Ulusal Bayram Coşkusu?

19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı haftasındayız. Tüm ulusumuza kutlu olsun.

 
Büyük Önder'in, işgalci Batı'ya karşı başarılı olmuş ilk ve tek Kurtuluş Savaşı'nı başlattığı gün, 19 Mayıs 1919.
Biz bu satırları yazdığımız sırada, AKP'li Gaziantep Belediyesi ulusal bayramımızın adından, "Atatürk'ü Anma"yı çıkarmıştı. Onu, Atatürk sevmez egemen güçlerin sesi, öteki kimi kurum ve kuruluşlar izleyebilir.
Bu sevimsiz olasılık önce devlet kanalı TRT'yi akla getiriyor.
Köktendinci FETÖ'nün 15 Temmuz 2016 darbe girişiminden sonra üç aylığına OHAL ilan edilmişti, biliyorsunuz. Ama, 18 Nisan 2018'de yedinci kez uzatıldı.
OHAL, yönetime; halkımızın silahsız, saldırısız, toplantı ve yürüyüş yapma hakkından, haber alma özgürlüğünün kısıtlanmasına; Atatürk anıtlarına çelenk koymanın bile engellendiği ulusal bayram kutlamalarından, sinema - sahne gösterilerine değin geniş bir alanda "yasaklama" yetkileri sunuyor.
ÇELİŞKİ YUMAĞI
Demokrasilerde seçim; toplumların kendini yönetecek kadroları saptamak üzere istencini (irade) özgürce ortaya koymasıyla yapılır. Dolayısıyla da 'kendi geleceğini belirleme' hakkını serbestçe kullanabilen uluslara bir tür bayram coşkusu yaşatır.
Ama biz, geçen yıl 16 Nisan'daki anayasa değişikliği referandumundan sonra, şimdi de 24 Haziran 2018 günü yine OHAL koşullarında milletvekili ve cumhurbaşkanı seçimi için oy kullanacağız.
Seçmen, kimlere oy vereceğine, meydanlarda göremediği çoğu adayın seçim kampanyalarını medyadan izleyerek karar verecek.
Peki, söz konusu adaylar, eşit propaganda hakkından yararlanabiliyorlar mı?
YSK, anayasa değişikliği referandumuna kadar "özel radyo ve Tv'lerin; propaganda sürecinde tüm siyasal partilere dengeli, adil yayıncılık ilkeleri çerçevesinde yer verip vermediğini" denetliyordu.
Bu yetki şimdi RTÜK'te. Ancak, bir OHAL KHK'sı ile özel kanallara seçim yayınlarındaki eşitsizlik yaptırımı kaldırıldı; atış serbest!
Bu güne değin zaten genellikle iktidarların güdümünde olan TRT de yasa gereği RTÜK tarafından her türlü cezadan azade olma "özgürlüğünü" tüm dönemlerdekinden daha rahat kullanmaya başladı!
Cumhuriyet'ten Sinan Tartanoğlu'nun haberine göre TRT, seçimlerin erken yapılacağının belirlendiği 17 Nisan'dan 6 Mayıs'a kadar, ekranlarında CHP’ye "üç saat dört dakika 28 saniye" ayırdı. AKP - MHP ittifakına ayırdığı süre ise CHP'ninkinden 12 küsur kat fazla; "37 saat 40 dakika iki saniye" oldu.
İYİ Parti, TRT ekranlarında 9,5 dakika yer alırken Saadet Partisi ve HDP’ye bir saniye bile yer verilmedi.
Tüm bunlara karşın halkımızın 24 Haziran'da sandıktan "demokrasi"yi çıkarmasını ve çok özlediğimiz ulusal bayram coşkusunu yaşamayı umuyoruz.
'OLDUKÇA' YANLIŞ!
"Oldukça" belirteci, hemen tüm medyamızda yanlış yer alıyor:
- Deniz Baykal'ın sağlık durumu "oldukça" iyi.
- Hava sıcaklıkları, mevsim normallerinin "oldukça" üzerinde vb.
"Çok" anlamında kullanılan "oldukça"; aslında "ne az ne çok; kararında." demek.

GRAM GRAM 'EPİGRAM'
Size yoksul / Ve de yurduna / El konulmuş halkların / Yüzsüz kıyıcısı diyebilir miyim / Sam Amca?



 

Yorum yapın

Misafir olarak yorum yapın

0
hizmet koşulları.

Yorumlar