Prof. Dr. Yiğit: Elektronik sigara, sigaranın zararlarından korumaz

 

İstanbul Eğitim Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Yiğit, "Elektronik sigara kişiyi sigaranın zararlarından kesinlikle korumaz, kurtarmaz." dedi.

İstanbul Eğitim Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Özgür Yiğit, elektronik sigaranın kişiyi sigaranın zararlarından kesinlikle kurtarmadığını belirterek, sigaranın zararlarından kurtulmanın yolunun sigarayı tamamen bırakmak olduğunu belirtti.

AA muhabirine elektronik sigarayla sigaranın zararları arasında fark olmadığını anlatan Özgür Yiğit, dünyada yılda 6 milyona yakın ölümün sigaraya bağlı hastalıklardan kaynaklandığına dikkati çekerek, Türkiye'de de 150 bine yakın kişinin sigaraya bağlı hastalıklardan hayatını kaybettiğini vurguladı.

Prof. Dr. Yiğit, sigaranın birçok hastalığa neden olduğunu dile getirerek, kalp hastalıklarından kansere kadar bir vakada sigara kullanımının etken olduğunu bildirdi.

"Sigara içenlerde kalp yetmezliği 20 kat fazla"

Akciğer, gırtlak kanserlerinin yüzde 90'ından fazlasının ana etkeninin sigara olduğunu vurgulayan Yiğit, şunları kaydetti:

"Bunun dışında rahim kanserinden prostat kanserine kadar, yemek borusu kanserinden mide, bağırsak kanserlerine kadar birçok kanserin de önemli etkenleri arasında sigara bulunmakta. Sadece kanser mi yapıyor? Hayır. Kalp hastalığı yapıyor, KOAH'a yol açıyor. İnsanlar belli bir dönem sonra akciğerlerinden dolayı nefes alamaz hale geliyor. Aslında yaşam kalitesini de kötüleştiriyor. Sadece ölümcül hastalıklara yol açmıyor. Birçok kronik hastalığın da kalp yetmezliği gibi ana nedenlerinden biri sigara. Sigara içmeyenlere nazaran içenlerde kalp yetmezliği 20 kat daha fazla görülüyor."

Prof. Dr. Özgür Yiğit, KBB ile ilgili gırtlak kanseri ön planda olmak üzere dudak, dil, ağız içi kanserleri gibi birçok kanserin de ana nedenlerinden birinin sigara olduğunu belirterek, sigara dumanında elliye yakın kimyasal madde barındırdığını söyledi.

Gırtlak kanserinin Türkiye'de görülme oranının diğer ülkelere göre fazla olduğunu aktaran Yiğit, bu kanserin ana nedenlerinden birinin de sigara kullanımı olduğunun altını çizdi.

"Geç kalmış gırtlak kanserlerinde gırtlağı almak durumunda kalıyoruz"

Yiğit, gırtlak kanserinin ses kısıklığı ya da ilerlemiş dönemlerde solunum sıkıntısıyla başladığını anlatarak, şöyle devam etti:

"Bir kişi sigara içiyor ve ses kısıklığı varsa bunun hiç olmazsa 6 ayda, yılda bir kontrolden geçmesi gerekiyor. Nadir de olsa yutkunma zorluğuyla boğazda ağrı, kulağa vuran ağrıyla da gırtlak kanseri ilk planda kendini belli edebilir. Bir kişide ses kısıklığı olmadan da gırtlakta kanser ortaya çıkabilir. Gırtlak kanseri açısından gırtlağın alınmasına kadar gidecek, solunum yolunu baypas etmemizi gerektirecek ameliyatlara ihtiyaç duyabiliriz. Özellikle geç kalmış gırtlak kanserlerinde gırtlağı tamamen almak durumunda kalıyoruz. Gırtlağı alınan bir kişi normal konuşmasını yapamayacaktır. Bunun da konuşma yöntemleri, tedavileri var. Gırtlağı alınsa bile insanlar konuşabiliyor ama normal insan gibi konuşması ve nefes alması mümkün değil."

Yiğit, sigara içenlerin ağız ve burun yolunu baypas edip direkt nefes borusundan delik açılarak nefes almak zorunda kalabileceğini belirterek, "Sadece bununla da kalmaz. Özellikle ileri evrelerde ameliyat olsa bile gırtlak kanseri akciğerlere, beyne yayılabilir. Kişinin hem hayat kalitesi hem de yaşam süresi iyice kısalmış ve bozulmuş olur." diye konuştu.

"Elektronik sigara, sigaradan kurtulmanın yolu değil"

Elektronik sigara ile sigara içenlerin aynı etkiye maruz kaldığını vurgulayan Yiğit, "Sonuçta ikisi de sigara. Birisinde sulandırılmış da olsa ikisinde de nikotin, zararlı, kanserojen maddeler var. Dolayısıyla elektronik sigara, sigaradan kurtulmanın bir yolu değildir. Bunu asla kabul etmemek lazım." dedi.

Sigaradan kurtulmanın yolunun sigarayı bırakmak olduğunu belirten Yiğit, " 'Sigarayı bırakmadan elektronik sigarayla bunun zararlarını hafifleteyim, ondan kurtulmuş olayım'... Bunlar kişinin kendisini kandırmasıdır. Elektronik sigara kişiyi sigaranın zararlarından kesinlikle korumaz, kurtarmaz. Sigaranın zararlarından kurtulmanın yolu sigarayı tamamen bırakmaktır. Pasif içici ise de o ortamlardan uzaklaşmasıdır. Sigaradan kurtulmanın yegane yolu budur." ifadelerini kullandı.

Sigarayı bırakmanın zor olmadığını, Sağlık Bakanlığının da sigarayı bıraktırma polikliniklerinin olduğunu anımsatan Yiğit, sigara alışkanlığını engellemenin bırakmaktan daha önemli olduğunu aktardı.

Yiğit, nargile içilen yerlerde pasif içiciliğin daha etkin hale geldiğini dile getirerek, sözlerini, "Nargile, sigara dışında da başka problemler oluşturabilir. Nargileyi de tütün ürünlerinden biri olarak sayıp sigaradan farklı düşünmemek lazım. Nargilenin pasif içiciliği de sigara kadar önemli ve zararlı." diye tamamladı.