Kaçakta 192.5 milyon liralık ek yük

EMO, kayıp ve kaçak hedeflerini tutturamayan elektrik dağıtım şirketlerinin genel aydınlatma tarifesinde yüzde 21.3 zam yaparak yurttaşların üzerine yıllık 192.5 milyon liralık ek yük getirdiğini öne sürdü

Elektrik Mühendisleri Odası EMO’dan yapılan açıklamada, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun (EPDK) yeni yıl tarifesinde de kamu yararı yerine dağıtım şirketlerini kolladığı ileri sürüldü. EPDK’nin 2016 yılbaşında elektrik tarifesini “sadeleştirme” adı altında kararttığını savunan EMO'ya göre, 2017 yılı tarife düzenlemeleriyle dağıtım şirketlerine "yine kaynak aktarımları" sağlandı.

EMO açıklamasına göre, genel aydınlatma tarifesine "yüzde 21.3 ile çok yüksek" bir oranda zam yapıldı. Açıklamada, "Dağıtım şirketleri için devlet üzerinden garantili tahsilat anlamına gelen bu kalemdeki artış, yurttaşların üzerine yıllık 192.5 milyon lira ek yük getirdi" denildi. EMO açıklamasında, EPDK’nin Ocak 2017’de fiyatların değişmeyeceğini açıkladığını belirterek şöyle denildi: “EPDK, enerji bedelinin düştüğünü, ama dağıtım maliyetinin arttığını savunmuştu. Dağıtım maliyetlerindeki artışın gerekçelerini açıklamayan EPDK’nın 1 Ocak 2017’den itibaren yürürlüğe koyduğu tarifeye bakıldığında dağıtım bedeli adı altında toplulaştırılan kalemde artışlara gidildi. Orta gerilim üzerinde tek terimli tarifelere bakıldığında; yalnızca sanayi ile şehit aileleri ve gazilerin faturasında değişim yapılmazken; ticarethaneler, meskenler ile tarımsal sulamadan kesilen dağıtım bedeline yüzde 6.3 zam yapıldı.”

EMO açıklamasında, son günlerdeki elektrik kesintilerine de değinilerek EPDK’nin bu konudaki sorumluluğu dile getirildi: “Gelinen noktada; şirketleri denetleyip, yükümlülüklerini takip etmesi gereken EPDK’nın uygulamaları ve düzenlemelerinin kendisi, denetime muhtaç bir alan olarak ortada durmaktadır. Ülkemizin enerji alanında içinde bulunduğu açmaz; günlük, teknik sıkıntılarla açıklanamayacak denli büyüktür. Nitekim Aralık ayının son günlerinden itibaren yurttaşların büyük bir çoğunluğu ve sanayi kuruluşları tarafından da can yakıcı bir şekilde hissedilen karanlıkta saatler geçirilmektedir. Ülkemizin enerji güvenliğinin sağlanabilmesi için öncelikle güvenilir, denetim mekanizmaları oluşturulmuş kurum ve sistemeler gerekmektedir. Bunun için de şirketlerinin çıkarlarının değil, kamunun yararını gözeten iktidar, kurum ve çalışanlara ihtiyaç vardır.”