldırıyı kınıyoruz”
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Mardin-Nusaybin’de Hükümet Konağı’na yapılan roketatarlı saldırıdan sonra yaralı polislerin devlet hastanesine getirilişi sırasında haber yapmaya çalışan gazetecilere özel harekat polislerinin yaptığı saldırıyı kınayan bir açıklama yaptı. TGC Yönetim Kurulu’nun açıklamasında şu görüşler yer aldı: “TGC Yönetim Kurulu olarak son günlerde artan terör olaylarını büyük bir üzüntüyle izliyor ve kınıyoruz. En kısa sürede ülkede barışın yerleşmesini ve provokasyonların son bulmasını diliyoruz. Bu zorlu süreçte olayları izleyen meslektaşlarımızla ilgili de ne yazık ki her gün yeni bir saldırı olayına tanık oluyoruz. Son olarak DHA ve Mardin Arena Gazetesi Muhabiri Ahmet Akkuş ile AA ve Nusaybinim Gazetesi muhabiri Arif Altunkaynak Hükümet Konağı’na yapılan saldırı ardından Devlet Hastanesi’ne getirilen yaralı polislerle ilgili haber yapmaya çalışırken polis şiddetinin hedefi oldular. Hükümet Konağı'na roketatarla saldırılmasını kınıyoruz. Ancak olayla ilgili olarak halkın haber alma ve gerçekleri öğrenme hakkı için çalışan gazetecilere özel harekat polislerinin hakaret etmesi, silahların dipçikleriyle fiziksel saldırıda bulunması, silah doğrultması, fotoğraf makinelerine ve kameralarına el koyarak zarar vermesi kabul edilemez. Meslektaşlarımıza şiddet uygulayan polisleri kınıyor darp raporu alan meslektaşlarımıza ‘geçmiş olsun’ diyoruz. Mardin Valisi Ömer Faruk Koçak’tan olayın sorumlusu özel harekat polislerine gerekli cezanın verilmesi için soruşturma başlatmasını istiyoruz. Son yıllarda yaşanan her şiddet olayının ardından sorumluların bulunması için harcanacak çabayı gazetecilere saldırarak kullanan güvenlik güçlerine karşı yasal yaptırımın uygulanmasını bekliyoruz. Bugüne kadar sürdürülen ‘gazeteciye yönelik polis şiddetine cezasızlık’ politikasından vazgeçilmesi için iktidarı ve Meclis’i göreve çağırıyoruz.”

12 AĞUSTOS
TBMM, 6 muhabirin kartını iptal etti, 54 muhabiri uyardı!
TBMM Başkanvekili Naci Bostancı, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun gazetecilerin Meclis’te çalışma imkanı sağlayan 'Parlamento Muhabiri Kartları'yla ilgili soru önergesini cevapladı. Naci Bostancı’nın Sezgin Tanrıkulu’nun yazılı soru önergesine verdiği cevapta, “24. Dönem Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten'in, Today's Zaman muhabiri Ali Aslan Kılıç'ın kendisine hakaret içeren söz ve davranışlarda bulunduğuna dair dilekçesi Basınla İlişkiler Kurulu'nda değerlendirilerek söz konusu muhabirin Parlamento Muhabiri Kartı, yönetmeliğin 14'üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince 26.02.2015 tarihinde iptal edilmiştir. Bunun yanı sıra mevcut kayıtlar incelenmiş ve söz konusu yönetmelik hükümleri gereğince günümüze kadar altı Parlamento muhabirinin kartının iptal edildiği tespit edilmiştir. Ayrıca 2010 yılından günümüze kadar 54 Parlamento muhabirinin söz konusu yönetmelik hükümlerini ihlal ettiği tutanakla tespit edilmiş ve bu muhabirlerin durumları Basınla İlişkiler Kurulu'nda değerlendirilerek haklarında uyarı yazısı yazılmıştır” denildi.

18 AĞUSTOS
Defne’de Karikatürlü Ev açıldı
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi ve Cumhuriyet Gazetesi çizeri Kamil Masaracı’nın fikir babası olduğu ve 2008 yılından beri Türkiye’nin dört bir yanında gerçekleştirilen Karikatürlü Ev projesi, tüm hızıyla devam ediyor. İlk Karikatürlü Ev, 2008'de Karaburun da açıldı. Ardından Milas, İskenderun, Küçükkuyu, Ayvalık, Eskişehir ve Avanos açıldı. Şimdi de Defne'de açıldı. Defne Belediyesi Gençlik Kültür Merkezi ile Defne Belediyesi Karikatürü Ev, Defne Belediye Başkanı İbrahim Yaman'ın katılımıyla düzenlenen törenle açıldı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Kamil Masaracı, şunları söyledi: “Karikatür çizince nereye götürmeliyim? Kime göstermeliyim?’ diye biz çok sıkıntı çektik. Karikatürde bir başvuru noktası problemi vardı. Şimdi bu Karikatürlü Ev'lerle bu sıkıntıyı gidermiş oluyoruz. Burada çocuklar mizahi anlamda fikir alışverişi yapıyorlar.” Çocukların hayal gücüne müdahale edilmediği zaman çok güçlü çizgiler çıkardıklarını da söyleyen çizer Masaracı, atölye çalışmalarıyla ilgili olarak şunları söyledi: “Karikatür atölyelerinde çocuklar kendi düşüncelerini çizgiyle anlatımı keşfediyorlar. Usta karikatüristlerle tanışma fırsatı buluyorlar. Bu önemli bir şans. Eskiden biz karikatüristlerle tanışabilmek için yanlarına giderdik şimdi tam tersi karikatüristler çocukların yanına geliyor. Kolaylaştırdık, çağımıza yakışır şekilde hızlandırdık.”

19 AĞUSTOS
Gazetecilere yeni cezalar yolda
Mısır'da Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi tarafından onaylanmasının ardından yürürlüğe giren yeni terörle mücadele yasası tartışmalara neden oldu. Kahire Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi öğretim üyesi Hasan Nefia, terörle mücadele kapsamında hazırlanan yeni yasanın, etki alanın belirlenmesinin mümkün olmadığını ifade ederek "Söz konusu yasa, terör kavramının tanımını genişletirken özgürlük alanını daraltıyor" dedi. Yasanın hazırlık sürecinde "gazetecilerin resmi söyleme muhalif haber yapması halinde en az iki yıl hapis cezası" öngören maddenin gelen tepkiler üzerine değiştirildiğini belirten Nefia, "Tasarıya göre, gazetecilere yönelik hapis cezası, para cezasına dönüştürüldü" dedi.

20 AĞUSTOS
TGC Star Medya Grup Başkanı’na yapılan silahlı saldırıyı kınadı
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu, Star Medya Grubu Başkanı Murat Sancak’a yapılan silahlı saldırıyı kınayan bir açıklama yaptı. Açıklamada şu görüşler yer aldı: “Türkiye’de giderek artan terör olayları gazetecileri ve medya kuruluşlarını da hedef alıyor. Son olarak Star Medya Grubu Başkanı Murat Sancak’a yapılan silahlı saldırı Türkiye de barışı bozmak amacını taşımaktadır. Karanlık güçler yine işbaşındadır. Bu terör eylemini kınıyor ve lanetliyoruz. Star Medya Grubu’na geçmiş olsun diyoruz. Faillerin en kısa sürede bulunmasını bekliyoruz. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti olarak bu tür saldırıların her zaman karşısında olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz.”

20 AĞUSTOS
Yurt gazetesinde çok ayıda kişi istifa etti
Yurt gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ'ın kaleme aldığı veda yazısıyla istifa etmesinin ardından gazetede adeta deprem oldu.Yanardağ'ın ayrılık haberinin ardından, Yurt'un yönetim ve yazar kadrosundaki çok sayıda isim gazeteden ayrıldı.
Yurt gazetesi Ankara Temsilcisi Nahit Duru, Yayın Koordinatörü Tekin Cebeci, Yazıişleri Müdürleri Gürsel Doğan, Cengiz Erdinç, Derya İzbul ile Web Yönetmeni Atakan Sönmez, Spor Müdürü Alev Doğan, Ortadoğu muhabiri ve yazarı Ömer Ödemiş ile editörlerin tamamı görevinden istifa ettiği belirtildi. Ayrıca gazetenin yazar kadrosunda bulunan; Ayşenur Aslan, Hüsnü Mahalli, Haluk Şahin, Haluk Yurtsever, Tuğrul Keskin, Hakan Gülseven, Ali Rıza Özkan, Doğan Yurdakul ve Fatih Yaşlı da Yurt gazetesinden ayrıldı ifade edildi.

20 AĞUSTOS
Nadir Nadi saygı, sevgi ve özlemle anıldı
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Üyesi, Cumhuriyet Gazetesi Başyazarı Nadir Nadi, ölümünün 24. yıldönümünde anıldı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto, “Gazetecilik mesleğine değerli katkılarda bulunan Nadir Nadi, 24 yıl önce bugün aramızdan ayrıldı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Üyesi Nadir Nadi’yi, sevgi, saygı ve özlemle anıyoruz” dedi. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Önceki Başkanı ve Cumhuriyet Vakfı Başkanı Orhan Erinç; Nadir Nadi’yi, sevgi, saygı ve özlemle andıklarını söyledi. Önceki Başkan Erinç, şunları dile getirdi: “Cumhuriyet Gazetesi’ni kuran Yunus Nadi; kurumlaşması için çaba gösteren de büyük oğlu, hem Cumhuriyet’in imtiyaz sahipliğini hem de başyazarlığını uzun süre üstlenmiş olan Nadir Nadi’dir. Nadir Nadi, Türkiye’de ‘editöryal bağımsızlık’ diye tanımlanan gazeteleri yazı işlerinin yayınlaması ilkesini de önemli uygulayıcılarından biridir. Cumhuriyet’in yayın ilkelerinin oluşmasında en büyük pay, kuşkusuz ki Nadir Bey’indir. Onun aramızda ayrılışının 24. yıldönümünde saygı, sevgi ve özlemle anıyoruz.”
21 AĞUSTOS
Ulusal Meslek Standartları Tebliği Resmi Gazete'de
Ulusal Meslek Standartlarına Dair Tebliğ, Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayınlanarak yürürlüğe girdi. Mesleki Yeterlilik Kurumunca, foto muhabiri, muhabir, uzman muhabirlerin görev ve sorumluluklarına ilişkin meslek standartları da belirlendi. Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayımlanan tebliğe göre, muhabir ve foto muhabirinin iş kazası, meslek hastalığı, yaralanma ve sağlık sorunları riski bulunuyor. Bu risklerin tamamen bertaraf edilmesi için işveren tarafından gerekli önlemlerin alınması gerekiyor.


21 AĞUSTOS
Türkiye'den BBC'ye kınama
Türkiye, Birleşik Krallık yayın kuruluşu BBC'nin PKK terör örgütü hakkındaki yayınlarını kınadı. Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, söz konusu yayının kabul edilemez olduğu belirtilerek, "Başta AB ülkeleri olmak üzere birçok ülkenin terörist olarak adlandırdığı bir örgüt hakkında bu şekilde yayın yapı lmasını terörizme açık bir destektir'' denildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: ''Birleşik Krallık yayın kuruluşu BBC’nin 20 Ağustos 2015 tarihli yayınında PKK terör örgütünün yazılı ve görsel propagandasına yer verdiği görülmüştür. Başta AB ülkeleri olmak üzere birçok ülkenin terörist olarak adlandırdığı bir örgüt hakkında bu şekilde yayın yapılması terörizme açık bir destektir. İngiltere dahil olmak üzere AB ülkeleri tarafından terörist niteliği tespit ve teslim edilmiş olan bu yasa dışı örgütü, bir başka terör örgütü ile mücadele eden masum bir örgütmüş gibi göstermeye çalışan ve PKK'ya katılımı teşvik eden bu yayın hiçbir şekilde kabul edilemez.”

21 AĞUSTOS
Yüksekova Güncel haber sitesi erişime engellendi.
Yüksekova Güncel haber sitesi de Gölbaşu Sulh Ceza Mahkemesi kararıyla erişime engellendi. Önce 19 Ağustos’ta Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) tarafından hakkında idari tedbir uygulanarak erişime engellendi. Gölbaşı Sulh Ceza Mahkemesi de 20 Ağustos kararıyla TİB’in erişim engelleme kararını onayladı. Yüksekova Güncel Genel Yayın Yönetmeni Cahit Yiğit haber sitelerinin engellendiğini 19 Ağustos sabahı saat 06.00 civarında siteye haber girmek istediklerinde fark ettiklerini, neden engellendikleriyle ilgili bilgilendirilmediklerini söyledi.

21 AĞUSTOS
Cenaze töreninde akreditasyon Meclis'e taşındı
CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, şehit cenaze törenlerindeki akreditasyonu Meclis gündemine taşıdı. Yarkadaş, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na sunduğu soru önergesinde, şehit cenaze törenine TRT ve Anadolu Ajansı dışında basın kuruluşu alınmamasının nedenini sordu. Yarkadaş, Başbakan’a, “Uygulanan akreditasyonun nedeni nedir?” sorusunu yöneltti. Yarkadaş, Siirt'in Şirvan ve Pervari ilçelerini bağlayan karayolunda düzenlenen saldırıda şehit olan 8 askerin, 3'üncü Komando Tugay Komutanlığı'nda düzenlenen askeri törene, TRT ve Anadolu Ajansı dışında basın mensubu alınmadığını belirterek şöyle dedi: “Törene TRT ve Anadolu Ajansı dışında basın mensubu alınmamasının sebebi nedir? Uygulanan akreditasyonun nedeni nedir? Törende basının görüntü almasına neden izin verilmemiştir? Basından saklanan bir şey mi vardır?, Şehit cenaze törenlerine TRT ve Anadolu Ajansı dışında basın mensubu alınmayacağı doğru mudur?”

24 AĞUSTOS
8 ay içinde 39 gazeteci yaşamını yitirdi
Gazetecileri Koruma Komitesi dünya genelinde yaşamını yitiren gazeteci sayısını açıkladı. 8 aylık zaman diliminde 39 gazetecinin yaşamını yitirdiği ifade edildi. Bugün Amerika'nın Virginia eyaletinde Muhabir Alison Parker ve kameraman Adam Ward canlı yayında röportaj yaptıkları sırada saldırganların ateşiyle öldürülmüştü.Raporda, ölümün en çok yaşadığı ülkelerin Güney Sudan ve Suriye olduğu söylendi. Amerika'lı gazetecilerin ölüm oranının en az olduğu ve 1992 yılından beri kendi bu gazetecilerin kendi ülkesinde ölmedikleri belirtildi. Raporda, en çok ölüm oranının 2007 Ağustos ayında olduğu açıklandı.

25 AĞUSTOS
Bir gazeteci daha infaz edildi
Irak'ın Musul kentinde Iraklı bir gazeteci terör örgütü DAEŞ militanları tarafından öldürüldü. Irak Basın Özgürlükleri Gözlemevi'nden yapılan yazılı açıklamada, DAEŞ militanlarının örgütün aleyhine çalıştığı gerekçesiyle kaçırdığı Iraklı gazeteci Adil es-Saig'in başına bir el ateş edilerek öldürüldüğü belirtildi. Gözlemevi yetkilisi Danyal Kasım, Musul'daki birçok kaynaktan, gazetecinin DAEŞ tarafından öldürüldüğü ve cenazesinin taziye merasimi olmaması şartıyla gömülmesi için nakledilmesine izin verildiğinin doğrulandığını aktardı.Terör örgütü DAEŞ'in daha önce "talimatlarına uymayan" ve örgüt aleyhine çalışan gazetecileri tasfiye edeceği tehdidinde bulunduğu hatırlatılan açıklamada, DAEŞ tarafından kaçırılan gazetecileri kurtarmak için gösterilen tüm çabaların başarısız sonuçlandığı kaydedildi. Gözlemevi verilerine göre DAEŞ, Irak'ın kuzeyindeki bazı bölgeleri ele geçirmesinden bu yana 41 gazeteciyi öldürdü.(AA)

26 AĞUSTOS
Basın kartı Meclis'i gerdi!
CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin sarı basın kartı yönetmeliğinde son yapılan değişiklikleri meclis gündemine taşıdı. Sarı kart edinme sürecinin hükümet kontrolüne sokularak basın özgürlüğünün daha da kısıtlanacağını vurgulayan Tekin, yeni uygulamayı basına perçinlenmiş sansür olarak tanımladı. Tekin, böyle kapsamlı bir kararın geçici bir hükümet tarafından verilmesinin etik olup olmadığı sorusunun da cevaplanmasını istedi. Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan’ın cevaplaması istemiyle şu soruları sordu: “Sarı basın kartı yönetmeliğinde son yapılan değişiklik kamuoyunda kaygı uyandırmıştır. 26 Ağustos 2015 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan bu değişiklik ile sarı basın kartının bürokrasi denetimine sokularak, sansürün artırılacağı ve basın özgürlüğünün iktidar denetimine sokulacağı düşünülmektedir. Bu bağlamda aşağıdaki sorularımın cevaplanması önem arz etmektedir;
1. Basın Kartı Komisyonu’nu hangi gerekçelerle devlet denetimi altına alınmaktadır?
2. Değişikliği ön gören taslak için ilgili meslek örgütlerinden görüş alınmış mıdır?
3. Basın Kartı Komisyonu’nun kararlarına genel müdür onayı şartı getirilmesi kimleri ve hangi haberleri kamuoyundan gizlemeye yönelik bir önlemdir?
4. Kart edinme sürecini kolaylaştırmak olarak gündeme getirilse de değişikliğin asıl amacı sarı basın kartının verilmesi sürecinin hükümet kontrolüne girmesi amaçlanmakta mıdır?
5. Bağımsız duruşlarına dair kamuoyunda kaygı yaratan Anadolu Ajansı ve TRT’de gazeteci olmayanlara da sarı basın kartı verilebilmesinin önü hangi gerekçe ile açılmıştır?
6. Böylesi kapsamlı bir kararın geçici bir hükümet tarafından ivedi bir şekilde verilmesi etik midir?"

26 AĞUSTOS
Gazeteciler canlı yayında öldürüldü
ABD ’nin Virginia eyaletinde kimliği henüz belirlenemeyen bir silahlı saldırganın canlı yayında ateş açması sonucu 2 gazeteci yaşamını yitirdi. CBS'e bağlı WDBJ7 TV muhabiri Alison Parker (24) ve kameraman Adam Ward (27) adlı gazetecilerin röportaj yaptıkları esnada öldürüldükleri bildirildi. Röportaj yapılan kişinin saldırıdan kurtulduğu açıklanırken, BBC'nin haberine göre, haber ekibine sekiz el ateş edildi.

27 AĞUSTOS
TGC: Şakir Süter'i saygı ve özlemle anıyoruz
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, 27 Ağustos 2007 tarihinde hayatını kaybeden Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Önceki Yönetim, Onur ve Balotaj Kurulu Üyelerinden Gazeteci Şakir Süter, andı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto, şunları söyledi: “Değerli gazeteci, sevgili arkadaşım Şakir Süter’i yitireli 8 yıl oldu. Zaman çok acımasız. Şakir Süter, gazetecilikte de yazarlıkta da pek çok ürün vereceği bir çağda aramızdan ayrıldı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin Yönetim Kurulu’nda, İcra Kurulu’nda birlikte görev yaptık. Fikrini sakınmadan söyleyen, hangi düşüncede olursa olsun herkesle diyalog kurmaya hazır bir yapısı vardı. Genç gazetecilere örnek gösterebileceğimiz ustalardan biriydi. Şakir Süter’i 8. ölüm yıldönümünde hem kendi adıma hem de Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu adına saygıyla, özlemle anıyorum.”

27 AĞUSTOS
Gazetecilik mesleğine katkıları unutulmayacak
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Üyesi, öykücü, romancı, gazeteci ve yazar Oktay Akbal, Muğla Akyaka’da 92 yaşında vefat etti. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu, Oktay Akbal’ın ölümünün ardından başsağlığı mesajı yayınladı.
TGC Yönetim Kurulu’nun yayınladığı mesajda, şu görüşler yer aldı: “Türkiye Gazeteciler Cemiyeti üyesi, Onur Kurulu Önceki üyesi, Basın Şeref Kartı ve TGC Burhan Felek Basın Hizmet Ödülü sahibi, öykücü, romancı, gazeteci ve yazar Oktay Akbal’ı kaybettik. Oktay Akbal, yıllardır inatla gerçekleri dile getiren bir aydın ve gazeteci yazardı. Türk öykücülüğünün kilometre taşlarından biri olan Oktay Akbal, çağdaşı yazarları da etkiledi. Edebiyata ve gazetecilik mesleğine uzun yıllar hizmet veren Oktay Akbal’ı sevgi ve saygıyla anıyoruz. Yeri doldurulamayacak olan değerli üyemiz Oktay Akbal’ın ailesine, sevenlerine ve basın topluluğumuza başsağlığı diliyoruz.”
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto, Oktay Akbal’ın ölümünden duyduğu üzüntüsünü şu sözlerle dile getirdi: “Tarık Dursun K.’dan sonra Türk edebiyatı öykücülüğümüzün önemli ustalarından birini daha kaybettik. Oktay Akbal, edebiyat çalışmalarının yanı sıra basınımıza da büyük hizmet vermiş bir gazeteciydi. Hastalığının son dönemlerine kadar köşe yazılarına devam etti. Hem çok sevdiğim usta bir yazarı hem de meslek ustamı kaybetmekten dolayı çok üzgünüm.” Oktay Akbal’ın fotoğrafı 15 Nisan 2015 yılında törenle Basın Müzesi’ne asılmıştı.

28 AĞUSTOS
TGC ve TGS: Hukuksuz Basın Kartları Komisyonu’ndan çekiliyor ve dava açıyoruz
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve Türkiye Gazeteciler Sendikası, Basın Kartı Komisyonu’nda temsilini üçte bire düşüren yeni yönetmelikle ilgili yaşanan sorunları değerlendirmek üzere bir toplantı düzenledi. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin üst katındaki Gazeteciler Restoranı’nda yapılan toplantıya; Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Turgay Olcayto, Başkan Vekili Vahap Munyar, Genel Sekreter Sibel Güneş, Genel Sekreter Yardımcıları Niyazi Dalyancı ve Ahmet Özdemir, TGC Balotaj Kurulu Sekreteri Haşmet Yavuz, TGC Hukuk Danışmanı Gökhan Küçük, Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı (TGS) Uğur Güç, TGC Önceki Başkanı ve Cumhuriyet Vakfı Başkanı Orhan Erinç , TGS İstanbul Şube Başkanı Gökhan Durmuş, Basın Enstitüsü Derneği Başkanı Kadri Gürsel, Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer’in de aralarında olduğu çok sayıda davetli katıldı.

BAŞKAN OLCAYTO: HUKUKSUZLUĞU ÖNLEMEK İÇİN HUKUKU SONUNA KADAR KULLANACAĞIZ
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Turgay Olcayto, toplantının açılışında şunları söyledi:
“Basın Kartları Yönetmeliği değişti, bize danışılmadı. bu olağandır, çok sık değişir. Bu kez meslek örgütlerine hiçbir şekilde haber Basın Kartları Komisyonu son olarak 4 Aralık’ta Ankara’da toplandı. O toplantıda genel müdür, toplantının sonuçlarını bekletti. Yönetmeliği göre, komisyon kararları genel müdür onaylamadan yürürlüğe girmiyor. İlk kartlar bir süre görüşmelerden sonra genel müdür tarafından imzalandı. 4 Aralık’taki komisyon kararı 94 sürekli basın kartını da içeriyordu. Onlar maalesef bu güne kadar hala onaylanmadı. Yeni yönetmeliğe baktığımız zaman tek yanlı, basın kartlarını devlet güdümüne sokan bir görünüm var. Telaşla, zamanlamaya hiç dikkat etmeden bu yönetmeliğin geçirilmesi manidar. Herhalde bundan böyle cemaat medyası dedikleri medya kuruluşlarında çalışanlarla sol basında çalışan arkadaşlar, özgürce basın kartı alamayacaklar. Oluşturulan yapı bize onu gösteriyor. Bu bir hukuksuzluk. Biz de bu hukuksuzluğa alet olmak istemedik. Bu hukuksuzluğun önlenmesi için hukuk yollarını sonuna kadar kullanacağız.”

UĞUR GÜÇ: YENİ KOMİSYONDA PATRONLAR VE DEVLETİN AĞIRLIĞI FAZLALAŞTI
Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Uğur Güç ise toplantıda şu görüşleri paylaştı:

“Bu hükümetten en fazla muzdarip olan meslek örgütüyüz. Biz Anadolu Ajansı’ndan bir şekilde yandaş bir sendika kurularak çıkartıldık. Sonraki aşamada Basın İlan Kurumu temsilci sayımız düşürüldü. En sonunda da Basın İlan Kurumu’ndan çıkarıldık. Şimdi de Basın Kartı Komisyonu’ndaki üye sayımız üçten bire düşürüldü. Komisyondaki temsilcilerimiz bugüne kadar meslek etiğine göre karar verdi. 15 kişiye çıkartılan yeni komisyonda patronlar ve devletin ağırlığı fazlalaştı. Bu durumda meslek etiğine göre karar verileceğini hiç zannetmiyoruz. Yönetmeliğin acele ile değiştirilmesinde gazeteci olmayanlara gazeteciymiş gibi kartların verilmesinin da etkisi oldu. Son komisyon toplantısında 94 meslektaşımızın sürekli basın kartları verilmedi. 9 ay olmasına rağmen kartlarını alamadılar. Ortada bir hak kaybı var. Basın Kartı Komisyonu’ndan çekiliyoruz. Komisyondan çekilmemizin nedeni meslek örgütlerinin görüşünün alınmaması ve meslek örgütlerinin etkisinin kalmamasıdır. Figüran olarak komisyonda bulunmanın bir manası yok. Yönetmeliğin iptali için dava açacağız.”

ORHAN ERİNÇ: AJANS ÇALIŞANLARI BÜYÜK TEHLİKE BEKLİYOR
TGC Önceki Başkanı ve Cumhuriyet Vakfı Başkanı Orhan Erinç, konuşmasında şu noktalara değindi:
“Yeni Basın Kartları Komisyonu’nun yapısı anti demokratik yapı. Ama en önemli tehlike Anadolu Ajansı’nda çalışan meslektaşlarımız için geliyor. Basın İş Yasası dediğimiz 5953 sayılı yasa, ajanslarda çalışan gazetecilerin o yasa kapsamında çalıştırılmasını zorunlu kılıyor. Yönetmelikle bu yasa değiştiriliyor. AA’da çalışan meslektaşlarımızın Genel İş Yasası 4857 sayılı yasa kapsamında çalıştırılacağını öngörüyor.

ANADOLU AJANSI ÇALIŞANLARI KIDEM TAZMİNATSIZ İŞTEN ÇIKARILABİLİR
Yönetmelikle bir yasa değişikliği yapmak gibi bir hukuk karidesiyle karşı karşıyayız. Bu uygulamaya girdiğinde Anadolu Ajansı’nda çalışan meslektaşlarımızın kıdem tazminatlarına sınırlama gelecek. Yıllık izinleri azalacak. Kıdem tazminatsız işten çıkarılma hakkı Anadolu Ajansı yöneticilerine tanınmış olacak. Bu kabul edilebilecek bir durum değil.

YALÇIN AKDOĞAN KENDİSİNE SÜREKLİ KART VEREN İKİNCİ BAKANDIR
Kendisine sürekli basın kartı veren ilk devlet bakanı Yılmaz Karakoyunlu idi. O da basın meslek örgütlerine danışmadan bir maddelik değişiklik yapıp, basın yayının bağlı olduğu devlet bakanını da sürekli basın kartı alır gibi bir madde yürürlüğe soktu. İkincisi de Yalçın Akdoğan’dır.”

KADRİ GÜRSEL: YALÇIN AKDOĞAN’IN KENDİSİNE BASIN KARTI İSTEMESİ BENİ ŞAŞIRTMIYOR
Toplantıda konuşan Basın Enstitüsü Derneği Başkanı Kadri Gürsel, ise şu görüşleri dile getirdi.
“Bu keyfi bir uygulama. Rejimin Türkiye’de otoriterleşmesine paralel olarak idarenin de keyfileşmesi. Dolayısıyla eşitlikçi, davranıştan giderek uzaklaşarak kayırmacı, keyfi bir uslup anlayışın hakim olması ile uyumlu gelişti. Türkiye’de maalesef gidişat bu şekilde. Bu uygulama, aynı zamanda Türkiye’de basın özgürlüğünün ortadan kaldırılması süreciyle de uyumlu bir gelişme.

Yalçın Akdoğan’ın sürekli basın kartı istemesi beni hiç şaşırtmıyor. Ben iktidar medyasının yayın yönetmenin ve yazı işleri müdürünün bu medyanın fiziki ortamının dışında başka bir yerde, Ankara’da yaşadığını düşünüyorum. Ve bu işi fiilen yapanların da kendilerine basın kartına layık görmelerini mazur görüyorum. Anlayışla karşılıyorum. Ne de olsa onlar iktidar medyasının gerçek yazı işleri ve yayın yönetmenleridirler. Aynı zamanda da sansür kurumunun da fiili yöneticileridirler.”

EROL ÖNDEROĞLU: RSF OLARAK MESLEK ÖRGÜTLERİNİN YANINDAYIZ
Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, şunları söyledi:
“Ağustos ayında Basın Kartı Yönetmeliği’nin değiştirilmesi çok manidar. Meslek örgütlerinin dışlanarak yönetmenliğin hazırlanması, yürürlüğe girmesi anti demokratik bir uygulama. Hükümetin belirli gazetecileri kayırmak, susmasını bilmeyen gazetecileri dışlamak için yürürlüğe soktuğu bir yönetmelik, gazeteciler arasındaki ilişkileri onarılmaz şekilde baltalayacaktır.
Gazeteciler farklı görüşlerden bir araya gelemiyor. Birbirlerine olmayacak yakıştırmalar yapıyorlar. 20 yıldır gazetecilik mesleğini izliyorum. Meslektaşları takip ediyorum. Medya sektörünü takip ediyorum. RSF olarak biz bu yönetmeliğin düzenlenmesini hükümetin her türlü tartışma ortamını yok etmesi olarak görüyoruz. Bugüne kadar bu komisyonda etik kurallara göre davranan meslek örgütleri ile dayanışmamızı sürdürmeye devam edeceğiz.”

GÖKHAN KÜÇÜK: YÖNETMELİK HAZIRLANIRKEN MESLEK ÖRGÜTLERİNİN GÖRÜŞLERİ DE ALINMALIYDI
TGC Hukuk Danışmanı Gökhan Küçük, şunları söyledi:
“İktidarların en çok oynamayı sevdiği yönetmeliklerin başında Basın Kartı Yönetmeliği geliyor. Mevcut yönetmeliğin yeniden sıfırdan yapılması için bir sebep yoktu. Eğer değiştirilmesi için bir ihtiyaç varsa taslağı Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Gazeteciler Sendikası gibi meslek örgütlerine gönderip danışılamaz mıydı? Daha demokratik bir ortam sağlanmalıydı. “
Konuşmaların ardından TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş, basın açıklamasını okudu:
1.YENİ YÖNETMELİK BASINI VESAYET ALTINA ALMANIN YENİ BİR ÖRNEĞİDİR
Geçici bir hükümet döneminde Türkiye’de binlerce gazeteciyi etkileyen Basın Kartı Yönetmeliği’nin hiçbir meslek örgütüne danışılmadan alelacele Resmi Gazete’ de yayınlanması kabul edilemez. Bu uygulama basını vesayet altına almanın yeni bir örneğidir.
Kamuoyunun yakından takip ettiği gibi Basın Kartları Komisyonu Aralık 2014 yılından beri toplanmazken Yeni Yönetmelik Resmi Gazete’ de yayınlanmış ve Geçici 1. Maddesi ile mevcut Basın Kartları Komisyonunun görev süresi sona erdirilmiştir.

2. YENİ BASIN KARTI YÖNETMELİĞİ EŞİTLİK İLKESİNE AYKIRIDIR
Bu açıdan bakıldığında ve Yeni Basın Kartları Yönetmeliği’nin 19. ve devamı maddelerindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü’nün
a) Hukuki İstikrarı zedelediği, buna uymadığı,

b) Objektif düzenlemeden uzaklaştığı,
c) Hukuka uygun olan uygulamayı sağlamadığı,
d) Haklı bir neden olmadan yerleşik, istikrar kazanmış uygulamalarından vazgeçtiği,
e) Düzenli idare ilkesine ve bu ilkenin bağlı olduğu eşitlik ilkesine aykırı davrandığı belirlenmiştir.

3. GAZETECİLİK MESLEK ÖRGÜTLERİ TEMSİLİYETİ 5’E DÜŞÜRÜLMÜŞTÜR
Önceki 13 kişilik Basın Kartları Komisyonu’nda meslek örgütleri 8 üye ile temsil edilirken yeni oluşturulan 15 kişilik komisyonda bu temsiliyet 5’e düşmüştür. Türkiye Gazeteciler Federasyonu ve İzmir Gazeteciler Cemiyeti bu komisyondan dışlanmış, Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın 3 olan temsilci sayısı 1’e indirilmiştir. Meslek örgütlerinin meslek kriterlerine göre bugüne dek verdiği basın kartları artık siyasi tercihlere bağlı olarak verilebilir hale getirilmiştir.
4. 94 GAZETECİNİN SÜREKLİ BASIN KARTI VERİLMEMİŞTİR
4 Aralık 2014 tarihinde yapılan son Basın Kartları Komisyonu Toplantısı’nda alınan ilk kart kararları yayınlanmış ve gazetecilere kartları ulaştırılmıştır. Ancak aynı komisyonun 94 gazeteciyi ilgilendiren sürekli basın kartı kararları Genel Müdür tarafından imzalanmamış, şimdiye kadar yürürlüğe konulmamıştır. Bu arkadaşlarımız hak ettikleri sürekli basın kartlarını alamamışlardır.
İktidarların ve idarelerin düzenleme yaparken hukuk ve hukuk güvenliği sağlamakla yükümlü oldukları bir gerçektir. İktidarların basın üzerinde otoritelerini tesis etmeye çalışmaları bugüne kadar bir sonuç vermediği gibi bundan sonra da bir sonuç vermeyecektir. Yapılan düzenleme dava sayısını artıracak ayrıca yargıya da iş yükü olarak yansıyacaktır.
5. YENİ BASIN KARTLARI YÖNETMELİĞİ İLE BASIN KARTLARI KOMİSYONU ARTIK YOK HÜKMÜNDEDİR!
Kısaca bu düzenleme antidemokratik bir düzenlemedir. Hukuka aykırıdır. Bu düzenleme ile Komisyonun varlığının bir önemi de kalmamıştır. Basin Kartları Komisyonu artık yok hükmündedir. Keyfiliğin hukuk devletinde yeri yoktur. Bu düzenlemeden yapılacak bir değişiklik ile ivedilikle geri dönülmelidir.
Bugüne kadar çıkarılan tüm yönetmelikler incelendiğinde komisyon yapısal değişikliğinin somut, güncel bir ihtiyaç nedeniyle yapılmadığı ortaya çıkmıştır.
Süregelen istikrar bozulmuştur. Genel Müdürlük Komisyon’un 7 üyesini doğrudan, 3 üyesini de dolaylı olarak belirleyecektir.

6. BİR AYLIK SÜRE 3 AYA ÇIKARILMALIDIR
Yönetmeliğin 26. Maddesindeki düzenlemede “Basın mensuplarının işten ayrılış tarihinden itibaren 1 ay içinde Genel Müdürlüğe yazılı bildirim yapma şartı” bundan önceki tüm yönetmeliklerde olduğu gibi 3 ay gibi makul bir süreyle sınırlanmalıdır.

7-BİR YIL ÇALIŞMIŞ OLMA ŞARTI KALDIRILMALIDIR.
Basın Mensupları açısından “Geçici İşsizlik Hali” başlığını taşıyan 27. Maddenin 3 bendindeki son çalıştığı işyerinde asgari 1 yıl çalışmış olması şartı kaldırılmalıdır. Örneğin Mesleki kıdemi 10 yıl olan bir kişinin son işyerinde 6 ay çalışması durumunda Geçici İşsizlik Halinin getirdiği imkanlardan yararlanamaması söz konusu olacaktır. Buradaki 1 aylık müracaat süresi de en az 2 aya çıkarılmalıdır.

8-TRT VE ANADOLU AJANSI DÜZENLEMESİ KABUL EDİLEMEZ
Yönetmeliğin 6. Maddesi 2. Fıkrası hükmü ile yapılan düzenleme kamu düzenine aykırıdır. Anadolu Ajansı aracılığıyla yapılacak müracaatlarda 5953 sayılı Basın İş Yasası kapsamında çalışma şartı aranmayacaktır. Bu düzenleme özel-kamu çalışanları arasında haksız bir durumu da beraberinde getirecektir. Örneğin özel tüzel kişilerin çıkardığı yayınlarda çalışanlar çoğunlukla 4857 sayılı yasa kapsamında çalıştırılmakta 5953 sayılı yasa kapsamından dışlanmaktadırlar. Bu durum Anadolu Ajansında olduğunda AA çalışanları AA yönetimi tarafından 5953 sayılı yasa kapsamından dışlanabilecek ancak bu çalışanlar Basın Kartı talebinde bulunabileceklerdir. TRT’de de gazetecilik yapmayan kişiler basın kartı alabilecektir. Bu düzenlemenin de ivedilikle, düzeltilmesi geri alınması gerekmektedir.

9. YÖNETMELİKTEKİ OLUMLU DÜZENLEMELER GÖLGEDE KALMIŞTIR
Basın Kartları Yönetmeliği’nde bekleme sürelerinin kısaltılması, geçerlilik süresinin 3 yıla çıkarılması olumlu olarak değerlendirilebilecek düzenlemeler ise de yönetmeliğin ruhuna sirayet eden hukuka aykırılık nedeniyle gölgede kalmıştır.

10. HUKUKSUZCA DAYATILAN BU DÜZENLEMEYİ KABUL ETMİYORUZ.
TÜRKİYE GAZETECİLER CEMİYETİ VE TÜRKİYE GAZETECİLER SENDİKASI OLARAK BASIN KARTLARI KOMİSYONU’NDAN ÇEKİLİYORUZ.
YENİ YÖNETMELİĞİN İPTALİ İÇİN DAVA AÇIYORUZ.

29 AĞUSTOS
Milliyet Gazetesi’nde işten çıkarmalar devam ediyor
Milliyet Gazetesi’nde 27 Ağustos’ta işten çıkarmalar başladı. İşten çıkartılan gazeteciler ve yazarlar arasında Kemal Göktaş, Meral Tamer, Evin Demirtaş, Mehveş Evin, Sertaç Koç, Semra Pelek ve Alper İzbul, Burcu Karakaş ve Esra Alus da bulunuyor. İşten çıkarmalarla ilgili Milliyet Gazetesi internet sitesi üzerinden şu açıklamayı yaptı: “Milliyet'te bazı meslektaşlarımızla yollarımızı ayırmış olmamızın nedeni tasarruf zorunluluğudur. “Geçen yılın aynı dönemine göre döviz kurunda yüzde 30, baskı birim maliyetinde yüzde 28 ve diğer hizmet alımları maliyetinde de yüzde 15 oranında artış gerçekleşmiştir. Bu durumun gelir-gider tablosunda yarattığı dengesizliği gidermek tasarruf önlemlerini zorunlu kılmıştır. Aynı gerekçeyle istenmeden de olsa sadece Milliyet'te değil diğer gazetelerde de değişik tasarruf kalemleriyle birlikte, personel tasarrufuna gidildiği kamuoyunun bilgisi dahilindedir. Bu koşullara rağmen arkadaşlarımızla yollarımızı ayırmamak için gösterdiğimiz çaba çalışanlarımızın da malumudur.”

30 AĞUSTOS
Gazeteci Servet Kabaklı son yolculuğuna uğurlandı
Tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Üyesi ve Basın Şeref Kartı sahibi gazeteci yazar Servet Kabaklı (59), Sultanahmet Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı. Kabaklı'nın cenazesi Eyüp Mezarlığı'nda toprağa verildi. Cenaze törenine, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto, Başkan Vekili Vahap Munyar, Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Özdemir’in de aralarında bulunduğu çok sayıda gazeteci katıldı.

31 AĞUSTOS
Gazetecilere sansür
Deniz Harp Okulu Mezuniyet töreninde bu yıl ilk yaşandı. TRT ve AA dışındaki kurumların Genelkurmay ve Cumhurbaşkanlığı nezdinde akredite gazeteciler tören alanına alınmadı. Söz konusu törenler Cumhurbaşkanlığı'ndan duyurulan canlı yayın değerleriyle haber merkezlerine aktarıldı.

31 AĞUSTOS
Mısır'da Üç Gazetecinin tutuklanmasına tepki
Mısır’da Al Jazeera televizyon kanalının çalışanı olan üç gazetecinin “kamu güvenliğini tehdit edecek yanıltıcı yayın yapmak ve terör örgütlerine destek vermekten” yeniden yargılandığı davada üç yıl hapis cezasına çarptırılmasına ifade özgürlüğü savunucusu örgütler tepki gösterdi. Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) ve Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) ayrı ayrı yaptıkları açıklamalarda kararı" utanç verici" olarak değerlendirdi. IPI Savunma ve İletişim Direktörü Steven M. Ellis de açıklamasında “Bu kararla gazetecilere devletin, hoşuna gitmeyen haber yapanları keyfi şekilde yargılayıp hapsedebildiği mesajı iletilirken, dünyaya da Mısır yöneticilerinin demokratik değerlere ve hukukun üstünlüğüne ne kadar az saygı duyduğu mesajı iletilmiş oldu” dedi.

31 AĞUSTOS
Gözaltındaki Vice çalışanları için Türkiye'ye çağrı
Uluslararası Af Örgütü, Uluslararası Gazetecileri Koruma Komitesi’nin (CPJ) Vice News’de çalışan, iki İngiltereli muhabir Jake Hanrahan, Philip Pendlebury, ile iki meslaktaşlarının 27 Ağustos Perşembe günü Diyarbakır'da gözaltına alınması tepki gösterdi. Uluslararası Yazarlar Birliği (PEN), PEN Türkiye, PEN İngiltere ve PEN Amerika ayrı ayrı açıklamalarla kınama mesajı yayınladı. Vice News'in haberine göre, Hanrahan, Pendlebury ile onlara çevirmenlik ve şoförlük de yapan iki meslektaşları güvenlik görevlilerinin, "hükümetten akreditasyon için gerekli izinleri almadan görüntü çektikleri" gerekçesiyle gözaltına alındı. Ayrıca haberde, gazetecilerin kamera ekipmanlarına el koyulduğu ve otel odalarının arandığı belirtildi. Uluslararası Af Örgütü, yaptığı açıklamada Türkiye’nin gazetecileri tutuklama kararının yanlış, ekibin IŞİD’e destek verdikleri yönündeki iddiaların ise "nedensiz, ölçüsüz ve tuhaf" olduğunu belirtti. CPJ'nin, Avrupa ve Orta Asya’dan sorumlu koordinatörü Nina Ognianova, otoritelerin gazetecileri susturmak değil, aksine korumakla yükümlü olduğunu ifade etti.